NEVRUZ KILIFLI KALAŞNİKOF MESAJI
Adem Yavuz Irgatoğlu

NEVRUZ KILIFLI KALAŞNİKOF MESAJI

Mart ayında olağanüstü günler yaşamaya devam ediyoruz. Baharın başlangıcı olan, toprağın uyandığı, tabiatın tüm ihtişamıyla insanoğlunun hizmetine sunulduğu mart ayı, birçoğumuz için dert ayı oldu.

Rabbimizin lütfu olan ağaçlar, çiçekler, böcekler, sular yeryüzünü süslemeye başladı. Su, toprak ve hava, en güzel nimetlerin kullanımı için mesaisine başladı. Mart ayında yaşadığımız Ankara’daki hain terör saldırısı ve burada hayatını kaybeden sivil vatandaşlar, Doğu ve Güneydoğu’da hain terör örgütlerine karşı mücadele eden kahraman güvenlik güçlerimizin şehadet haberleri yüreğimizi dağladı.

İstanbul’da, Brüksel’de patlayan bombalar terörün çirkin yüzünü bir kez daha ortaya koydu. Terör karşısında Türkiye’yi yalnız bırakanlar, besledikleri yılanlar tarafından sokuldu. İçeride ve dışarıda birliğimize kastedenler, halkta korku oluşturanlar, insanları umutsuzluğa sevk edenler gündemin başköşesine oturdu.

Tam da birileri yeis’e kapılmışken, Merhum Mehmet Akif’in ‘Rabbim bir daha bu millete İstiklal Marşı yazdırtmasın’ sözlerini hatırlayıp; İstiklal Marşımızın kabulünün yıldönümünde “Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak” diye haykırdık. 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin yıldönümünde ise Çanakkale ruhuyla tekrar dirildik.

Bu aziz millet, kavuştuğu her güne şükredenlerdendir. Türkü, Kürdü, Arabı, Çerkezi, Lazı hemen hepsi Adem’in oğlu-kızı deyip birbirini bağrına basanlardandır. Nevruzu baharın müjdecisi, birlik ve beraberliğin simgesi, suyun toprakla buluşmasının bereketi bilenlerdendir. Ayağa kalkan tabiatın insanlığa selam durduğunu görenlerdendir.

Ülkenin zenginliğini, çeşitliliğini, baharda açan çiçeklerin süslediği renkler gibi saf ve temiz diye nitelendirenlerdendir. Kardeşliğimizi, birlik ve beraberliğimizi Nevruz ile yeniden filizlenmesi gerektiğini haykıranlardandır.

Malazgirt’te birlikte kılıç sallayıp, İstanbul’da birlikte gemileri yürüttüğümüzü, Çanakkale’de iman dolu göğsümüzü düşmana karşı birlikte siper ettiğimizi, Ankara’da aynı gök kubbenin altında dua ederek Meclis’i açtığımızın farkında olanlardandır.

Dede Korkut’un duasını tekrarlayıp “Nevruz, Bu güzel günde insanlığın büyük işlere adım atmasına vesile olsun. Dünyanın dört bir yanında yaşayan halkımızın dostluğuna güç katsın. Bizlere bereket ve birlik versin. Kötülükler yok olsun, iyilikler artsın, zorluklar yenilsin, sıkıntılar azalsın, aydınlansın dört bir yan. Yolumuz açık olsun…” diyenlerdendir…

Bizler tam da bu mısraları tekrarlarken birileri Diyarbakır meydanında siyasetçi kimlikleriyle terör örgütünün ela başının posteri ve kalaşnikofların önünde, terör örgütüne tek bir laf edemeyerek barış(!) mesajları verip “kardeşlik”ten bahsediyordu!Silahların gölgesinde ‘barıştan’ bahsetmek tek kelime ile safdilliktir. İnsanların aklıyla alay etmektir. Nevruzu silahlara kılıf etmek, ellerdeki kanı örtemeyecektir.

Oysa bu millet, cennet vatanımızı birlik ve beraberlik içinde kurup, geleceğe de birlik içinde taşımaya yemin etti. Bu milletin hayalleri yan yana, omuz omuza bir kardeşliktir. Fırat’ın, Dicle’nin, Kızıl Irmak’ın,Tuna’nın yanında açan çiçeklere kimsenin saldırmasına izin verilmeyecektir. Birilerinin nefret siyasetini, hain emellerini bu bahar günündüe toprağa gömecektir. Ve her zaman şunu diyecektir “Demiri dövmek, toprağı ekmek ve insanı sevmek gerek.”

Nevruz’la birlikte gönüllerimize de baharın gelmesini dileyeceğiz. Terörün ve şiddetin bu ülkenin en büyük düşmanı olduğunu haykıracağız. Bahar bayramı olan Nevruz’un bu kötü emellere alet edilmesini, silahlara kılıf yapılmasını asla kabul etmeyeceğiz. Ve bu ülkeye hainlik edenleri, savaş mesajı verenleribu necip millet asla ve asla unutmayacaktır. 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Karaaslan dolmuşa bindi
Karaaslan dolmuşa bindi
50 kişi iş hayatına ilk adımını attı
50 kişi iş hayatına ilk adımını attı