Advert
Savaş Mülazımoğlu
Savaş Mülazımoğlu
Giriş Tarihi : 24-11-2021 13:37

Cehaletin panzehri ilimdir

Cehalet; Arapça kökenli bir sözcük olup bilgisizlik, bilmezlik, habersizlik olarak ifade edilmiştir. Bir başka ifadede de doğrunun ve ilmin gerçeklerine uymayıp yalana, yanlışa ve inkâra hizmet etmektir şeklinde açıklanmıştır.

Cahil ise, cehaletin insandaki vücut bulmuş şeklidir. Cahil insanların tipik özellikleri vardır. Onlar, her şeyi bilirler, kendi menfaatlerini her şeyin üstünde tutarlar, az bilirler ama çok savunurlar, her fırsatta kendilerinden bahsedeler, kendilerini övmeyi çok severler, her konuda çok fazla konuşurlar, az düşünür çok laf ederler, sabit fikirlidirler, yanlışlarını kabul etmezler ve her türlü değişime kapalıdırlar, dinlemezler ve hep konuşurlar.

Tüm bu özelliklerinin sonucu olarak, cahil insanlar, kullanılmaya müsait, yönlendirmeye ve yönetilmeye hazır, okumayan, okuduğunu anlayamayan bireyler olarak yaşarlar. Bilemedikleri için de sorgulamazlar, düşünmezler, üretmezler, yorulmadan yaşamaya, terlemeden kazanmaya meyillidirler. Oluşturdukları topluluklarda her fırsatta kavgaya hazır, insanlık huzurunu bozmaya meyilli, başkalarının ihtiraslarına yenik düşen ve hür iradesi olmayan topluluklar olurlar. Yahya Kemal BEYATLI bir sohbette ‘’cehalet, esaretten beterdir’’ demiştir.

Cehaletin panzehri ilimdir. İlim; yeryüzündeki olguların araştırılarak öğrenilmesi, öğretilmesi şeklinde ifade edilmektedir. İlmin gerçekleşmesi için bilimin anlaşılması gerekmektedir. Bilim gözlemlenebilir fiziksel kanıtlarla doğanın ve doğal olayların işleyişini anlamak ve anlaşılır kılmak için yapılan düzenlenmiş insani çabayı ifade eder.

Nasıl cehaletin panzehri ilim ise cahilin panzehri de âlimdir. Alim; bilen, bilge, bilgin anlamlarında ifadesini bulan bireyler için kullanılmaktadır. Yüce Allah (cc) Kuranı Kerim’de ‘’Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?’’(Zümer suresi) demektedir. Bilen kişiler, okuyan, araştıran ve inceleyen kişiler olarak hayatımızda yer almaktadırlar.

Cahil gücünü oturduğu koltuktan, sahip olduğu zenginlikten, taşıdığı sıfattan alır. Alim ise sahip olduğu bilgiden alır. Alimin sahip olduğu bilgi kullanılış biçimine göre alime bir mana katar. Yunus Emre diyor ki; ‘’İlim ilim bilmektir, İlim kendin bilmektir, Sen kendin bilmezsin, Ya nice okumaktır.’’

Demek ki cahillikten kurtulmak, cehalete son vermek ve insanın kendisini tanıması için okuması gerekmektedir. Onun için Yüce Allah(cc), habibi Hz.Muhammed Mustafa’ya (sav) Kuran-ı Kerimde ‘’Ikra'bismi rabbikelleziy halak’’ (Alak suresi), ‘’Yaratan Rabbinin adıyla oku!,’’ diye hitap etmiştir.

İnsanı olgunlaştıran, toplumu kaynaştıran, paylaşmayı, hukukun üstünlüğünü bireylerim yaşama hakkını, inanç özgürlüğünü, adaleti, kısaca insan ve insana dair ne var ise bunların tespiti, öğrenilmesi ve öğretilmesi, insana sunulması okumak ile mümkün.

