Reklamı Geç
Advert
Advert
Boşanmalar artıyor!
Adem Yavuz Irgatoğlu

Boşanmalar artıyor!

Toplumun temel yapı taşı olan aile her geçen gün zedeleniyor ve insanlar birlikte yaşamaktan uzaklaşarak bireyselliğe doğru kayıyor! Nikâhlı birliktelik, sadakat, güven ve sevgi duygusunun kaybolduğu bir toplumda aile yapısının korunması bir hayli güçtür. Çünkü temeli sağlam olan aile, işlevini yerine getirerek barışık bir toplum inşa eder.

Maalesef modernizmin iliklerimize kadar işlediği ve kapitalist bir dünya düzenin pusulasında, aile fertleri arasındaki tahammül de kaybolmaya yüz tuttu. Gemi rotasını başka yöne çevirdi. Öyle ki üniversite öğrencilerinin birçoğu da ailesinden uzaklaşmak ve uzakta okumak istiyor! Ailesinin bulunduğu şehirde çalışmaksa istemiyor! (Araştırmalar bu yönde)

Çocuk bakımı ve yetiştirmesi, karar mekanizmalarına, kadının iş hayatına aktif olarak katılımı, eşler arası iletişim gibi boyutlarda ortaya çıkan değişiklikler (buna çatışmalar da diyebiliriz), bireylerin beklentileri, inançları, düşünceleri, istek ve arzuları bunlar ister istemez evliliğe ve boşanmaya ilişkin tutumları farklılaştırıyor. Böylece toplumun temel unsuru olan aile, işlevini yitiriyor. Şu bir gerçek ki “Aile, toplumun doğal ve temel unsurudur. Toplum ve devlet tarafından korunur.” (İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi. Md. 18). O halde aileyi korumak için hem toplum olarak hem de devlet olarak üzerimize düşen görevi yerine getirilmeliyiz.

Geriye dönük TÜİK’in yayımladığı verilere baktığımızda evlenmelerin azaldığı buna karşın boşanmaların arttığını görmek mümkün. Her ne kadar araştırmaların birçoğu küresel krizle bağlantılı olarak sunulsa da boşanmalarda yukarıda yazdıklarımızın etkisi gözden kaçmamalıdır. Çünkü 2012’de kaleme aldığım bir yazımda, Sosyal Ekonomik Araştırmalar Merkezi (SEKAM)’nin yaptığı araştırmanın sonuçlarına yer vermiştim. O günden bugüne boşanmalarda azalma olmadı tam aksine arttı.

O araştırmada ailenin özelliklerine şu şekilde veriliyordu:  “Aile evrenseldir, her toplumda ve sosyal gelişimin her devresinde yer almaktadır, duygusal bir temele dayanır, bireyleri şekillendirme özelliğine ve biyolojik koşullar çerçevesinde sınırlı bir büyüklüğe sahiptir. Aile sosyal yapıda çekirdek özelliği taşır. Aile sürekli ve aynı zamanda geçici bir tabiata sahiptir, kurum olarak devamlılık ve evrensellik özelliği taşır…”

Demek ki sosyal yapıda çekirdek olan aile, işlev olarak da neslin devamını sağlamak ve korumak, toplumsallaşmaya katkı sunmak, cinsel davranışın düzenlenmesini sağlamak, sevgiyi kuvvetlendirmek, toplumsal bir statü kazandırmak, kişilik ve kimlik inşasında bulunmaktadır. Ancak ailenin bu işlevsel yapısına müdahale anlamına gelen bazı gelişmeler var: “Sanayileşme, bürokratikleşme, kentleşme, modernleşme, güç, sömürü…”

Tüm etkenleri alt alta sıraladığımızda boşanmaların nedeni olarak “Şiddetli geçimsizlik” kavramı karşımıza çıkıyor. Ve her gün bunun haberlerini okuyor ve izliyoruz.Öyle ki 2015 yılı Aralık ayında boşanmaların nedenini araştırmak üzere TBMM’de komisyon kuruldu. Komisyonun yaptığı araştırma soncuları 11 Nisan 2016’da Düzce’de açıklandı. Araştırmaya göre boşanma oranının 2023’e kadar binde 1,93 olması öngörülüyor. Bu çok büyük bir oran!

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın Ocak 2016’da yaptığı araştırmaya göre de kadınlar boşanma nedeni olarak en çok ‘şiddet’i, erkekler ise ‘yakın çevre’yi neden olarak gösteriyor

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
• Yeni Sayımızı Okudunuz Mu?x
Advert