Advert
Advert
Avrupa’nın alçalışı
Adem Yavuz Irgatoğlu

Avrupa’nın alçalışı

Türkiye bir referandum yaptı Avrupa’nın maskesi düştü. “İyi çocuk” ve “Kötü çocuk” belli oldu. Yani şapka düştü kel göründü.
 
16 Nisan referandumu öncesi Avrupa’da başlatılan ‘Hayır’ kampanyası şimdi yerini “Erdoğan’ı öldürün” tehditlerine bıraktı. Türkiye’nin yönetim sistemindeki değişiklik meğerse sadece bizdeki ‘Hayırcıları’ etkilemiyormuş. Avrupa’nın sempatik görünümlü antipatikleri daha çok etkileniyormuş bu sonuçtan.
 
Türk halkının yüzde 51,4’ünün ‘evet’ diyerek hukuken kabul edilen bir sonuçta karar kılması sadece Kılıçdaroğlu’nu değil Avrupa’nın tontonlarını da tatmin etmemiş. Onlar da referandumun meşruiyetini sorgulama cüretini gösteriyor. Yetmiyor bir de ölüm tehditleri savuruyorlar.
 
Mesela Fransa’nın Uluslararası İlişkiler Enstitüsünde görev yapan ve adına politika uzmanı denen Philippe Moreau Defargen bir televizyon programının canlı yayınında Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanını hedef göstererek “Türkiye’de referandum kabul edildi. Erdoğan bütün yolları kilitleyecek. Halk ya iç savaşa gidecek ya da Erdoğan öldürülmeli” diyerek tam bir alçaklığa imza attı. Hollanda’nın atlı itli saldırılarını unutturan ve Türkiye’deki demokrasiye fıransız kalan Fransız profesörün bu tavrı Avrupa’nın alçalışını göstermeye yetiyor.
 
Yine aynı ‘fabrika’ ürünü olan Alman Die Welt gazetesinin yaptığı tellalcılığa baktığımız zaman bu hafta yapılacak olan Avrupa Birliği Dışişleri Bakanları toplantısında AB ile Türkiye’nin 2005’ten bu yana sürdürülen üyelik müzakerelerinin durdurulacağına karar verileceğini belirtiyor. Bununla da yetinmiyor “Türkiye’de insan hakları, özgürlükler ve demokrasi ilkelerinin sürekli ihlal edildiği” iddiasında bulunuyor.
 
16 Nisan referandumunda ‘Evet’ diyenlerin çifte vatandaşlıklarını iptal etmekten, oradaki Türkleri sınır dışı etmekten bahseden, insanları yaşam hakkı, seyahat özgürlüğü, ifade özgürlüğü, demokratik tercihlerini hiçe sayan, camileri yağmalayan, Türklerin sır ölümlerini aydınlatamayan sanki bunlar değil.
 
Adama sormazlar mı demokrasinden, insan haklarından bahseden sizler, 15 Temmuz’da Türkiye’ye yönelik yapılan hain işgal girişiminin başarıya ulaşması için ne kadar çaba sarf ettiniz? 15 Temmuz’da çıplak elleriyle tankları ve topları durduran, sizlerin desteğiyle geleceğimize kast edenleri hezimete uğratan bu aziz milleti ne zaman tebrik ettiniz? Hadi bunları yapmaya yüzünüz yok biliyoruz da en azından Türkiye’den kaçan hainlere neden kucak açtınız?
 
Milyonlarca Suriyeliye sınırlarını, evlerini, iş yerlerini açan, onlar için seferber olan Türkiye’ye karşı ne tür bir yardımda bulundunuz ki insan haklarından bahsediyorsunuz! Türkiye’ye yardım etmek yerine, bu insanlık dramına karşı gözlerinizi kapatıp, kulaklarınızı tıkayıp, sınırlarınızı tel örgülerle korudunuz. Kalplerinizin durumunu zaten yazmaya gerek yok!
 
Orta Doğu’da yaşananlardan kendinizi sorumlu tutmayarak kurtulacağınızı mı zannediyorsunuz? Mısır’da Sisi darbesine, Suriye’deki Esed zulmüne sessiz kalarak kendinizi aforoz mu edeceksiniz?
 
ABD’nin de bunlardan geri kalır yanı yoktur. Fransız profesör gibi eski Pentegon görevlisi Michael Rubin, Newsweek’teki yazısında akıl almaz bir iddiada bulunmuş “Erdoğan Avrupalı liderleri öldürmek için suikastçılar mı gönderecek?” diye yazmıştı. Demokratik yollarla mağlup edemediklerini ayak oyunlarıyla yok etmek istiyorlar.
 
Rahmetli Obama da Türkiye’yi oyalamak için elinden geleni yapmıştı. Trump da selefi gibi 4 aylık başkanlık döneminde izlemekle yetinip, 16 Nisan’da referandumdan evet çıkması sonucu “Türkiye ve Erdoğan ile yapacağımız çok iş var” diyebildi. Bakalım Avrupa’nın alçalışına ABD de ortak olacak mı!
DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Bakmakta Fayda Var
Gölbaşı'nın Çehresi Yenilenen Cepheler İle Değişiyor
Gölbaşı'nın Çehresi Yenilenen Cepheler İle Değişiyor
Eymir Gölünde Ceset
Eymir Gölünde Ceset