Advert
Advert
Advert
28 Şubat’ın hatırlattıkları
Adem Yavuz Irgatoğlu

28 Şubat’ın hatırlattıkları

Yazı günüm 28 Şubat tarihine denk gelmediği için mart ayında bir ‘28 Şubat yazısı’ yazmak hâsıl oldu. Ne de olsa 28 Şubat’ı fiilen yaşayan birisi olarak anımızı ve o günlerin bugün hatırlattıklarını paylaşmak istiyorum. 

Ağrı’da henüz 11-12 yaşlarında ilkokulu yeni bitirmiş bir çocuk olarak 28 Şubat denen post modern darbe ile tanışacaktık. İmkânsızlıklar içinde ilk defa bir sınava girmiş ve Aydın Söke İmam Hatip Ortaokulu’nu kazanmanın mutluluğunu tadıyorduk.Ta ki yeni hayaller kurmaya başlayıp acı haberlerle yıkılmanın ne demek olduğunu çocuk denecek yaşta anlayıncaya kadar…

O acı haber; “İmam Hatip Ortaokulu kısmı kapatılmıştır” cümlesiyle hafızalarımıza kazınacaktı. 28 Şubat; çocuk aklımızla hafızalarımızda “Dine, dindarlara, imam hatiplere, başörtüsüne yönelik bir darbedir” şekline tanım bulacaktı. ‘Kader’ deyip gerisine razı olacaktık. Hayallerimizi, umutlarımızı bir kenarda ‘Tüm hakkı saklıdır’ diyerek bekletecektik.

Öyle de oldu. 28 Şubat’ın üzerinden tam 19 yıl geçti. Bu 19 yıl içinde bizler de tarihin derinliklerindeki acı gerçekleri araştırıp okuyarak 28 Şubat’ın siyasi, ekonomik, sosyolojik ve psikolojik boyutlarını öğrenmeye çalıştık.

‘İkna odaları’ kavramlarıyla tanıştık. ‘Başörtülüler giremez’ pankartlarıyla askeriye ve üniversite kapılarının donuk yüzüyle karşılaştık. Siyasi partilerin kapatılıp, siyasetçilerin yasaklı hale gelip, masum insanların hapislere gönderildiğini okuduk. Gazetelere manşet atmak ve fotoğraf vermek için tankların nasıl tekrar yürütüldüğünü, askerlerin nasıl fişlendiğini, bilmem hangi halının deseninden nasıl bir irtica örneği çıkartıldığını, Fadime Şahinler, Aczimendiler, Ali Kalkancıların nasıl bir tezgâhta planlandığını gördük. Medyanın tutumuna, paşalara selam çakanlara, vakıflardan, derneklerden isimlerini sildirenlere tanık olduk…

Tüm bunlara karşı bir mücadele ruhu oluştu. Bugünkü siyasi kadroların da içinde bulunduğu Milli Görüş ruhu oluştu. O gün birçok şey kaybedildi ama milli bir ruh kazanıldı. 28 Şubat’ın acı tablosu, o günkü siyasi kadrolar içinden gelen bugünkü iktidar tarafından teker teker ortadan kaldırıldı. Yani o gün kaybedilenler, ‘tüm hakkı saklıdır’ dediklerimiz bugün kazanıldı ama o gün kazanılan (mücadele ruhu) bugün kaybedilmek üzere.

14 yıllık AK Parti iktidarında artan refah seviyesi, kaldırılan yasaklar ve elde edilen diğer kazanımlarZ kuşağında ‘mücadelesiz bir yaşam’, (28 Şubat’ı yaşayan) yetişkin nesilde ise ‘unutkanlık’ oluşturdu. Bugünkü makam ve mevkiler, elde edilen maddi ve manevi kazanımlar –bu arzulanmasa da- geçmişte yaşanan sıkıntıları unutturup, mücadelenin muhtevasını zayıflattı. Bu tutum insanlara şu soruyu sorduruyor: “Bu rehavet böyle devam ederse, her şeyi Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız, yöneticimiz düşünsün, biz keyfimize bakalım anlayışı ile 28 Şubat’tan daha tehlikeli günler bizleri beklemez mi?”

Çok yakın tarihimizde şunu gördük ki bir gezi olayı, bir darbe girişimi, bir paralel yapılanma, 6-8 Ekim olayları, bir Ergenekon, bir balyoz olayında fırsatını bulanlar, 28 Şubat’tan daha kötü bir senaryo içinde olabiliyormuş.

28 Şubat’ın üstünden 19 yıl geçmesine rağmen gazetelerde “28 Şubat 2016 eskisini gölgede bıraktı” haberleri, bilmem hangi gazetenin Ankara temsilcisi tarafından ‘Post modern sivil darbe’ başlıklı yazılar yazılarak Cumhurbaşkanı ile TSK’nın açıklamasını kıyaslayıp “TSK manidar bir zamanlama ile çok anlamlı bir kamuoyu duyurusu yaptı” diyerek, ‘ordu göreve hazır’ mesajı verenler, telefonla canlı yayına bağlanarak “28 Şubat kararlarını Erbakan isteyerek imzaladı” türü yaptıklarını aklamaya çalışan emekli paşalar hazırda bekliyor. Bu örnekler bize şunu gösteriyor ki kaybolmak üzere olan mücadele ruhunu geri kazanıp, her şeyi, bugün sizlere bu imkânları sunan insanların boynuna yüklememek gerekir! Çünkü kurt puslu havayı sever demişler.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Bakmakta Fayda Var
DIŞ CEPHE kaplama başladı
DIŞ CEPHE kaplama başladı
Pazartesi Buluşmaları devam ediyor
Pazartesi Buluşmaları devam ediyor