Advert
Advert
Advert
Adalet terazisini iyi ayarlamak
Adem Yavuz Irgatoğlu

Adalet terazisini iyi ayarlamak

Türkiye zorlu bir süreçten geçiyor. “Darbelerin, kalkışmaların, muhtıraların bir daha olmaz” dediğimiz son on yılda hepimiz hayal kırıklığına uğradık ve bunları yaşadık. Bu anti demokratik yöntemlerin olmaması için herkesin mücadele etmesi gerekiyor. Ölçü ise adalet terazisini iyi ayarlamaktır.
 
Türk kamuoyunun genellikle odaklandığı yıllar AK Parti iktidarları dönemini ele alıyor. Nasıl alınmasın ki dediğinizi duyar gibiyim. Haklısınız. Çünkü 15 yıllık kesintisiz bir iktidar döneminden bahsediyoruz. Öyle ki 2000’in başında dünyaya gelen bir bebek bugün genç deli kanlı veya genç bir kız olarak yaşamına devam ediyor. Dolayısıyla Türkiye’nin genç nüfusunu temsil eden 15 ila 18 yaş arası kesim varlık içinde büyüyen bir kitleyi temsil ediyor.
 
2000, 2001’de dünyaya gelen bebekler Türkiye’nin yaşadığı ekonomik sıkıntıları bilmediği gibi 2002 ve sonrasında dünyaya gelenler de belki de bu sıkıntılardan uzak, devamındaki yılların kazanımlarının da farkında olmadan büyüdü. Ama bu 16, 17, 18 yaşlarındaki gençlik 15 Temmuz’da vatan ve bayrak savunmasında sokağa çıkıp, tanklara ve toplara karşı mücadele etmenin ne kadar kutsal olduğunun farkına en iyi varanlardandı.
 
AK Parti’nin iktidar olduğu 2002’den bu yana elbet de çok şey değişti. Sağlıkta, eğitimde, ulaşımda, ekonomide, adalette, kısaca alt ve üst yapıda birçok gelişme yaşadık. Bunlardan ülkece istifade ettik. Vatandaş memnun kaldığına teşekkür etti, memnun kalmadığını eleştirdi.
 
AK Parti’nin 15 yıllık iktidarında parti kapatma davası, 27 Nisan e-muhtırası, 17-25 Aralık yargı darbesi girişimi, 7 Şubat MİT Müsteşarına operasyon girişimi, gezi olayları, 6-7 Ekim olayları ve en sonunda 15 Temmuz hain işgal girişimini yaşadık. Bunların birçoğunun arkasında uluslararası güçlerin varlığı biliniyor. Dönem dönem yaşadığımız bu sarsıntılar, bazen kutuplaşmaları bazen de kenetlenmeyi beraberinde getirdi.
 
Yukarıda sıraladığımız olaylara baktığımız zaman kamuoyunu büyük ölçüde birleştiren tek olay 15 Temmuz hain işgal girişimine karşı verilen mücadele oldu diyebiliriz. Çünkü orada bir parti veya bir kesim değil hedef Türkiye idi. Bu aziz millet, bunu görüp 15 Temmuz’daki karanlık geceyi bir anda aydınlığa çıkarttı. İlk öne atılanlar ise gençler oldu. O zorlu gece işgalcilere geçit vermeyen millet, bundan sonraki süreci devlete, iktidara ve adalete bıraktı.
 
15 Temmuz sonrası ilan edilen OHAL ve bu dönemde çıkartılan birçok KHK ile başta FETÖ olmak üzere bütün terör örgütleriyle amansız bir mücadele edileceği kararlaştırıldı. Çıkartılan KHK’ler ile çok sayıda kamu görevlisinin devletten ilişiği kesildi, açığa alındı, hapse atıldı. Bunların bir kısmı fiilen o hain işgal girişiminde bulunanlar olurken, çoğu da FETÖ’nün iletişim ağı olarak tespit edilen ByLock başta olmak üzere banka hesapları, toplantılar, gazete abonelikleri, ihbarlar gibi birçok gerekçe ile işlem gördü.
 
Tam da burada adalet terazisini iyi ayarlamak gerekiyor. Bu hainliğe bulaşanlar adalete teslim edilmeli. Yeni mağduriyetlere ise geçit verilmemeli. Çünkü bu süreçte bazı mağduriyetler yaşanıyor. Bunu devlet büyükleri de dillendiriyor. Nitekim bazı KHK’ler ile göreve iade edilmeler bunun en somut göstergesidir. Bu uzun soluklu mücadelede adalet terazisinin şaşmaması lazım!
DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Bakmakta Fayda Var
Saray’daki modern düğün salonu tamamlandı
Saray’daki modern düğün salonu tamamlandı
Başkan Duruay, pazar esnafını ziyaret etti
Başkan Duruay, pazar esnafını ziyaret etti