Advert
Advert
Advert
AK Parti seçim startını değişimlerle verdi
Adem Yavuz Irgatoğlu

AK Parti seçim startını değişimlerle verdi

Türkiye sıcak günlerden geçiyor. Hem iç siyasete hem de dış siyasette olağanüstü gelişmeler yaşanıyor. Bir tarafta Suriye’de yaşanan belirsizlik öte tarafta Kuzey Irak’ta yapılan gayri meşru referandum ve sonuçları, diğer tarafta ABD ile yaşanan vize krizi, beri tarafta ise AK Partili bazı büyükşehir belediye başkanlarındaki ve teşkilatlardaki değişim.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın AK Parti’nin yeniden genel başkanı olmasıyla iç siyaset daha da hareketlendi. Özellikle AK Parti açısından süreç çok hızlı ilerliyor. Çünkü 2019’da –olağan durumda- Yerel Seçimler, Milletvekilliği Seçimleri ve Cumhurbaşkanı Seçimi var. Bunların ilk basamağını yerel seçimler oluşturuyor. Hal böyle olunca AK Parti yerel seçimlerde Ankara, İstanbul, Bursa gibi büyük şehirleri kaybetmek istemiyor. Bu üç şehrin kaybedilmesi Cumhurbaşkanlığı seçiminin de kaybedilme ihtimalini gündeme getiriyor.

AK Parti’de bu sürecin hızlı bir şekilde yaşanmasının dört temel nedeni şunlar: Birincisini 16 Nisan Referandumunda aramak gerekiyor. 16 Nisan 2017’de yapılan referandumda yüzde 51.41 EVET, yüzde 48.59 ise HAYIR sonucu çıkmıştı. Özellikle Ankara ve İstanbul’da ‘hayır’ tercihinin öne geçmesi başta Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere AK Parti yönetimini hayal kırıklığına uğrattı. İkinci bir neden ise FETÖ ile mücadelede belediyelerdeki durumlar mercek altına alındı. İhraçlar, uzaklaştırılan personel, FETÖ ile mücadeledeki tutumlar değerlendirildi. Üçüncüsü ise vatandaşın ‘değişim’ talebinin dikkate alınmasıydı. Dördüncüsü ise partiye yük olma veya partinin yükünü omuzlama meselesiydi. Tüm bunları ölçen kamuoyu araştırmaları yapılmış olmalı ki 2019 gibi önemli bir seçim takvimine yaklaşırken AK Partili yetkililer ‘Halkın değişim talebine göre adım atıyoruz’ diyerek bu riskler göze alındı. Değişim aynı zaman da riski de barındırır.

Yukarıda sıraladığımız etkenleri özetleyen cümle ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan geldi ve Erdoğan “Bir metal yorgunluğu görüyorum” diyerek bu değişimin startını verdi. Devamında ise bunun bir tasfiye olmadığını, bayrak değişimi olması gerektiğini vurguladı. Böylece ilk önce Bakanlar Kurulunda değişiklik yapıldı, ardından teşkilatlarda il, ilçe ve belde başkanlarında değişim yaşandı/yaşanıyor. Şimdi ise sıra belediye başkanlarına geldi. Şubat ve mart ayına kadar bu değişimlerin tamamlanması bekleniyor.

Tabii böyle bir süreçte görev alanı değişen bakanlar, istifa eden veya ettirilen her belediye başkanı, il, ilçe, belde başkanı için FETÖ yaftasını yapıştırmak büyük bir haksızlık olur. AK Parti’nin bu dönemdeki iletişim sürecini çok iyi yönetmesi gerekiyor.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın partiyi zora sokmadan istifa etmesiyle gözler kamuoyunda gündeme getirilen ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bizzat işaret ettiği Ankara, Bursa ve Balıkesir belediye başkanlarına çevrildi. Topbaş damadı nedeniyle çok eleştirilmişti. Ve 16 Nisan referandumunda İstanbul’da yüzde 48.65 EVET, yüzde 51.35 HAYIR çıkması AK Parti açısından 2019 için ‘tehlike’ olarak görüldü. Hatta Cumhurbaşkanı Erdoğan o günlerde “İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi kaybeder” açıklamasıyla İstanbul’daki sonuçların ne kadar önemli olduğuna dikkat çekmişti.

Kendisi de İstanbul gibi dünyanın gıpta ettiği büyük şehrinde belediye başkanlığı yapıp merkez siyasete oradan yürüyen Cumhurbaşkanı, bu tür açıklamalarıyla “İstanbul’u kazanan iktidarı kazanır” sözünün ne anlama geldiğini çok iyi biliyor. Bir diğer önemli şehir de Başkent’tir. Ankara’daki referandum sonucu da yüzde 48.85 EVET, yüzde 51.15 HAYIR çıkmıştı. Bu iki şehir AK Parti’yi, Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ı bu riski almaya, değişimi başlatmaya yönlendirdi. Böylece seçim startı değişimle verilmiş oldu.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Bakmakta Fayda Var
Gölbaşı Alperen Ocakları’nda devir teslim töreni
Gölbaşı Alperen Ocakları’nda devir teslim töreni
Kadınlara evlilik öncesi eğitim
Kadınlara evlilik öncesi eğitim