Bahis iddiaları, futbolun kalbine saplanmış bir hançer. Temiz bir futbol için artık radikal adımlar atılmalı.
Kumar bir bağımlılık, büyük bir hastalıktır.
Bahis de bir kumardır. Ve bir oyunun başrolünde yer alan aktörler, kendi oynadıkları oyunun kumarını oynayamazlar. Bu, sadece bir hata değil, utanç verici bir skandaldır.
Ancak ne yazık ki, bu yüz kızartıcı tablo karşısında TFF’nin tutumu hâlâ anlaşılmaz halde. Böylesine ciddi bir meselede Türk futbolunu dünya arenasında tartışılır hale getirerek hangi reklamın, hangi çıkarın peşindedir?
Bugün Türk futbolunda profesyonel liglerde aktif rol alıp, sonuca doğrudan ya da dolaylı biçimde etki edebilecek herkes – TFF ve yönetimi başta olmak üzere, hakemler, menajerler, teknik direktörler, kulüp başkanları ve sponsorlar – tek tek, didik didik incelenmelidir.
Çünkü artık ortada bir oyun değil, bir senaryo var.
Ve o senaryoyu yazan da, yöneten de, oynayan da aynı sistemin içinde.
Bu yüzden söylenir ki: "Haksızlık karşısında susan, dilsiz şeytandır."
Sporun adını kirleten bu çarkın içinde kim varsa, hesap vermek zorundadır.
Temiz bir spor istiyorsak, önce yönetimden başlamalıyız.
Artık vakit geldi.
TFF acilen gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesine alınmalıdır.
Bu sadece bir idari reform değil, Türk futbolunun geleceği için atılacak en hayati adımdır.
Futbol, milyonların tutkusu; umutların sahaya yansıdığı bir oyundur.
Ama bu oyun, kirli ellerin arasında oynanıyorsa, kimse artık o heyecana inanmaz.
O yüzden, bugün susmak değil, konuşmak zamanıdır.
Çünkü sessizlik, bu oyunun en büyük yenilgisidir.
Esen kalın sporla kalın...
"Kumar Masasında Türk Futbolu!"
YORUMLAR