2015 ne götürdü, 2016 ne getirecek?
Adem Yavuz Irgatoğlu

2015 ne götürdü, 2016 ne getirecek?

Bir yılı daha geride bıraktık. Kimimiz için geride kalan belki 1 yıl, belki 10 yıl, belki 20 belki 30 yıldı… Kazandıklarımız, kaybettiklerimiz, kazanmaya çalıştıklarımız derken 2015 acısıyla tatlısıyla geçip gitti.

Böyle başlarsınız klasikleşmiş bir yılbaşı yazısına… Usul üzere kaleme almak için oturursunuz bilgisayarınızın başına… Dört mevsim seyahat edersiniz satır aralarında… Kışın ayazını, sonbaharın kuraklığını yansıtmadan ilkbahar ve yazın güzelliğini yazamazsınız… Toprağın sancısında filizlenen bitkiyi görmeden, asırlara kök salmış koca çınarları anlayamazsanız… Geçmişi mukayese etmeden geleceğe yön veremezsiniz… Dünü görmeden yarını şekillendiremezsiniz…

Şimdi yeni bir yıla giriyoruz… Bizim için “İki günü birbirine eşit olan ziyandadır” Hadis-i Şerifi kıstastır. Amacımız hafızaları tazelemek… Yeni yıl yazılarına farklı bir biçim kazandırmak… Belki bir muhasebe belki bir muhakeme, belki bir fotoğraf çekme… Yeni bir yıla girerken ruhumuz, geleceğimiz, planlarımız, hayallerimiz, gecemiz, gündüzümüz, varlığımız, sağlığımız ve bir de zamanımız kim bilir şimdi ne durumda! Piyango umutları, yılbaşı çekilişi, hindiler, Noeller, modeller, yiyecekler, içecekler, gezecekler, süslenecek çamlar derken elde var bir telaşe…

Yeni yılda yeni dilekler, alkollü içecekler hep birlikte bakalım kimler sarhoş gezecekler? Kutlamalar, sağda solda zıplamalar derken kim bilir nerelerden toplanacak cesetler… Açık gözler, kapalı şuurlar ve alkolik kafalar, kim bilir 2015’i nasıl uğurlar?

Dün ektik, bugün biçtik, yarın toplayacağız. Ektiklerimiz, biçtiklerimiz, amelimizde biriktirdiklerimiz… Dün söylediklerimiz, bugün unuttuklarımız, yarın hatırda tutacaklarımız… Bizi biz yapan değerlerimiz, bizi bizden çalan emellerimiz… Hedeflerimiz, ikballerimiz, bir de ihmallerimiz… Sevdiklerimiz, seveceklerimiz, geride kaldı artık söyleyeceklerimiz…

Gözyaşlarıyla izlediklerimiz, elinden tutup çektiklerimiz bir de yüzüstü kumsalda bıraktıklarımız… Havadan vuranlar, karada kuduranlar, dünyaya yön verenler… Zalime destek, mazluma köstek olanlar… Hafızalara kazında 2015’te insanlığı katledenler…

İçeride hendekler, dışarıda dönekler, bu tür hainleri birileri destekler… Elinde bebesi, omzunda heybesi, tarumar olmuş memleketin ne yapsın gariban ninesi? Yalınayak çocuklar, tütmüyor ocaklar, gözü yaşlı analar, şehitleri kucaklar… Ne getirecek bundan sonra 1 Ocak’lar? Dün gördüklerimiz, bugün söylediklerimiz, yarın şahitlik edecek mi acaba, tüm bildiklerimiz?  

Acı ve gözyaşının eksik olmadığı bir coğrafyada, geçen bir yılı değerlendirmek çok kolay olmasa gerek. Yazacağınız satırların arasında mutlaka gözyaşı olacak, katliam yer bulacak, zulüm boy gösterecek. Tıpkı yukarıdaki satırlarda olduğu gibi… Bazen kafiyeli bazen sert cümleler… Geçmişle gelecek arasında ister istemez bağ kuracak...  Kimi hoşlanacak kimi ise kızacak… Hakikat bu kim ne yapacak? Birileri alttan alacak birileri de her zamanki gibi tepeden bakacak… Beklenen adalet kim bilir ne zaman gelecek…

Bizler de böyle bir yazının arasına serpiştirmeye gayret ettik giden canları, yitirilen insanlığı, unutulan adaleti ve bir de 2015’i… 2016 ne getirecek diye sorduk… Geriye ise üç nokta koyduk… Yaşarsak göreceğiz…

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Karaaslan dolmuşa bindi
Karaaslan dolmuşa bindi
50 kişi iş hayatına ilk adımını attı
50 kişi iş hayatına ilk adımını attı