Advert
Advert
Advert
Yeni dönemin kodu: uyum ve liderlik
Adem Yavuz Irgatoğlu

Yeni dönemin kodu: uyum ve liderlik

AK Parti’de yaşanan Olağanüstü Kongre ile birlikte Başkent siyaseti baş döndüren bir hal aldı. Bir taraftan iktidar partisinde yaşanan genel başkan ve başbakan değişikliği, diğer tarafta kurulacak olan yeni hükümette kimlerin bakan olup olmayacağı merak konusuydu.

Ustaca hamlelerle genel başkan ve başbakan değiştiren AK Parti’yi kutlamak gerekiyor. Bir başka partide böyle bir gelişme yaşanmış olsaydı şüphesiz kavga gürültü görüntüleri eksik olmazdı. Ama AK Parti kendine yakışanı yaparak, bir demokrasi şöleni ile bu işi halledip, yeni gelen başkanını ve yeni başbakanı seçti.

Lidere itaat, sadakat, bağlılık adına her ne derseniz deyin, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan bu ülkeye farklı bir siyaset anlayışı kazandırdı. Ve AK Parti ile olan geçmişteki “hukuki bağ” ve şu anki “gönül bağı” siyasi bir deha halini alarak her zaman partinin “umudu” oldu. Yaşanan gelişmelerin kavgasız, gürültüsüz sonuçlanmasında Ahmet Davutoğlu’nun hakkını teslim ederken, burada en büyük payın Cumhurbaşkanı’nın olduğunu söylemek gerekir.

Her gün şehit verdiğimiz, terörle mücadelede yedi düvele karşı mücadele ettiğimiz bir dönemde, iktidar partisi olarak sancısız geçişleri sağlamak çok kolay değildir. Çünkü bu ülke, cumhurbaşkanlığı devir teslim töreni yaptırmayanları da başbakanlara anayasa kitapçığı fırlatanları da gördü.

Öte taraftan yanı başınızdaki muhalefet partilerine baktığınız zaman,‘tarlada kurultay’ yapmak isteyen, yenilgi üstüne yenilgi yaşayarak koltuğa yapışıp kalanlar, sırtını bilmem nerelere yaslayanların yaşadığı tablo, siyasetin bir başka yüzünü aynaya yansıtıyor.

“AK Parti nasıl oldu da 14 yıldır bunu başarıyor?”sorusunun cevabı herkesin merak konusu oldu. Aslında bunun tek bir cevabı var o da lider olmak ve milleti anlamaktır. Öyle ki AK Parti’nin 2. Olağanüstü Kongresi’nde en çok öne çıkan da Erdoğan liderliği oldu.

Türk siyaseti bugüne kadar birçok deneyim yaşadı. Gerek darbe dönemleri gerekse koalisyon dönemleri bu milletin hafızasında her zaman yer etti. AK Parti ile birlikte siyasete yeni bir anlayış ve istikrar geldi. ‘Dikleşmeden dik durmak’ bir anlamda hayata geçti. 2002’den beri AK Parti’yi bu günlere taşıyan kadrolar zaman zaman yol ayrımı yaşasa da Erdoğan etrafında kenetlenen isimlerin hala siyasette olduğunu görüyoruz. Bu da siyasetin biraz sabır, biraz cesaret, dik durmak ve daha çok dürüstlük, fedakârlık, vefa gerektirdiğini gösteriyor.

Peki, şimdi ne oldu da bunları yaşadık? Seçilmiş bir cumhurbaşkanı ve seçilmiş bir başbakanın olduğu ülkede sistem krizinin yaşanmamasının bir garantisi yoktu. Öyle de oldu. Son yaşan tablo bize gösteriyor ki aslında bu sürecin kodu “uyum”dan geçiyor. AK Parti’nin bütünlüğü ve Cumhurbaşkanı ile olan bağların kuvvetlendirmesi gerekiyordu. Ahmet Davutoğlu’nun güçlü başbakanlığı bir noktada “uyum problemi” yaşattı.

İcraatları ve esprili kişiliği ile tanınan Başbakan Binali Yıldırım, bundan sonra bu uyumu sağlamak ve aradaki bağı güçlendirmek üzere yola çıktı ve ‘liderimiz Erdoğan’dır’ dedi. Öyle görünüyor ki bundan sonra dış politikada ve iç politikada ilk muhatap Sayın Cumhurbaşkanı olacak. Yeni hükümet ise daha çok icraat yapıp, ülkeyi 2023 hedeflerine taşıyacak. Yani işine bakacak. 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Bakmakta Fayda Var
Nezaket Okulu tebessüm ettiriyor
Nezaket Okulu tebessüm ettiriyor
Şimşek’ten muhtarlara sabah mesaisi
Şimşek’ten muhtarlara sabah mesaisi