KAÇ YAŞINDASINIZ?
Ismahan Çeribaşı

KAÇ YAŞINDASINIZ?

 

*** bu soruya sayıdan ziyade – ben karşımdaki insanın yaşındayım- demek harika! *** sayıları bazen unutmak gerek. DİMİ?

Neleri görmüştün, neleri görmezden gelmiştin...
İşinde, aşında ne bileyim şimdiye kadar ki yaşında...
Sahi sen kaç yaşındasın...
Nasıl hatırladığımı bile hatırlarken,
o zamanın üzerinden yıllar geçmişken 
sen neden hala o yaştasın...
Kaç defa ölümden döndün, ellerini bilmem de anlında kader çizgisinden başka kaç çizgi var,
sahi sen kaç yaşındasın...
Yirmi... Otuz… Kırk... Elli... Altmış.
Fark eder mi gözlerin hala benim hatırladığım gibiyse ya da hala sevebiliyor ise yüreğin...
İçinden bir müzikte kalkmak geliyorsa, bir ağaca çıkıp hala eşine kiraz atıyorsan,
parkta bir salıncağa oturup hayal kuruyorsan...
Sen kaç yaşındasın…
“Ben nasıl hatırladığımı hatırlıyor iken sen hiç yaşlanmazsın...

Evet, yaşlanmak istemeyen hiç yaşlanmıyor çünkü yaş’ın aslında ne demek olduğunu en iyi onlar biliyor…  Nasıl mı? İnsanoğlu denen varlık yaşı ile değil yaşadıkları ile büyüyor… Ben nice ellisinde, altmışında insan biliyorum hala çalışıp didinip bir şeyleri öğrenmeye çalışan, ruhunu da – zihnin ide genç tutabilen yerinde duramayan hala bir ağaca çıkıp mutlu olabilen… Aynı şekilde nice kırkında insanlar var elden ayaktan düşmüş kendini güveni olmayan, bir işin hakkından gelemeyen bu dünyaya kalabalık eden…

Yaş iki rakamın bir araya gelip bize bir fanusun içine koyma becerisinden başka bir şey değildir ki bu tarz insanlar ile birlikte olmak bile aslında o fanusa girdi girecek aşamasına kendimizi getirmektir… düşünsenize elli yaşındasınız yağmurda kollarınızı iki yana açıp o duyguyu tadar mısınız? Mümkün değil çünkü şu en büyük kanser olan el- alemi bir türlü yenemedik gitti… hiç unutmuyorum memleketim olan ilçe de sırf bisiklet bindiğim için yaşından başından utanmayan kadının biri “bu yaşta bisiklet biniyor “ demişti. O zaman karar verdim ben burada yaşayamam diye öyle de oldu bir sene içinde yeni-yeni bulduğum benliğimi kendi örümcek zihniyetlerine çevirmeye ramak kala tekrardan bambaşka bir şehirde güneş doğdu…

Bu konuyu geçen günlerde çok değerli bir büyüğüm konuşurken ele aldık… Konuyu konuştuktan sonra yukarıda yazmış olduğum dizeleri ona gönderdim aldığım cevabın özeti bana göre; içi belki de kaynayan ama çevre baskısı yüzünden o yaşını yaşamak zorunda kalan biri gibiydi…  Aynı konuyu bugün birçok insana sorduğumda ya cevap sayı oldu ya da yaşını söylemek istemeyen o yüzden kaç yaşında gösteriyorum sorusunu soran-merak eden insanlar ile dolu… Ama en güzeli ne biliyor musunuz? Karşınızda ki yaşta olmak… Bugün karşımdaki insan;  “sen kaç yaşındasın” dediğim de sayıdan ziyade ben (sen)karşımda ki insan yaşımdayım diyebilmeli neden mi?  O sayılar neyi gösterirse göstersin siz hissettiniz yaşta kalın ve bırakın el âlemi bir kere geldiğiniz şu dinaya da yaşınızı adam gibi yaşaın… ok’un yönünde ayrılmadan… emeklide olsanız, sekseninde dede- nene de olsanız bırakın ….

velhasıl kelam insan rakamlardan oluşan o sayılardan değil hissettiği yaştadır… otuz yaşında ki biri çıkıp dışarıda ilkokul çocuğu ile çocuk olabiliyor ise bu onun yaşının ya da zihin geriliğinden değil aksine onun ne kadar ileri biri olduğunu gösterir. Çoğu arkadaşım bana otuz kırk yaşında arkadaşlarımın olmasını ve onlarla oturup konuşacak bir konu buluyor olmama şaşırır bende onlara şaşırırım haliyle. Nasıl oluyor da her Allah’ın günü aynı dedikoduları yapmaktan nasıl sıkılmazlar… Neyse tercih meselesi, saygı duymak gerek…

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Karaaslan dolmuşa bindi
Karaaslan dolmuşa bindi
50 kişi iş hayatına ilk adımını attı
50 kişi iş hayatına ilk adımını attı