Advert
Advert
Advert
Başkent’in kültür mirası: Ankara Kedisi
Adem Yavuz Irgatoğlu

Başkent’in kültür mirası: Ankara Kedisi

Belediyelerin hizmet alanları içerisinde alt ve üst yapı olduğu gibi, sosyal ve kültürel hizmetler de büyük önem arz ediyor. Park, bahçe, temizlik, yol, kaldırım, asfalt, sosyal tesis alanları, kültür merkezleri, spor salonları gibi geniş bir yelpazede hizmet veren yerel yönetimler ve yöneticiler şehri imar ederken insanı ihmal etmemelidir.
“Şehri imar ederken insanın ihmal edilmemesi nasıl olacak” diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Yaptığınız hizmetlerde insanın hukukunu, şehrin hukukunu, şehrin kültürünü, şehrin mirasını, şehrin tarihini, şehrin dokusunu korumak zorundasınız. Bu nedenledir ki Başkent Ankara’nın kültür mirası olan Ankara Kedisini korumak, yaşatmak ve dünyaya tanıtmak önemli bir hizmet ve projedir.
Hepimizin bildiği gibi Ankara ile özdeşleşen, şehrin markası haline gelen Ankara Kedisi Avrupa’da görülen ilk uzun tüylü kedi olarak bilinmektedir. Vücudunun güzel ve oryantal yapısı kısa zamanda popüler olmasını sağlamıştır. İlk kez 17. Yüzyılın denizcileri tarafından Avrupa’ya götürüldüğü bilinmektedir. Ankara Kedisinin birlikte yaşadığı kişiye derin bir sevgi duyması onun değerini daha da arttırmıştır. İçgüdülerine bağlı ve oldukça zekidirler. Tüm bu özellikleri bünyesinde barındıran Ankara Kedileri özellikle Başkent’te bulunan bizlere hem hayvan sevgisini teşvik etme sorumluluğu hem de Ankara Kedilerini koruma, yaşatma ve tanıtma görevini yüklüyor.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Ankara Kedisi logolarıyla Başkentlilerin dikkatini çekmişti. Pursaklar Belediye Başkanı Selçuk Çetin de yaptığı Ankara Kedisi Güzellik Yarışması ve Uluslararası Pursaklar Kedi Güzellik Festivalleri ile büyük dikkat çekti. Beş yıldır büyü bir başarı ile yapılan ve geçtiğimiz hafta sonu ikincisi düzenlenen Uluslararası Pursaklar Kedi Güzellik Festivali’nde konuşan Belediye Başkanı Selçuk Çetin “Amacımız Ankara Kedisini korumak, yaşatmak ve dünyaya tanıtmak olduğu gibi aynı zamanda hayvan sevgisini de teşvik etmek istiyoruz. Çünkü televizyonlarda, gazetelerde hayvan katliamlarının, işkencelerinin haberlerini görmek istemiyoruz. Hayvan severlere, çocuklarımıza bu tür güzel haberleri izlettirmek istiyoruz” diyerek bu projenin asıl amacını özetlemişti. Zaten projenin geleneksel hale gelmesi de halkın takdirini ve bu projeyi sahiplendiklerini gösteriyor.
Dünyanın dört bir yanından katılımcı ile gerçekleşen festival aynı zamanda hem Pursaklar’ın hem Ankara’nın hem de Türkiye’nin insan haklarına, hayvan haklarına verdiği önemi, yerel yönetimlerin ve yöneticilerin vizyonunu, misyonunu, dünyaya bakış açısını, şehrin değerini korumasını göstermesi bakımından önemlidir.
Bu tür yarışmaları, festivalleri eleştirenler de olmuyor değil. Burada şunu hatırlatmak lazım ki nasıl bir kediye, köpeğe yapılan işkence görüntüleri bizleri rahatsız ediyorsa, hayvanlara karşı gösterilen sevgi ve ilgi de bizleri memnun etmelidirÇünkü İslamiyet’te kediler ‘temizlik’ ile simgelenmiştir.
Nakledilenlere göre Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.av) Uhud seferinde ordunun önüne yavrularını emziren bir kedi çıkınca, kedinin başının ezilmemesi için oraya bir nöbetçi görevlendirip, orduyu kedinin etrafından döndürmüştür. Sefer dönüşü ise kedinin adını ‘Müezza’ koyduğu rivayet edilir. Ve yine Abdurrahman b. Sahr adlı sahabe kedi sevgisinden dolayı Ebu Hureyre (Kedilerin Babası) lakabını almıştır.
Bu nedenledir ki insana olan saygımızı yitirmeden, hayvanlara olan merhametimizi de eksik etmemeliyiz. Yazılı ve görsel basının büyük ilgi gösterdiği, dünyanın dört bir tarafına ulaştırdığı bu organizasyonun haberleri Türkiye’nin, Ankara’nın ve özelde Pursaklar’ın hayvan haklarını koruduğunu, hayvanlara merhamet gösterdiğini bir kez daha ispatlamıştır.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Bakmakta Fayda Var
DIŞ CEPHE kaplama başladı
DIŞ CEPHE kaplama başladı
Pazartesi Buluşmaları devam ediyor
Pazartesi Buluşmaları devam ediyor