Nisa Sayar ile Kahverengi Koltuk

Nisa Sayar ile Kahverengi Koltuk

Orhan Sarıtaş'ı ağırladık.

Kahverengi Koltuk - 07-01-2019 17:28

Orhan Bey hoş geldiniz. Kısaca sizi tanıyarak başlayabilir miyiz?


1981 Ankara doğumluyum. İlk, orta ve lise eğitimimi ODTÜ Koleji’nde bitirdim. Ardından sınavlara girdim kazandım. Kazandıktan sonra Amerika’da Purdue Üniversitesi’ne gittim. Lisans eğitimimi bitirdikten sonra yine aynı üniversitede master yaptım. Akabinde Amerika’da kalmayı tercih etmedim o dönemde doktoraya devam edebilirdim, tekrar Türkiye’ye döndüm. İlk ticari hayatıma da Gölbaşı’nda başladım. Ticaretle iştigal eden bir aileden geliyorum. Müteahhitlik yaparak ilk iş hayatına başladım. En son 2010 yılında Kronos Otel’in inşaatına başladım. Hala oranın yöneticiliğini yapıyorum. Bilkent üniversitesinde ikinci bir master yaptım işletme üzerine, halen de doktoraya devam ediyorum. Ben eğitim hayatım boyunca hep çalıştım. Yaz tatillerinde Alanya’da ikinci bir otelimiz var. Orada gidip çalışıyordum. Genelde hep kendi harçlığımı kendim kazanmışımdır. Ticari düsturun bir gereğidir bu. Bunların dışında ODTÜ Koleji Mezunları Derneğini kurdum. 6 yıl boyunca da başkanlığını yaptım. Dernek halen devam ediyor.  TÜGİAD üyeliğim var. TÜGİAD Ankara Şubesinde Parlamenter İlişkiler Komisyonunda görev aldım. Uluslar arası ilişkiler komisyonunu kurduk ve bununla beraber Brüksel'de Avrupa Parlamentosunda toplantılara katıldık. TÜGİAD Avrupa’da aynı zamanda kendisine muadil 14 dernekten oluşan bir çatının da içerisinde bulunan bir dernektir. Dernek çalışmaları itibariyle de birçok defa başka iş adamları ile tanıştım. Gerek Avrupa’da olsun, Mısır’da ve Kazakistan’da bize muadil dernekler kuruldu. Biz de bunlarla toplantılar gerçekleştirdik. Türkiye Sanayiciler ve İş Adamları Vakfı'nda turizm komisyonun başkanlığını yaptım. Aynı zamanda ATİD ve SKAL Ankara üyesiyim. Bunlar da benim dernekçilik anlamında yaptığım çalışmalar.

 

Gölbaşı Belediye başkan aday adayı oldunuz. Bundan önceki siyasi geçmişiniz nedir?


2014 yılına kadar hep ticaret ve akademik işlerle uğraştım. 2014 yılı seçimlerine geldiğimiz zaman bir karar verdim. Zaten siyasetle ilgilenen bir ailenin içerisinden geliyorum. Çocukluğumdan beri de hep bu ruhla büyüdüm ve geliştim. Tabi ilk başta siyaset gibi bir düşüncem yoktu. O yüzden ilk Türkiye’ye geldiğimde siyasetle çok uğraşmadım. Bu siyaset ruhu kandan geliyor diye tahmin ediyorum. Kendi bulunduğum çevreye ve insanlara nasıl faydam dokunur diye düşündüm.  Bir insan önce kendisine faydalı olmalıdır. Daha sonra ailesine, sonra da çevresine faydalı olmalıdır. Ben de ilk başta kendimi bir noktaya getirmeye çalıştım. Hayatta insan hiçbir zaman tam anlamıyla yetişmez. Her zaman öğreniriz biz. İnsanoğlu böyledir zaten. Belli bir olgunluğa geldikten sonra 2014 yılında siyasete girmeye karar verdim. 2014 yılında parti içerisinde çalışmalarımız oldu. Halk içerisinde çalışmalarımız oldu. Partimiz mevcut başkanımız Fatih Beyi taktir etti. Halkımız da teveccüh etti, biz de destekledik, kendisi başkan oldu. İlk bu şekilde başladım.  


