Türkiye’de futbol yıllardır tartışmaların odağında. Ancak son dönemde bu tartışmaların merkezine yerleşen en önemli konu hiç kuşkusuz hakemler. Ligde görev yapan birçok hakemimizin — yardımcı hakemler ve VAR hakemleri dahil — yeterli cesarete, kararlılığa ve özgüvene sahip olmadığını açıkça görüyoruz. Bu durum sadece maçların kaderini değil, futbolun genel kalitesini de doğrudan etkiliyor.
Bizler sahada “bilir kişi” olarak maç yöneten, oyunun ruhunu bilen, baskıdan etkilenmeyen hakemler görmek istiyoruz. Arabulucu ya da idareci gibi davranan değil; kararıyla oyunu yöneten hakemlere ihtiyaç var. Ne yazık ki Türkiye’de futbolun üzerindeki belirsizlikler sürdükçe bu yapının dönüşmesini beklemek hayal gibi görünüyor.
Merkez Hakem Kurulu’nun yapısında köklü bir değişime gidilmesi artık kaçınılmazdır. Hakemleri belirleyen isimlerin futbolu gerçekten bilen, oyunun içinden gelen kişiler olması gerekiyor. Zira Süper Lig gibi ülkenin en üst seviyesinde, bariz ve net hataların hâlâ yapılabiliyor olması kabul edilebilir durumda değil.
Bu tür hatalar yapan hakemlerin yolları çok açık: En alt liglere dönüp hakemlik serüvenlerine oradan devam etmeliler. Çünkü Süper Lig bir yetişme ya da öğrenme yeri değildir. Hakem kendini geliştirmediyse, oyunun temposuna ayak uyduramıyorsa, pozisyonu göremiyor, yakalayamıyor ya da cesaret gösteremiyorsa bu ligde kalması futbolun kalitesini her maç biraz daha aşağıya çeker.
Türk futbolu artık basit hatalarla değer kaybetmek zorunda değil. Gerekirse sistem baştan aşağı yenilenmeli; büyük maçlarda büyük kararlar verebilecek, sahada varlığını hissettiren hakemler yetiştirilmeli. Futbol ancak böyle temizlenir, böyle gelişir.
Esen kalın sporla kalin
Hakemlerde Otorite Çökük
YORUMLAR