Advert
Advert
Advert
En büyük hobileri CHP’li olmak
Soner Aksakal

En büyük hobileri CHP’li olmak

Uyarıyorum, önyargılarınızı bir kenara bırakıp düşünerek okuyun.

Gölbaşı’nda şu an en çok konuşulan konu CHP. Sebebi, yaklaşan kongre. Oturdum düşündüm. CHP (Gölbaşı) normalde çok fazla gündem olmaz. Ama yıllardır her kongre döneminde Gölbaşı’nın en önemli gündem maddesi olur. Acep sebebi nedir? Dedim ve düşündüm.. Umarım düşüncelerime katılırsınız.

Ben olayı şöyle yorumluyorum: Birilerinin en büyük hobisi CHP’li olmak. Boş zamanlarını değerlendirdikleri, işten arta kalan ve işlerine zarar vermeyen durumlarda muhalif olmanın inanılmaz tatminini CHP’liyim diyerek geçiştiren partililerin var oluşudur. En köklü parti olması, temellerinin Mustafa Kemal Atatürk tarafından atılmış olması saygı ve sempati gerekçemiz olurken bu bahsettiğim tiplerin hareketleri CHP’nin hem kurumsallaşmasına hem inandırıcılığına hem de devamlılığına engel olmaktadır. Örneklendireyim: Tarafsız bir gözle bakın. İlçe kongresine giderken delege ziyaretleri olsun, mesajlar olsun, basın temasları olsun her anlamda dört dörtlük çalışan bir CHP görüyoruz. İlçe başkanı adayından daha çok onun başkanlığını isteyen ekibin hummalı çalışması adeta gözlerimizi yaşartıyor. Hal böyle olunca ilçe başkanı göreve geldiğinde de ilçe başkanından daha çok konuşan tipler peydahlanıyor. Ardından ilçe başkanı ben neredeyim, ne oluyor demeye başlıyor. Aaaa bir bakmışsınız yalancı başlıklar (Dikkat bu bir ironidir), örneğin “CHP’de Kaos” doğru olarak sonuçlanıyor. Sonrasında aslında CHP’de kaos vardı da biz partiye saygısızlık etmedik diyerek sıyrılmaya çalışıyorlar. Oysa kaosun temel sebebinin kendileri olduğunun farkına bile varmıyorlar.

İşin özü şudur ki, Cumhuriyet Halk Partisi ne çekiyorsa ilçe başkanlarından değil; parti içinde birbirine muhalif olanların birbirlerine inat başkalarına destek olmaları ve bunu birbirlerine karşı değil, birilerinin üzerinden yapmaları nedeniyle çekiyor. En çok kullandıkları parti içi muhalefet kelimesini yüz yüze değil, ortaya çıkan adaylar üzerinden yapıyorlar. Destekledikleri adayı da başkan yaptıktan sonra (buna muhalefet hastalığı mı desek) ona da muhalif oluyorlar. Ve gelsin olağanüstü kongreler.. Sonra CHP’nin kapısını açmayan, sokakta CHP propagandası yapan, kimi zaman CHP muhaliflerinden daha çok CHP’yi eleştiren insanlar bir anda destekledikleri aday için partiyi aşındırmaya, gece gündüz çalışmaya başlıyorlar. CHP İlçe Başkanlığı ve yönetiminin maaşlı bir statüsü de yok oysaki. CHP İlçe Başkanı olmak ticari bir çıkar da sağlayan bir yapı değil, mevcut durumda. Yani bu kadar mücadele, bu kadar istek ne için? Sakın ideolojik demeyin. Ya da ülkeye bağlılıktan veya CHP’li olmanın gerektirdiklerinden bahsetmeyin. Kızmayın, cevaplayacağım, çünkü çok önyargılısınız. Sadece şu soruyu cevaplandırırsanız kızmanıza gerek kalmayacak. Soruyorum: İlçe başkanlığı ve kongrede bu kadar efor sarf eden, kafasını gövdesini her şeyini ortaya koyan bu partililer hem yerel hem genel seçimlerde gölge olmayı neden tercih ederler? Yalansa istediğinizi söyleyin bana. Soruyu tekrarlıyorum ve gerçekten anlamak istiyorum. Kongre döneminde delegelerin kapılarını aşındıranlar, basını arayanlar, yemekte buluşanlar, her türlü fedakarlığı yaparak partisine hizmet edenler yerel ve genel seçimde neden hiç boy göstermezler? Şahıslar üzerinden konuşmuyorum. Konuyu üstüne alınanlar illaki cevap vereceklerdir. Yani özetle ilçe başkanlığını kolay kazanacağınızı, yerel ve genel seçimlerde başarısız olacağınız inancını kabul mü ediyorsunuz?

Senin derdin ne diyenlere açıkça söyleyeyim, derdim şu: Hangi parti olursa olsun, Gölbaşı samimiyetsiz siyasetçilerin, nefsiyle hareket eden, kiniyle hareket eden ve sadece kendi çıkarlarını düşünen insanlar yüzünden bir türlü ileri gitmiyor. Şöyle düşünelim, CHP’nin başarılı olması benim çok büyük arzu ve isteğim değil. Ancak demokratik bir yapıyla yönetilen ülkemizin ve Gölbaşı’nın en büyük eksiği güçlü ve donanımlı bir muhalefetin olmamasıdır. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak, Gölbaşılı olarak, sevsem de sevmesem de güçlü bir muhalefet hepimizin isteği olmalıdır. Sebebi, güçlü muhalefet güçlü iktidarı doğuracaktır. Yapılan yanlışları eleştirecek bir mekanizmanın boşluğu ortadan kalkacaktır. Yani benim derdim, güçlü Türkiye için kurumsal, donanımlı ve hakkaniyetli bir muhalefettir. Muhalefetin ne olduğunu bilen bir muhalefettir. Ota sapa yanlış diyen veya ben muhalefet olmalıyım diyerek muhalif olmak değildir.

Bu düşüncelerimle yaklaşan kongrede tüm adaylara başarılar dilerken hep söylenen “Atatürk çizgisinde bir CHP” hayaliyle, saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Bakmakta Fayda Var
Seminere Davet
Seminere Davet
Gölbaşı Semalarında Renkli Görüntüler
Gölbaşı Semalarında Renkli Görüntüler