Advert
Advert
Doğu ve Güneydoğu halkı uyandı!
Adem Yavuz Irgatoğlu

Doğu ve Güneydoğu halkı uyandı!

Doğu ve Güneydoğu’daki bazı ilçelerde PKK terör örgütüne yönelik günlerdir sürdürülen operasyonlarda, bölge halkı devletin yanında yer alarak, bu zorlu ‘sınavdan’ başarıyla geçiyor. Sur, Cizre ve Silopi başta olmak üzere bölgedeki kritik ilçelere yerleşmiş olan teröristler, geri adım atmamakta kararlı görünüyor.

İlçedeki belli noktalara aralarında yabancıların da bulunduğu keskin nişancılar yerleştirilerek askerimize, polisimize silah doğrultup “bir şeyler” elde etmek istiyorlar(dı). İşte o “bir şeyler” konusunda bölge halkı da ‘kandırılmıştı.’ Çünkü teröristler ve onların uzantıları, bu çatışmalarla Türkiye Cumhuriyeti Devletine diz çöktüreceklerini zannettiler. Halk da buna kısmen “inandı.”

Halkın bu inanmışlığını veya inandırılmak zorunda kalmışlığını anlamak için 7 Haziran seçimleri öncesine ve seçimin hemen ardından geçen yaklaşık 5 aylık süreci iyi tahlil etmek gerekir. Bu süreçte halk kendini ‘yalnız’ hissetti!

7 Haziran seçimleri öncesi yaşam emaresi gösteren çözüm süreci ile PKK kendisine boş alan kazandı. Adeta ‘cirit attı.’ Özellikle şehirlerde KCK adı altında örgütlenmeler yaptı ve planlamış oldukları kritik ilçelerde mühimmat stokunu tamamladı. (Bunları şu an gerçekleşen operasyonlarda elde edilen mühimmatlardan çıkartmak zor değil).

7 Haziran ise kırılma noktası oldu. Özellikle seçim atmosferinde bölge halkı tehdit edilerek iradeleri ipotek altına alındı. Terör örgütleri 7 Haziran sonrası ortaya çıkan siyasi tabloyu da fırsat bilerek eylem yapmaya başladı.

Uykudaki polisimize, çarşıda bulunan askerimize kurşun sıkarak çözüm sürecini bitiren tetiği çekti. 7 Haziran seçimlerinin tek başına iktidar çıkartmaması ise terör örgütlerini sevindirdi. Dolayısıyla IŞİD, PKK ve DHKP-C birlikte harekete geçti. Kendi ayaklarına kurşun sıktı. Bu örgütlere hem içeriden hem de dışarıdan ‘destek’ verenler oldu. Bunu gören hükümet ve devlet, bölge halkının da talebeni dikkate alarak operasyonlara başladı.

7 Haziran ile 1 Kasım tarihleri arasındaki dönem, Türkiye için çok kritik bir aşamaydı. Kim ne derse desin bu süreci Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu başarılı bir şekilde yürüttü. 1 Kasım seçimleriyle yeniden güven tazeleyen ve güçlü bir şekilde iktidarını devam ettiren AK Parti, hükümet ve devlet yetkilileri, çözüm sürecini buzdolabına koyarak terörle mücadelede kararlılıklarını sürdürüyor.

Tam da bu aşamada PKK terör örgütünün çözüm sürecinde nasıl bir hazırlık yaptığını, neleri amaçladığını, verilen demokratik haklar yerine illegal yöntemler geliştirerek bölge halkına zulmettiği gün yüzüne çıktı. İlçelerde hendekler kazıldı, tüneller açıldı, bölge halkının hem canı hem de malı yandı. Kahraman askerimiz, polisimiz şehit oldu. Ve bölge halkı ‘oynanan oyunu’ gördü. Kararını devletten yana kullandı.

90’larda devletin baskısıyla PKK’ya sempati duyan halk, şimdi devletin şefkat elini hissederek hain terör örgütünün ekmeğine yağ sürmedi. “Benim yerim devletimin yanıdır” dedi. Yerel kaynakların verdiği bilgilere göre planladıkları gibi halkın desteğini alamayan teröristler, şu anda ‘deli dana gibi sağa sola saldırır’ pozisyona düştü. Hendeklere sıkışan, tünellerde kokuşan teröristler, son çırpınışını yapıyor. Bu son çırpınışta operasyonların esnetilmesi için gerek uluslararası güçler gerekse içerideki bazı art niyetli örgütler PKK’yı bahara çıkartmayı, hükümete geri adım attırmayı amaçlıyor. Böylece Mart’ta nevruz, mayıs ayında ise gezi türü bir eylemle halkı yanlarına çekmek istiyorlar. Ama halk uyandı artık.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Bakmakta Fayda Var
Osman Karaaslan’dan 16.yıl mesajı
Osman Karaaslan’dan 16.yıl mesajı
Ersin Pehlivan’dan Teşekkür Mesajı
Ersin Pehlivan’dan Teşekkür Mesajı