Az önce de bahsettiniz. Siyaset kanımıza işliyor diye. Babanız Mümtaz Sarıtaş da iki dönem belediye başkanlığı yapmıştı burada. Aynı zamanda genç bir iş adamı olarak bu yönetme arzusu nereden geliyor? Neden Gölbaşı’nı yönetmek istiyorsunuz? Neleri değiştirmek istiyorsunuz?


Bizler ticaret ve akademik olarak bir şeyler yaparak var olan insanlarız. İnsanoğlu sosyal varlıktır. Yönetme isteğinden ziyade daha çok şekil verme, etkileyebilme ve bunu da olumlu yönde herkese aktarabilme isteği var. Bunun için de belli idarecilik özellikleri gerekiyor mu gerekiyor. Fakat bunun her zaman kolektif olması gerektiğine inanıyorum. Kolektif olma düşüncesi de şuradan gelir. Almış olduğum eğitim ve girmiş olduğum dernekçilik prensipleri siyasette de vardır bu ortak hareket etme ve şekillendirme. Memlekete döndükten sonra başka yerlerde de iş yapabilirdim. Ama her zaman Gölbaşı’nı tercih ettim. Gölbaşı’nda olmak beni mutlu ediyor. Fakat Gölbaşı’nın imkanları, potansiyeli ve önü açıkken olduğu yerden çok daha iyi yerlerde olması gerektiğine inanıyorum. Gölbaşı’nı sadece Ankara’nın değil Türkiye’nin ötesinde noktalara götürmemiz gerekiyor. Bunu niye bu kadar iddialı söylüyorum. Birkaç sebebi var. Allah bize iki tane göl bahşetmiş. Bu göllerin turizme katkısı ortada. Sadece günübirlik turizm olarak değil, konaklamalı turizm ve göl sporları, göl aktiviteleri yapılmalı. Bunlar sadece Ankara ve Türkiye’deki insanlara değil, aynı zamanda yurtdışındaki insanlara uygun da yapılabilir. Ben işim ve dernekçilik dolayısıyla Avrupa’da birçok yer gezdim. Gezmediğim görmediğim kültür yok. Batı medeniyeti olarak söylüyorum. Doğu medeniyeti hakkında o kadar bir fikrim yok. Oralarda yapılan uygulamalarla bizim Gölbaşı’nda yapılabilecek uygulamaları ben tahmin edebiliyorum. Bunu kestirebiliyorum. Bununla beraber sivil savunma sanayi açısından teşvik bölgesiyiz. Birçok bacasız sanayi firması burada, bu firmaların her zaman nakit akışları ortadadır. Ve bunu bizim Gölbaşı’nın iç ekonomisine katabilecek gücümüz var. Ben iki aydır saha çalışmaları yaptım. Bu çalışmalar sırasında şunu gördüm. Gölbaşı’nda ciddi bir şekilde kendini eğitmiş bir gençliğimiz var. Gençlerimizin iyi organizasyon edilerek ve istihdam sağlanarak doğru bir şekilde kanalize edilmesi gerekiyor. Sadece Gölbaşı merkezde iki üniversite, İncek tarafında üç tane daha üniversite var. 20’ye yakın kolej var. Eğitim, sanayi, turizm ve doğal olarak burası bir çekim merkezi haline gelebilir. Bunların hepsini düşündüğünüzde o zaman Gölbaşı’nı şekillendirme arzusu tabii ki de olacak. Bunu yönetmek olarak tekrar söylemek istemiyorum. Çünkü bu kolektif olarak yapılabilecek bir şeydir. Ben bunları sağlayabilmek için naçizane bu göreve talip oldum. Biz Ak Partiliyiz. Ak Parti’nin temelinin olduğu esaslar yerel yönetimlerden gelir. İşin doğrusu da budur. Yerel yönetimlerde başarılı olduğunuzda, insanlara dokunabildiğinizde ihtiyaçlarını, karşılayabildiğinizde ve onlarla birebir temasa geçtiğiniz zaman içinde bulunduğunuz toplumun eksiklerini görüyorsunuz. Bu eksiklere yönelik de Sayın Cumhurbaşkanımızın bahsettiği sosyal belediyecilik prensipleri altında birçok proje geliştirebilirsiniz. Bizim Gölbaşımız gururlu, çalışkan, hırslıdır. Ama bunlar için imkan yaratmak gerekiyor. Bu imkanlar da en iyi şekilde yerel belediyecilik anlayışı ile yaratılabilir. Ben bunun için siyasette, yerel yönetimlerde ve insanların içerisinde yer almaya çabalıyorum. Bu da sosyal olmanın getirisidir.


