Reklamı Geç
Advert
Advert
İHANET CEPHESİ SIRT SIRTA VERDİ
Adem Yavuz Irgatoğlu

İHANET CEPHESİ SIRT SIRTA VERDİ

Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler ihanet cepheleri için bir ‘fırsat’ oldu. ABD’sinden Avrupa’sına, Rusya’sından Ermenistan’ına kadar bütün şer ittifakı, ihanet cephesi ve bunların yerli işbirlikçileri harekete geçti.

Bunlara eş zamanlı olarak içerideki ve dışarıdaki terör örgütleri de kol kola girip DAİŞ, PKK, YPG, PYD, DHKP-C, MLKP, TAK, paralel yapı gibi isim ve eylemlerle boy gösterdi. Amaç “Ortadoğu yangınında Türkiye’ye ne kadar zarar verebiliriz, bunu nasıl fırsata çevirebiliriz?” idi. Eski Türkiye özleminde olanlar ‘Yeni Türkiye’nin bu kadar direnç sahibi olduğunu hesaba katamamış olacaklar ki eski yöneticiler gibi höd dediklerinde koltuğu bırakıp kaçacaklarını düşündüler.

40 yıldır terör belası ile baş başa olan Türkiye bir de Ortadoğu’daki yangının etkisine girince, birileri bu cennet vatan üzerinde ameliyat yapmak için heveslendi. Gerek içerideki şer odakları gerekse dışarıdaki ihanet cephesi söz birliği etmişçesine Türkiye’yi ‘karalamaya’ başladı.

Fazla uzağa gitmeden sadece 7 Haziran seçimleri sonrasındaki dönemin sosyolojik, psikolojik, ekonomik ve siyasal analizlerini aklıselim ile yaptığımız zaman, kimin hangi cephede ne tür silahlar kullandığını çok rahat görebiliriz. Türkiye bir taraftan eski imajından kurtulup küresel ekonomik krize direnip, Ortadoğu yangınına su serpmekle uğraşırken, içerideki hainler kendi ülkelerine zarar verebilmek için ellerinden geleni yaptı.

Terör örgütünün yeniden silahlara sarılıp konsept değiştirerek ‘Şehir savaşı’ modelini uygulaması ilk başta ‘sivil katliam’ amaçlıydı. Devleti, hükümeti ve güvenlik güçlerini ‘katliam yapmakla’ suçlamak için halkı kalkan olarak kullanma gayretinde olan terör örgütleri bunu başaramayınca hendekleri, barikatları devreye soktu. Özellikle Başkent Ankara’da kısa sürelerle art arda meydana gelen patlamalar ve kayıplarla dikkatler bu yöne çekilerek ABD, Batı gibi ülkelere mesaj verildi.

Ankara (devlet) buralara yönelirken, Doğu ve Güneydoğu’da ‘hâkimiyet alanı’ oluşturmak isteyen hain terör örgütleri, devletin pes edeceğini düşündü. Terörle mücadelede kararlı olan Ankara, dışarıdaki ve içerideki baskılara boyun eğemeden kararlı mücadelesine devam ediyor.

Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD ziyareti esnasındakimin kimlerle kol kola girdiği herkesin hafızasında yerini koruyor. ABD’ye, Avrupa’ya karşı şirin görünüp, Cumhurbaşkanı ve Türkiye’nin itibarını kötülemeye yönelen hainler, ağız birliği etmişçesine harekete geçti.

Der Spiegel’in Cumhurbaşkanımızı hedef alarak attığı ‘Korkunç Dost’ başlığı, kapakta kullandığı fotoğraflar, içlerindeki nefreti ortaya koyuyordu. Bunlar salya akıtırken The Guardian, WSJ, Financial Times boş durur mu hiç. Bizdeki Erdoğan düşmanları da buna alkış tutuyor. Yerli işbirlikçiler, Sayın Cumhurbaşkanı’nın aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil ettiğini bilmeyecek kadar cahiller.

Durum böyle olunca ABD ve Avrupa başlıyor kendi vatandaşlarına ‘Türkiye’de şu illere gitmeyin çok tehlikelidir’ diye uyarısına!Düne kadar ‘Türkiye, AB’ye alınamaz’ diyen Merkel, mülteci sorunu ila etekleri tutuşunca neredeyse günlük mesaisine Ankara’yı ziyaret ederek başlıyordu. ABD Başkanı Obama ise Sayın Erdoğan ile görüşürken farklı, arkadan farklı konuşuyor.

Bre gafiller Avrupa’nın göbeğinde Paris’te, Brüksel’de bomba patladığında neden bu uyarıyı yapmıyorsunuz? Bu nasıl bir ikiyüzlülüktür? İslam, Müslüman ve Türk düşmanlığının had safhada olduğu Avrupa, Amerika ne yazık ki bizdeki hainlere tercüman olup ihanet cephesinde sırt sırta verdiler.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
• Yeni Sayımızı Okudunuz Mu?x
Advert