Reklamı Geç
Advert
Advert
Sistem Lazım
Önder Ataseven

Sistem Lazım

Neden Gölbaşı gelişmiyor?


Gölbaşı’nda tam dört yıldır çalışmaktayım. Yaptığım meslek (gazetecilik) sonucunda da birçok yeri gezme fırsatı buldum. Siyasetçisi, bürokratı, memuru, esnafı, çiftçisi, halkı ile birçok kesimden insanla tanışma fırsatına eriştim.
Hepsine de sordum, “Gölbaşı’nın gelişme durumunda memnun musunuz? Gölbaşı sizce yeterince gelişiyor mu veya hak ettiği değeri görüyor mu?” diye. Hepsinin ortak cevabı şu oldu ki Gölbaşı hak ettiği değeri maalesef elde edemiyor.


Sizce suçlu kim diye sorduğumuzda da hepsi suçu bir başkasına atıyor. Siyasetçi bürokratı, esnaf halkı, halk siyasetçiyi suçluyor. Kimse kendini suçlamıyor. Ama sorsanız hepsinin de Gölbaşı için planları var. Nedense bu planlardan Gölbaşı habersiz.. Habersiz ki yıllardır hak ettiği gelişmişlik seviyesine bir türlü ulaşamamış.
Halbuki..


Gölbaşı, iki güzel gölü olan (Mogan, Eymir) stratejik bakımdan dikkat çektiren ASALSAN, Özel Harekat, TÜRKSAT gibi kurumları, Ankara ve Gazi üniversitelerinin yerleşkelerini, Tulumtaş Mağarası, Beynam Ormanları, Atatürk Sahil Parkı ve bir dönem siyasetle uğraşmış, cumhurbaşkanı, bakan, milletvekillerinin dinlenme mekanı olan ve en önemlisi de Türkiye’nin gerçek anlamda mozaiğini içinde barındıran bir ilçe..


Gölbaşı neden gelişmiyor sorusuna bulduğum cevapları sizler için derlemeye çalışacağım.


Burada bana göre en önemli unsur halk. Gölbaşılılar, Gölbaşı’nın gelişmesini istemelerine rağmen maalesef bunun için mücadele etmiyor. Dünyanın her yerinde iktidarı çalışmaya iten ana etken halk iken Gölbaşı’nda iktidarı çalışmaya itecek, kendi hakkını isteyecek bir kitle yok. Gölbaşılılar seçim dönemi oy verdikten sonra evine çekiliyor ve bekliyor. Ta ki bir sonra ki seçim dönemine kadar. Koltuğu emanet ettiği kişiyi hiç denetlemiyor. Onu çalışmaya itmiyor. Düğün veya cenaze var ise gidip davet etmeyi de ihmal etmiyor. Gölbaşı halkı gelişmişlik ve refah içinde yaşamak istiyorsa bu huyundan vazgeçmelidir. İktidarı çalışmaya itecek bir mekanizma haline gelmelidir. Ota çöpe dernek kurup, o dernekleri siyasi anlamda hedefledikleri mevkilere gelmek için araç olarak kullanmak yerine, derneğin getirdiği kitlesel gücü -halkın yararına olacak şekilde- yerel yönetimler üzerinde bir güç olarak kullanabilirler mesela.


Doğru düzgün bir planlamanın yapılmaması yerel yönetimlerin ve Gölbaşı’nın siyasi aktörlerinin bir planlamaya bağlı kalmamalarını ve mühür bende Süleyman benim anlayışıyla hareket etmelerini beraberinde getiriyor. Halk ağzı ile anlatacak olursam her yeni gelen eskinin yaptığını yıkıp aynı şeyi tekrarlıyor. Örneklendirecek olursak biri yolun ortasına saat diker, ondan sonra gelen ise o saati yıkar yerine heykel yapar.


Gölbaşına ilk geldiğimde hemen her mahalle ve köyde kültür merkezleri vardı. Tabii açıkçası bu beni sevindirmişti. Ama gelin görün ki sadece ismi kültür merkezi.. İçine girdiğinizde kültüre dair bir şey bulamayacağınız harabeleşmeye terk edilmiş yapılar. Özellikle köylerde düğünlerin yapıldığı binalar bunlar. Aslında bu da bir ihtiyaç, gene yapılsın. Ama Allah rızası için bu binalara kültür merkezi demeyin. Ve artık bu kültür merkezi furyasından da vazgeçin. Bunların yerine gerçek anlamda içini doldurabileceğiniz ve özellikle Gölbaşı gençlerinin uğrayacağı projeler üretin.


Sona gelecek olursak Gölbaşı’nın gelişmesi sağlam bir planlamadan geçiyor. Yani bir iki yıllık değil en az 30, 40 yıllık bir planlamadan bahsediyorum. Ama bu planlamaya herkes katılmalı. Yukarıda bahsettiğim gibi seçilen kim olursa olsun buna bağlı kalmalı ve kendinden önceki iktidarın bıraktığı yerden devam etmeli. Kısacası yerel yönetimler için geçerli olacak ve parti, kişi fark etmeksizin her yönetimin uyacağı sabit bir uzun vade planı gerekli.
Günü kurtaracak projelerden ziyade geleceğe yönelik projelerin üretilmesine örnek verecek olursak; içinde iki üniversite yerleşkesi barındıran bir ilçede genç bireylere hitap eden projeler üretilmeli.


Hani hep derler ya söz konusu Gölbaşı ise her türlü desteğe hazırız diye, işte bunun altını doldurmak, siyasi menfaat beklemeden samimiyet ve adanmışlıkla Gölbaşı yararına göre hareket etmek gerek.


EN ÖNEMLİSİ DE KİŞİSEL ÇIKARLARDAN VAZGEÇMEK LAZIM


Kısacası Gölbaşı gelişmediği için suçlu aramaya gerek yok. Öce âdeme nizam, sonra âleme nizam düsturuyla dünyayı değiştirmek istiyorsak önce kendimizden başlamamız gerektiğini hatırlamalıyız. Bu konu çok su götürür. Ancak şunu bilirim ki zihinlere attığımız bir tohum, eğer orada yeşerebileceği bir ekosisteme kavuşmadıysa sulamanın, gübrelemenin, çapalamanın bir faydası olmaz.


Yani Gölbaşı’nın gelişmesi için önce bir sistem yaratmak gerekir.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Savaş MÜLAZIMOĞLU     2018-04-28 Ellerinize sağlık Önder Bey; Beşyüz karakter ile ne yazılır bilemiyorum. Atalar demiş ki, ''küçük kafalar kişileri, orta kafalar olayları, büyük kafalar fikirleri tartışır.'' mecazi manada kullanılan büyük kafaların yerine çıkarları için proje üreten ve bunları besleyenler ile koltuklarını dolduramayan sorumluluk sahibi olup sorumsuzluğu beceri sananlar oldukça sizler daha çok yazarsınız. Onun için kırk yiğidi ile Çin'i dize getiren Kürsad'lar bulmamız lazım değil mi. Saygılarımla.
• Yeni Sayımızı Okudunuz Mu?x
Advert