Tüm bunlara ek olarak, hem bir vatandaş olarak hem yıllardır burada ticari faaliyetlerini yürüten bir esnaf olarak hem de en önemlisi bir belediye başkan aday adayı olarak Gölbaşı’ndaki en büyük eksiklik olarak gördüğünüz şey nedir?


Şimdi bunu birkaç farklı alana yayabiliriz. Birincisi sosyal eksiklik nedir, ikincisi iktisadi eksiklik nedir. Bunu niye böyle söylüyorum, çünkü her şeyin temeli iktisada oturur. Eğer siz iktisadi olarak uygun şartları sağlarsanız, sosyal olarak ve kültürel olarak da aynı şekilde ilerlemeyi sağlayabilirsiniz. Bakın öncelikle ben şunu söyleyebilirim size. Bizim Gölbaşı olarak istişare eksikliğimiz var. Birbirimizle yeterince diyalog halinde değiliz. Ben birçok imamımız olsun, muhtarımız olsun, dernek başkanımız olsun, oda başkanımız olsun, esnafımız olsun birçok insanla görüştüm, görüşüyorum da. Onlarla konuştuğum zaman birtakım eleştiriler olabilir, artı ve eksi görüşler olabilir, bunları bana aktarıyorlar. Bunlardaki temel unsur nedir biliyor musunuz? İnsanları toplayıp bir noktada problemlerini anlamaya çalışıp platformlar oluşturulmuyor. Tabii bu platformlar oluşturulmadığı zaman da ihtiyaçlarını anlayamıyorsunuz. Yani bizim daha çok diyaloğa ve bu diyalogla beraber, kimin ne sorunu var, kim ne istiyor ve ne düşünüyor bunları anlamaya ihtiyacımız var. Bunları anladıktan sonra da bunlara yönelik hızlı çözümler üretilebilecek yönetim mekanizmalarına ihtiyacımız var. Bunlar sağlandığında nelere yol açacak. Mesele benim sokağım var da asfaltım bozuldu, bu asfalt yapılmıyor ya da şurada elektriğim gitti, ilgilenilmedi gibi ufak tefek ama istişare ile çözülebilecek yollar bulacaksınız.

Diğeri ise ekonomiktir. Mevcutta siz de görüyorsunuz. Dünyadan da kaynaklanan yani makro ekonomik dengelerden kaynaklanan belli bir sıkıntılar var. Bu sadece Türkiye üzerinde değil, hem bölgede, hem Avrupa’da hem de para kaynaklarının olduğu doğu ve batı merkezli güçlerden kaynaklanan finansal sıkıntılar var. Bu sıkıntıları bizim aşabilmemiz için en başta kendi iç ekonomimizi döndürebilecek bir sistem geliştirmemiz gerekiyor. Bunun temelinde ise gençler ve kadınlar olur. Özellikle gençler diyorum, çünkü birçok gencimiz lise mezunu, üniversite mezunu ama meslekle ilgili ya da meslek edinmeyle ilgili ve iş bulmayla ilgili gerekli platformları yok. Birçok insan benim oğlum şundan mezun, benim kızım şuradan mezun ama biz iş bulamıyoruz diyorlar.