İnsanlar ve toplumlar arasındaki mücadele var olma mücadelesidir. Sahip olma ve hükmetme duygusudur. Zaman zaman şiddetli silahlı çatışmalara neden olan bu mücadele kimi zaman da bireylerin ve toplumların provoke edilmesi ile yapılmaktadır. Günümüzde küresel güçler kendi sahip olduklarını kaybetmemek ve başkaları ile paylaşmamak için yazımızda ifadesi bulunan cahilleri kullanarak hedef aldıkları devletleri kendi egemenlik alanları içinde tutmak istemektedirler. Küresel güçlerin istek ve talepleri bu cahillerin sahip olmak istedikleri ile örtüştüğünde kullanılmaya müsait hale gelmektedirler. Nitekim Arap baharı adı altında emperyalist güçler Orta Doğu’da ve Kuzey Afrika ülkelerinde bu örnekleri de sergilemişlerdir.

Kurtuluş Savaşı sonrası Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK; ‘’en büyük savaş cahilliğe karşı yapılan savaştır’’ diyor. Onun için savaşta kazanılan bir yer sadece toprak parçasıdır. O toprağın vatan olması için kalemin kullanılması, ilim ve irfanla donatılması gerekmektedir. İnsanın ve toplumların devamlılığı gelecekleri olan nesillerin eğitilmesi, mensubu olduğu milletinin inanç ve kültür değerleri ile donatılarak teknoloji ile buluşturulmasından geçmektedir.

Toplumun ilim ve irfanla donatılması görevi Milli Eğitim Bakanlığına verilmiştir. Bakanlık bu görevi öğretmenler aracılığı ile ifa etmektedir. Mustafa Kemal ATATÜRK ‘’ Cumhuriyet sizden "fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür" nesiller ister. Yeni nesil, sizin eseriniz olacaktır.’’ demiştir.

Bir ülkenin geleceğinin mimarı, öğretmenlerdir. Mühendisini, doktorunu, avukatını, öğretmenini, askerini, polisini, şoförünü, kısacası toplumun her kesiminde hizmet veren insan gücünü yetiştirenler hep öğretmenlerdir. Bir ülkenin kalkınmasında, nitelikli insan gücünün yetiştirilmesinde, toplumdaki huzur ve sosyal barışın sağlanmasında, bireylerin sosyalleşmesi ve toplumsal hayata hazırlanmasında, toplumun kültür ve değerlerinin genç kuşaklara aktarılmasında öğretmenler hep başrol oynamışlardır. Bunun için küresel güçlerin ve şer odaklarının her zaman hedefi olmuştur öğretmenler. Bunun için Aybüke yalçınlar şehit edilmiştir.

Ben Şenay Aybüke Yalçın,
Nam-ı diğer kırmızı yazmalı kız,
Aşsızlara aş, umutsuzlara umut olmak istedim
Tipide, boranda, karda sığınak olmak istedim körpe bedenlere
Dilsizlerin dili, elsizlerin eli olmak istedim
Bir arslan gibi kükreyerek atılmak istedim kör cehaletin üzerine

(M.Nihat MALKOÇ)

Cehaletin karanlığını ilmin ışığında, öğretmenlerimizin önderliğinde aydınlığa çevirerek mutlaka bu savaşı kazanacağız. Bu uğurda canını veren kanını döken aziz şehitlerimizi minnet ve şükranla anıyor, manevi huzurlarında saygı ile eğiliyorum.

Bu özel ve güzel günde aramızdan ayrılan öğretmenlerimize Allah’tan rahmet, yaşayanlara sağlık, huzur ve mutluluklar dilerim.

ÖĞRETMENLERİMİZİN ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLU OLSUN.

 

NELER SÖYLENDİ?
@
Savaş Mülazımoğlu

Savaş Mülazımoğlu

DİĞER YAZILARI Cehaletin panzehri ilimdir 24-11-2021 13:37
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
192. Sayımız Çıktı • Tıkla & Oku
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA