Yemek ve Cinsiyet
Cihan Canbolat

Yemek ve Cinsiyet

Cinsiyet, kadın ve erkek arasındaki biyolojik olarak belirlenen farklılıklardır. Cinsiyet biyolojik olarak belirlenmiştir ve doğuştandır. Kadın ve erkek arasındaki fiziksel farklılık ve aktiviteye dayalı beslenmeye göre geçmişten bu yana gücü temsil eden yiyecekler (et ve ete dayalı ürünler) erkeği, zayıf yiyecekler ise (sebze ve meyveler) daha çok dişiliği temsil etmektedir. Aynı zamanda kültürümüzde yiyeceklerin adlandırılmasında da dişillikler ve erillikler söz konusudur. Örneğin, dilberdudağı, hanımgöbeği, vezirparmağı, kadınbudu köfte, analı kızlı bu yemeklere örnektir. Taş devrinde geçim ekonomisinin bir gereği olarak erkekler ava çıkıyor, kadın ve çocuklar ise çevrelerinde bulunan yenilebilir bitkileri topluyordu.Yemek hazırlamak gibi büyük bir sorumluluk bu çağlarda kadına yüklenmişti. Bu yeni yük her ne kadar yorucu olsa da kadının aile içindeki itibarını yükseltmiş olmalıydı. Asya’da budist tapınaklarında rahiplere bakire kızların pirinç pişirmesi, Avrupa’da kadın ve erkeğin birlikte yemek yemesi ve hatta savaşta da birlikte çarpışması, Afrika’da hayvanların sakatat ve cinsel organlarını sadece erkeklerin yemesi, Güney Amerika’da zenginliğin at ile ölçülerek  başlık parası olarak kısrak kullanılması, Amazonlarda avlanma görevini kadınların yemeklerin hazırlanmasını  ise erkeklerin üstlenmesi kültürlerarası kadın erkek farklılıkları olduğunu göstermektedir. Peki ya bizim kültürümüz; babamız sofraya oturmadan yemeğe başlamıyor muyuz hala? En büyük tabağı evin reisi mi alıyor? Her evde yemeği anneler mi hazırlıyor? Erkekler bihaber iken evlenecek olan genç kızlara yemek öğretiliyor mu? Tabiî ki hayır. Teknolojik gelişmelerin etkisi ve kadınlarımızın iş hayatındaki büyük yeri, belki de yemeğe ulaşmanın eskisi kadar zor olmaması, tüm bu geleneklerin üzerini örtmekte, dondurulmuş paket yiyecekler, konserveler, internetten siparişler, abur cuburlar ve fast food’lar hem sağlığımızı hem de geleneklerimizi zayıflatmış görünüyor. Belki de eski çağlarda bu imkanlar olsa onlar da akşam mağaralarına gelene kadar avlanmak yerine kafelere, kuaföre, sinemaya gider sonra sağlıksız yiyeceklerini yerdi. Biz de gelecekte maalesef torunlarımızın tahmin edemeyeceğimiz hastalıklarından şu anda muzdarip olacaktık. 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Karaaslan dolmuşa bindi
Karaaslan dolmuşa bindi
50 kişi iş hayatına ilk adımını attı
50 kişi iş hayatına ilk adımını attı