Mesela size bu bacasız sanayilerden bahsettim. Bakın burada mesela FNSS tank fabrikası var, Aselsan var, Türksat var. Bunlar sadece savunma sanayi ve iletişimle ilgili olanlar. Bu firmaları topladığınız zaman çalışan sayısı 7 - 8 binlere geliyor. Neden Gölbaşı'ndaki yetişmiş mühendisler, işletme mezunları, hukuk mezunları bunlar niye buralarda iş bulamıyor. Çünkü bu firmalarla diyaloğa geçecek platformlar yok. Aynı zamanda evde oturan ev hanımlarımızın ekonomiye katkıda bulunabileceği platformlar yok. Benim bunlarla ilgili birçok projem var. Ben bunları zaten hem sizin gazetenizde olsun, hem başka gazetelerde olsun hem de internet sitelerinde olsun açıkladım.


Size şunu söyleyebilirim. Organik ürünler ve yerli yiyecekler pazarı. Bunlar hem çiftçimizin katma değeri olan yada olmayan zirai ürünlerini direkt tüketiciyle karşılaştırabileceği bir ortam sağlıyor, aynı zamanda da yöresel yiyeceklerin satılıp direkt Ankara'da buluşabileceği bir merkez yaratmak lazım. Bunlar ev hanımlarına yönelik bir ticari faaliyet sağlar. Bunların her birisi işinde ehil bir ekiple olabilecek işlerdir. Bunu da tabi ki ben sadece ticari olarak değerlendirmiyorum, yerel yönetimler açısından da değerlendiriyorum. Eğer yerel yönetimdeki yöneticiler doğru bir şekilde teşekkül ederlerse, bu projeleri yetiştirirlerse o zaman fayda sağlayabilirler.


Sorunuza geri dönmek gerekirse ben Gölbaşı'nda sosyal olarak birlik ve dayanışmanın sağlanması gerektiğine inanıyorum. Bunun için de aslında atalarımızın söylediği bir şey var; büyük büyüklüğünü, küçük de küçüklüğünü bildikten sonra ve anlayışla herkese gidip, herkesin sıkıntısını dinleyip ve adilane bir şekilde davrandıktan sonra bunun sağlanmama gibi bir durumu yok. Diğeri ise ekonomik yani iktisadi sorunlar. Bunlara da çözüm bulduğumuz sürece ki hem Ankara’da bunun örnekleri mevcut, hem Türkiye'de mevcut, Gölbaşı'nın birçok sıkıntısına çare bulabiliriz.


2014 yılında da belediye başkan aday adayı olmuştunuz. Sonrasında uzun bir süre boyunca siyasete ara verdiniz. Şimdi tekrar bir seçim var ve yine aday oldunuz. O uzun aranın sebebi neydi, sonrasında bugün geldiğiniz noktada o uzun arayı nasıl telafi ettiniz?


