Reklamı Geç
Advert
Advert
Süper Kahramanım
Soner Aksakal

Süper Kahramanım

Geldik gidiyoruz, sevdik seviliyoruz, öyle ya da böyle bu hayatı yaşıyoruz. İz bırakarak iz bırakılarak tecrübe ediyoruz yalan dünyayı. Kimisi yolunda kimisi duruşunda tadıyor mutluluğu her çeşit insanın olduğu dünyada her çeşit tarzda yaşatıyor dünya limanında. Bir yolculuk sadece bekli de ya da sanal gerçeklik farklı bedenlerde, fikirlerle. Ama bu yolculuğun her noktasında bir durak var. Bir de son durak. Birçok hayat hikayesi okuduk büyüyene kadar ve yaşadığımız süreçte de birçoğuna tanık olduk.

Tarihin yazdığı kahramanlıklarda ezberlediğimiz bir soyumuz var bir de yazılmamış kahramanlarımız. 15 Temmuz sadece Türkiye’deki milli demokrasinin adı değildi. İsmi yazılmamış veya yapılan kahramanlıkları görmezden gelinen birçok kahramanın da ayaklanmasıydı. Her çocuğun bir süper kahramanı vardır çizgi filmlerden esinlendiği ya da uzakta aramayarak süper kahraman olarak gördüğü bir babası vardır.

Benim de kahramanım var hem de süper kahraman adı milli görüş, lideri 54. dönem efsane başbakanı savunan adam merhum Profesör Doktor Necmettin Erbakan. İşte 15 Temmuz'dan sonra herkesin sahiplendiği Erbakan benim çocukluktan kalma süper kahramanım. Nur içinde yatsın Allah mekânını cennet etsin. Bugün sokaklara baktığımızda herkesin kahramanı olan Erbakan.

Birçoğunun kalkan olarak kullandığı bir kısmının çıkar amaçlı kökenini dayandırdığı benim süper kahramanım Necmettin Erbakan. Kimisi yolunda kimisi duruşunda mutluluk bulduğu bu sanal dünyada duruş kısmının ismidir Erbakan. Beni çözemeyenlerle ilgili söyleyeyim, her şeyim nettir yolunda olmayı değil duruşunda olmayı Erbakan'dan öğrenmiş ufak tefek bir adamım.

Hiçbir makam, hiçbir mevki yani yolunda diye bakılan yani dünyevi gerçekliklerden haz almayan bir adamım. Hocamızdan öğrendiğimiz düstur budur. Ama kimseyi eleştirmem ister ekmeğimizle oynasın ister aşımızla. Ama kimse elini uzatmasın ideolojik uğraşımıza. Zarar vermek için değil fayda sağlamak için mücadele edeeriz biz hayatta. Kimsenin malında mülkünde gözümüz yoktur, bir meleğimizi severiz, bir çevremiziz kimse uğraşmasın uğraşımızla. Ve son olarak Mehmet Akif Ersoysun bizim duruşumuzu anlattığı ve yol gösterdiği şiiri paylaşıyorum:


Zulmü alkışlayamam, zâlimi asla sevemem;
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.
Biri ecdâdıma saldırdı mı, hattâ boğarım!...


-Boğamazsın ki!
-Hiç olmazsa yanımdan koğârım!


Üç buçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam;
Hele hak nâmına haksızlığa ölsem tapamam.
Doğduğumdan beridir âşıkım istiklâle,
Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lâle!


Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?
Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!
Kanayan bir yara gördüm mü yanar tâ ciğerim,
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim.


Adam aldırma da geç git, diyemem, aldırırım:
Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!
Zâlimin hasmıyım amma severim mazlûmu...
İrticâın şu sizin lehçede mânası bu mu?

Nur içinde yat Erbakan Hocam. Eşşiz duruşunla her daim yaşa hocam. Seni unutmayacağım, unutturmayacağım. El-Fatiha

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
• Yeni Sayımızı Okudunuz Mu?x
Advert