“Alışmış kudurmuştan beterdir” der atalarımız. Bu söz, özellikle güvenin sarsıldığı alanlarda kendini en çok hissettirir. Spor da bu alanların başında geliyor. Çünkü şüphe, sporda güven duygusunu yok eden en büyük virüstür.
Spor, yetenek işidir. Emek, disiplin ve azmin birleşimidir. Ancak son yıllarda bu kutsal emeğin üzerine kara bir gölge düşüyor: bahis skandalları. Ne yazık ki sadece hakemler değil, spora bulaşan her paydaş bu kirli düzenin bir parçası haline gelmiş durumda. Bu noktada yapılması gereken çok açık: bahise karışan herkesin profesyonel spordan kesin olarak el çektirilmesi.
Tertemiz bir sayfa açmak istiyorsak, adı şaibeye karışmış ortamda fırsatçılık yapan hiçbir kişi bu alanda varlığını sürdürememeli. Türkiye gibi 86 milyonluk bir ülkede, dürüst sporcu da bulunur, adil hakem de… Önemli olan, sporun içine sızan bu kirli ilişkileri cesurca temizleyebilmektir.
Bugün futbolda başlayan “temiz eller” operasyonu, diğer tüm spor dallarına da yayılmalıdır. Çünkü bahis hangi sporda varsa, oradaki sporcular, hakemler ve tüm paydaşlar titizlikle incelenmelidir. Sadece bir branşı değil, sporun bütün ruhunu korumak zorundayız.
Gerçek spor; terle, azimle, inançla var olur. Bahisle değil.
Şimdi, Türkiye sporu için yeni ve tertemiz bir sayfa açma zamanı…
Esen kalın sporla Kalın.