Ben sorunuza şöyle cevap vereyim. 5 yıl öncenin siyasi konjonktürü, şartları ve dinamikleri çok daha farklıydı. Tabii bu bizim partimiz için de geçerli. Bizim partimiz de 5 yıl içersinde doğal bir devinimle değişti. Değişim her yerde var. Hepimiz değişiyoruz. Bunun da en büyük mimarı Sayın Cumhurbaşkanımızdır. Tabii bu değişimler hasıl geldikçe siz de kendinize ona göre yön verirsiniz. Ben siyasetten tam anlamıyla kopmadım. Evet ilçe siyasetinden koptum diyebilirim, onun da çeşitli sebepleri var. Ben o dönem hem belediye başkanımız olsun hem ilçe başkanımız olsun kendileriyle çeşitli görüşmelerim oldu ve bu görüşmelerim dahilinde de turizmci olduğum için ve bir partili olduğum için yapabileceğim şeyleri ilettim, söyledim ve bunu teklif ettim. O dönemde tahmin ediyorum kendileri, tabii buna da saygı duyuyorum, başka şekilde davranmak istediler, düşünmek istediler. Ben şunu söyledim, ben turizmciyim, Gölbaşı'mız bir turizm kenti. Bu anlamda yapılabilecek bir şey olduğunda her zaman maddi manevi fayda sağlayabilirim dedim. Tabii o dönemde plan ve politikalar farklı olabilir, tercih edilmedi. Tabii ben hiç bir zaman Ak Parti'den kopmadım. Doktorayı yapıyorum diye, ticaretimle uğraşıyorum diye siyasetimden kopmadım.  Ancak şunu da çok net söylemem gerekiyor. Tekrar aday adayı olmayı düşünmüyordum.  Sayın Cumhurbaşkanımızın Kızılcahamam'da yaptığı çağrıdan sonra.. Ne çağrı yaptı, dediler ki; iş bitirici özellikleri olan, halkla beraber olan, bütünleşebilen, genç ve dinamik yöneticilere ihtiyacımız var. Tabii böyle olduğu için ben de bu çağrıya uyarak tekrar sahaya indim. Tekrar aday adayı oldum. Yoksa ben daha pasif bir siyasi hayat düşünüyordum. Ancak şu iki ay içerisinde de her gün hep sahadaydım, bunları yaparken de hep planlı programlı bir şekilde gittim. Buna karar verme sürem bundan 3-4 ay öncesine dayanır. Zaten 2-3 yıl öncesinden ben adaylığı düşünüyor olsaydım bilfiil beni her gün sahada görürdünüz. Her gün bunu hissederdiniz. Bu süreçte şunu çok iyi anladım, ben Gölbaşı'nı ve Gölbaşılıları çok seviyorum ve bununla beraber de Gölbaşı'nın içerisinde olmaktan, Gölbaşılılarla beraber olmaktan büyük haz duyuyorum. Çok fazla şey öğrenip, çok fazla insan tanıdım. Bunu sadece siyasi olarak değil, sosyal olarak da görüyorum ve bundan sonra da yaptığım bütün çalışmalara belli ölçüde devam edeceğim. Yani ben ister aday olayım, ister olmayayım bu hiç fark etmez, ben hem siyasi olarak, hem partili olarak hem de Gölbaşılı olarak hem esnafımızın hem birçok Gölbaşılının içerisinde olarak kendi siyasi ve sosyal hayatıma devam edeceğim. Yeter ki Gölbaşımız ileri gitsin, yeter ki Gölbaşımız gelişsin, yeter ki insanımıza faydalı olalım. Bu anlamda da bize nerede ihtiyaç duyulursa orda olmaya da hazırız.

DİĞER HABERLER
Başkentin yeşil cenneti yenileniyor

Başkentin yeşil cenneti yenileniyor

18-09-2019 - Yenimahalle

Minik şampiyondan Başkan Ertuğrul Çetin’e ziyaret

Minik şampiyondan Başkan Ertuğrul Çetin’e ziyaret

18-09-2019 - Pursaklar

Mesaiye dolmuşla gitti

Mesaiye dolmuşla gitti

18-09-2019 - Mamak

Ankara’nın coğrafi işaretleri ATO Congresium’da incelenecek

Ankara’nın coğrafi işaretleri ATO Congresium’da incelenecek

17-09-2019 - Gündem

Gölbaşı ülkü ocaklarından aile ziyareti

Gölbaşı ülkü ocaklarından aile ziyareti

17-09-2019 - Gündem

‘İlköğretim Haftası’ Gölbaşı'nda törenle kutlandı

‘İlköğretim Haftası’ Gölbaşı'nda törenle kutlandı

17-09-2019 - Gündem

Kaymakam Turhan’a hayırlı olsun ziyareti

Kaymakam Turhan’a hayırlı olsun ziyareti

17-09-2019 - Bala

Pursaklar’a Yeni Modern Nikah Salonıu

Pursaklar’a Yeni Modern Nikah Salonıu

17-09-2019 - Yenimahalle

Mamak Belediyesi topyekün sahada

Mamak Belediyesi topyekün sahada

17-09-2019 - Mamak

Yenimahalle buzda rakip tanımıyor

Yenimahalle buzda rakip tanımıyor

17-09-2019 - Yenimahalle