Advert
Advert
TAK kimin maşası?
Adem Yavuz Irgatoğlu

TAK kimin maşası?

Halep’teki insanlık dramı ile dertlenirken İstanbul’dan gelen hain saldırı ile bir kez daha yüreğimiz yandı. Onlarca polisimiz ve sivil vatandaşımız şehadet şerbeti içti.  Bu tür saldırılarda kimi zaman “İstihbarat zafiyeti” denir, kimi zaman “yaşadığımız zorlu coğrafyanın tayin ettiği kader” denir kimi zaman da “Uluslararası güçlerin desteklediği terör örgütlerinin Türkiye’ye diz çöktürme girişimi” değerlendirmesi yapılır. İlk ikisini bir kenara bırakarak üçüncü değerlendirmeye yoğunlaşmak istiyorum.

Son verilere göre ülkemizde 2016 yılı içerisinde 28 bombalı saldırı gerçekleşti ve bu hain saldırılarda 570 kişi şehit oldu. Bunların en tazesi ise İstanbul’daki patlama. Bu tür kalleşçe saldırılarda eylemi üstlenen ve ‘Moda’ haline gelen TAK (Kürdistan Özgürlük Savaşçıları) peyda oldu. Oysa bu örgüt veya isim değişikliği yabancı istihbaratların kullandığı cani bir organizasyonun adıydı. Tıpkı DAEŞ gibi.

Saldırının olduğu gece, Türkiye’nin yönetim sistemini değiştirecek olan Anayasa değişiklik teklifi TBMM’ye sunuldu. Aynı akşam İstanbul’daki hain saldırı gerçekleştirildi. Bu bir tesadüf müydü? Dünyada enerji alanında ciddi hareketlenmeler var. ABD’nin yeni Başkanı Trump da dışişleri bakanlığı için çok uluslu petrol ve doğalgaz şirketi CEO’su Rex Tillerson’u açıkladı. Türkiye enerji alanında her türlü baskıya rağmen yerli enerji kullanımına yoğunlaşıyor, hamleler yapıyor, TSK, El Bab’da mücadele ediyor ve saldırılara maruz kalıyoruz. Bu saldırıları da birkaç gün aradan sonra TAK üstleniyor. Bunlar tesadüf mü? TAK’ın sahne aldığı birçok olayı yaşadık. Bir kısmına bakalım.

2016’ın başında 17 Şubat’ta Ankara Kızılay’ın göbeğinde askeri servis aracına bombalı saldırı yapıldı. Bu saldırıda 28 kişi hayatını kaybetti. Aradan iki gün geçmişti ki saldırıyı TAK üstlendi. Bir ay sonra 13 Mart 2016’da Kızılay’daki Güvenpark’ın olduğu otobüs durağında bomba yüklü araçla saldırı düzenlendi. 27 kişi hayatını kaybetti. Saldırıyı üstelenen örgüt yine değişmedi: TAK.

İlkbahar geldi, tabiat canlandı, bahar meyvesini vermeye başladı, insanlar huzuru, kardeşliği hayal ederken turizm üzerinden saldırmaya başladılar. 27 Nisan’da Bursa Ulu Camii yakınında intihar saldırısı gerçekleşti. 23 kişi yaralandı ve saldırıyı TAK üstlendi. Saldırılar yaz aylarında da durmadı. Bu kez 7 Haziran’da İstanbul Vezneciler’de bomba yüklü araçla saldırdılar, 11 kişi hayatını kaybetti. Saldırıların değişmez ismi TAK, bu eylemi de üstlendi.

Türkiye en büyük acılardan birini kendi ‘askeri’nin silahından çıkan kurşunlarla yaşayacaktı. 15 Temmuz akşamı FETÖ işgal girişimi ile 246 vatan evladı şehit oldu, binlerce de gazi. Bu badireyi de atlatan Türkiye hain saldırılardan yine kurtulamadı. 20 Ağustos’ta Gaziantep saldırısını yaşadık. 59 kişi hayatını kaybetti. 6 Ekim’de İstanbul Yenibosna’da motosikletli bomba eylemi oldu, sıcağı sıcağına olayı TAK üstlendi.

Sonbaharla birlikte yapraklar yine toprağa düşmeye, fidanlar şehit olmaya devam etti. Hainler boş durmayıp 24 Kasım’da Adana Valiliği’ne saldırıp 2 sivili şehit etti. Beş gün sonra bu saldırıyı da TAK üstlendi. Ve son olarak İstanbul’da 44 vatandaşımızın şehit düştü.

Terör eylemlerinin sonuçlarına ve mesajlarına baktığımızda DAEŞ’i kim kurdu, kim büyüttü ise TAK denen lanetli yapıyı da aynı kaynaklar kurdu ve büyütüyor görünüyor. Rabbim yardımcımız olsun.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Devrim gibi..
Devrim gibi..
Fatih Polat’a kritik görev
Fatih Polat’a kritik görev