Advert

Advert
Zeytin Dalı Harekatı: Milyonların Umudu
Adem Yavuz Irgatoğlu

Zeytin Dalı Harekatı: Milyonların Umudu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bir hafta boyunca psikolojik olarak Afrin operasyonunu yönetti. İyi bir kamuoyu oluşturdu. ‘Bu bir milli mücadeledir, önümüze engel çıkaranı ezer geçeriz, sınırlarımızda terör örgütlerine izin vermeyiz’ diyerek kararlılık gösterdi. Türk Silahlı Kuvvetleri ise 20 Ocak’ta milyonların umudu olan bu operasyona başladı.

 

Diplomasi devreye girdi. Rusya ile görüşmeler yapıldı. Erdoğan ile Putin görüştü, Genelkurmay Başkanı ve MİT Müsteşarı mevkidaşlarıyla bir araya geldi. Suriye sınırındaki Rus askeri geri çekildi, iyi bir diplomasi yürütüldü. ‘Hava sahası açılacak mı açılmayacak mı’ diye düşünürken bu konudaki endişelerimiz giderildi. Aynı zamanda Rusya üzerinden Suriye rejimine de yazılı bilgi verildiğini öğrendik. Ardından düğmeye basıldı ve Zeytin Dalı Harekatı başladı.

 

Afrin’i özgürleştirme operasyonunu yapan Türkiye, Afrin’in Kürtlere karşı yapılan bir operasyon olmadığının altını çizerek Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygılı olduğunu her fırsatta vurguladı. Dış basın çarpıttı ve HDP de bu konuda provokasyon yapıp halkı sokağa dökmek istedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan çok sert yanıt geldi: “Meydanlara çıkma yanlışına düşenler bedelini çok ağır öderler. Bu milli bir mücadeledir. Karşımıza kim çıkarsa çıksın ezer geçeriz” dedi.

 

Türk basını tek yürek oldu. Türk milleti dualarla Mehmetçiği uğurladı. Süreç şu an iyi yönetiliyor. Başbakan Binali Yıldırım operasyonun dört aşamadan oluştuğunu açıkladı. İlk olarak YPG’nin gözlem noktaları, mühimmat depoları ve lojistiği tespit edilerek ortadan kaldırılıyor. Devamında yumuşatma operasyonu sürüyor. Mehmetçik karadan da sınırı geçip hedefleri vurmaya başladı. Öyle ki YPG’liler kamuflajlarını çıkartıp sivil elbiselerle halkın arasına karıştığı hatta sivil halkı kalkan olarak kullanmayı planladıkları bilgileri geliyor.

 

Dünyada eşine çok az rastlanır Afrin operasyonunda ilk gün 72 uçak aynı anda havadan terör hedeflerini bombaladı. Kısa mesafeli menzillerde bu kadar fazla uçağı koordine etmek büyük bir başarıdır. TSK’yi tebrik ediyoruz. Bu operasyon ile terörün işgal ettiği alanların temizlemesi hedefleniyor.

 

Dünyanın en zengin petrol coğrafyasında insanlar açlıktan ölüyor. Suriye halkı yıllardır mülteci durumuna düşmüş. Böyle bir şey olabilir mi? Maalesef oluyor. ABD’de her kafadan bir ses değil, bir kafadan çok ses çıkıyor. Kendi kendilerini yalanlayacak duruma düşüyorlar. “Demokrasi” diyerek insanları katledenlere yardım ve yataklık yapıyorlar. Biz bunların hepsini ABD’nin Irak’taki planlarında gördük, şimdi de Suriye’de görüyoruz. Sınırınızdaki ülkede bulunan terör örgütlerine destek verip 5 bin TIR silah yardımı yapılan bir plana karşı Türkiye sessiz kalabilir miydi?

 

Selahaddin Eyyübi, İmam-ı Azam’ın coğrafyasında kan dökenlere karşı nasıl sessiz kalabiliriz? Bölgeyi kendi amaç ve hedefleri doğrultusunda şekillendirmek istiyorlar. Türkiye’nin bölgedeki etkisini ortadan kaldırmak istiyorlar. 1991’den bu yana bölgeyi istikrarsızlaştıran ABD, şimdi Suriye’deki terör örgütlerine 5 bin TIR dolusu silah göndererek sınırımızda yeni bir ‘ordu’ kurma girişimine karşı sesiz kalmamızı istiyor. Tabii Türkiye artık bunları dinlemiyor, icazet almıyor. Teröre destek veren ABD ve Batı çıldırıyor.

 

Bu nedenledir ki Başbakan Binali Yıldırım Afrin’de teröristlere verilecek her türlü desteğin Zeytin Dalı Harekatı’nın hedefinde olacağını söyledi. ABD’ye karşı bu çıkış Başbakan düzeyinde ilk defa oluyor. Bu çok sert ve anlamlı çıkıştır. Yani ‘ABD unsurları da karşımıza çıkarsa vururuz’ demektir.

 

Bu önemli operasyonu sulandırmak ve süreci çarpıtmak isteyenler de çıkmıyor değil. Sosyal medyada terör propagandası yapan, Kürt düşmanlığı pompalayan isimler, hesaplar var. Bunlara karşı gereken yapılmalı ve iletişim süreci iyi bir şekilde organize edilmelidir. Karalama kampanyalarına geçit verilmelidir. Harekatın adının Zeytin Dalı olması çok anlamlıdır. Zeytin Dalı barışı simgelediği gibi cesaret ve inancın da göstergesidir.

 

Türk Silahlı Kuvvetleri öyle özel bir ordu ki 15 Temmuz hain işgal girişimde TSK içine yuvalanmış vatan hainlerinin kendi halkımıza çevirdiği namlular, artık Fırat Kalkanı ve Afrin operasyonunda asıl adreslere, yani teröristlere çevrildi. 2015’te terörle mücadelede konsept değişikliğine giden Türkiye, bundan böyle savunmada değil taarruzda bulunarak terör unsurlarını oldukları yerde gidip bulup etkisiz hale getiriyor. Bu da birilerini rahatsız ediyor.

 

Bunların başında Fransa geliyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni Suriye konusunda toplantıya çağıran Fransa’da 1920-1921’in kuyruk acısı var.  O dönem Fransız işgali altında olan Afrin’e Türk askeri operasyon düzenlemiş ve işgalcilerin hevesini kursaklarında bırakmıştı. Bugün de kahraman Mehmetçik sınırımızda tehlike oluşturmak isteyenlerin ve bunların destekçilerinin heveslerini kursağında bırakacak. Kimse boşuna ‘Afrin’de ne işiniz var’ demesin!

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
• Yeni Sayımızı Okudunuz Mu?x
Advert