Reklamı Geç
Advert
Advert
Sarıkamış
Adem Yavuz Irgatoğlu

Sarıkamış

Sarıkamış Harekatı’nın 101. Yıldönümünde cennet vatanımız için hayatını kaybeden bütün şehitlerimizi rahmetle minnetle anarak bu yazımıza başlamak istiyorum. Ruhları şad olsun inşallah. Rabbim onlardan razı olsun. Bizleri de aziz şehitlerimize layık nesiller eylesin.

Sarıkamış deyince aklımıza kara kış, soğuk ve Enver Paşa gelir… Tabii bir de 70 binin üzerindeki aziz şehitlerimiz… Sarıkamış birbirimize sarılarak buz kesip son nefesimizi verdiğimiz coğrafyadır. Sarıkamış askerimizin Ruslar ile birlikte kara kışa karşı mücadele ettiği harekatın tarihidir. Sarıkamış hafızalarımıza “Tecrübesizliğin, tedbirsizliğin, göz göre göre ölüme gitmenin” acı sonucu olarak kazınmıştır… Oysa Sarıkamış bunların çok daha ötesinde bir yerdir…

Sarıkamış şehitlerini anmak için Pursaklar Belediyesi güzel bir program düzenledi. Programın konuşmacısı Celal Bayar Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Çelik’ti. Her zamanki gibi kendine has üslubu, bazen sert bazen çok duygusal cümleleriyle Sarıkamış’ı anlattı. Birazdan o konuşmada anlatılanları aktaracağım. Ama öncesinde belirtmem gereken bir husus var ki benim için çok önemli. Programın ev sahibi Pursaklar Belediye Başkanı Selçuk Çetin yaptığı konuşmada önemli bir noktaya temas etti.

Türkiye’de ilk defa Pursaklar Belediyesi tarafından hayata geçirilen Dede Torun Evlerinde günümüz dedeleri ile torunlarını buluşturduklarını ifade eden Sayın Başkan, Sarıkamış şehitlerini anma programında da ebediyete intikal etmiş, bu cennet vatan için can vermiş ecdadımızla yani dedelerimizle bugünkü torunlarını buluşturmak istediklerini kaydetti.

Evet, Sarıkamış, Çanakkale, Yemen çok uzun yıllar bu milletin hafızasından uzak tutuldu! Dedeler ve torunlar ayrı kaldı… O günkü ruh, o günkü bilinç yeni nesillerin hafızasında yer bulamadı. Yıllarca bu tür programların yapılması yasaklandı. Çok şükür ki son yıllarda bu tür programların artması ve her geçen gün ilginin çoğalması sevindirici bir gelişme olarak kayıtlara geçiyor.

2015 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızın ev sahipliğinde Çanakkale Kara Savaşlarının 100. Yılı törenleri düzenlendi. Dünya bunu hayranlıkla izledi. Yeni nesillerin önü açıldı, tarih bilgileri güncellendi, hafızalarda Çanakkale, Sarıkamış, Yemen yer etmeye başladı. Göğsümüz kabardı. Çünkü bizler şehitlerine değer veren bir dinin mensubuyuz. Ve bununla gururlanırız.  Allah (c.c) yüce Kur’an’da ne diyor: “Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyin. Hayır, onlar diridirler ama siz bilemezsiniz…”

Mehmet Çelik Hoca verdiği konferansta aslında bu unutulmuşluktan yakındı. Gençlik yıllarından bir anı paylaştı. Çanakkale konulu bir program düzenlediklerinde nasıl karakola götürüldüklerini, nasıl fiziki şiddete maruz kaldıklarını paylaştı. Ve o günlerden bugünlere gelmenin farkını en iyi şekilde ortaya koydu.

Sarıkamış için “Mecburduk oraya gitmeye” dedi. Enver Paşa hakkında ezber bozan cümleler söyledi. Mesela göz yaşları içinde şunları söyledi: “Enver Paşa’nın mangal gibi bir yüreği vardı. Dönemin en güçlü adamı olmasına rağmen öldüğü zaman bir kuruşu bile yoktu. Vasiyetinde ölümünden sonra benim için yardım toplayın, hayır hasenat yapın diye yazdı. Azerbaycan’da şehit oldu. Hırslıydı, etrafındakileri küçümserdi, bu nedenle o duruma düştü…”

Yemen diye devam etti konuşmasına… Yemen’deki mezarlıktan bahsetti. Batılı tarihçilerin Yemen’in diğer bir adı olarak “Türk mezarlığı” dediklerini paylaştı: ama orada daha geçtiğimi yıllara kadar bir Türk şehitliği olmadığının ayıbını dillendirdi. İlk şehitliğin 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül zamanında açıldığını söyledi. Mısır yönetimi ile orada Türklerin şehit olduğu bölgelerin devri için görüşmeler yaptıklarını, hatta buraların Türkiye’ye devredilip şehitlik yapılabilmesi için protokol imzalama aşamasına geldiğini açıkladı. Ancak Mısır’ın karışmasıyla bunun yarım kaldığını belirtti.

Ve son olarak “Bizler sadece kendimizi için yaşamıyoruz, başkalarının umudu için yaşıyoruz. Filistinli, Somalili, Bağdatlı, Suriyeli mazlumların umudu Türkiye’dir, Tayyip Erdoğan’dır, Türk milletidir. Sarıkamış’taki felaket ne yazık ki bugün İslam coğrafyasında devam ediyor” uyarısında bulundu. Evet, Sarıkamış, Çanakkale, Yemen deyince durup düşünmek gerekir. 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
• Yeni Sayımızı Okudunuz Mu?x
Advert