Advert
Advert
Yaşananlar sıradan gelişmeler değil!
Adem Yavuz Irgatoğlu

Yaşananlar sıradan gelişmeler değil!

İçinde bulunduğumuz coğrafyada öyle gelişmeler oluyor ki bunları “Sıradan” olarak değerlendirmek doğrusu imkansız. Ortadoğu’yu “bataklığa” çevirmek için “karar alan” güçler, dünya dengesini de altüst ediyor.

Düne kadar hep Bosna’yı, Filistin’i, Gazze’yi konuşurduk. Orada Müslüman halka yaşatılan zulümleri yazardık, tartışırdık. Onların acısını paylaşırdık. O mazlumlarla dertlenmeyi kendimize görev bilmiştik. Çünkü Bosna’da, Filistin’de, Gazze’de insanlık dramı yaşanıyordu. Devlet terörü estirilip, katliamlar yapılıyordu. Minik bedenler toprağa düşüyordu. Tank ve topa karşı sapanın “savaşı” vardı. 20. Yüzyılın en talihsiz ülkeleri arasında bunlar başta geliyordu.

21. yüzyıla girerken yeni umutlar doğmuştu. Bunun yanında yeni güçler türemişti. Yeni hedefler belirlenmişti: sözüm ona baskıcı rejimleri demokratik sistemlerle değiştirip, diktatörleri yok edeceklerdi.

Irak’la başladılar işe. Demokrasi getireceklerdi. Irak’ı özgürleştireceklerdi. O kadim şehirlerin belini kırdılar. Güya Saddam gidecek Irak huzur bulacaktı. Olmadı, olamadı. Çünkü amaç başkaydı. Irak tarumar edildi. Afganistan allak bullak oldu. Afganistan’a ABD’nin yaptığı operasyonlar yeni terör örgütlerini doğurdu.

 Arap Baharı esti, önüne geleni yıkıp geçti. Tunus, Libya, Yemen, Mısır’da yönetimler değişti ama zihniyet değişmedi. Demokratik yollarla seçilen Mursi’ye tahammül edilmedi, Mısır’da demokrasi yeşermeden kurudu.

Sırada Suriye vardı. Esed zulmü burada da kendi halkının ensesinde dolaşıyordu. Binlerce Suriye vatandaşı kendi ülkesinin “yöneticisi” tarafından katledildi, ülkelerinden sürüldü. Bu da yetmedi Esed zulmünden kaçanlara Avrupa kapılarını kapattı. Üstüne bir de IŞİD belası türedi. Ülkede taş üstüne taş bırakmadılar. Bu bela Avrupa’ya da ulaştı. Fransa’da terör eylemleri yapıldı. Yüzlerce kişi can verdi.

Mültecilere kapılarını, yüreklerini açan Türkiye yeni hedef seçildi. Türkiye’nin kalbinde bombalar patladı, yüzlerce vatandaşımız hayatını kaybetti. Türkiye’nin en hassas noktalarından biri olan Bayır-Bucak Türkmenleri üzerinden Türkiye ateş çemberine çekilmek istendi. Türkmenler havadan ve karadan ateş altına alındı. Bir hava sahası kalmıştı sağlam olan. Ona da Rusya’nın kanını ve kirli gazını bulaştırdılar. Önce Suriye ardından da Rusya hava sahamızı ihlal etti. Angajman kuralları gereği anında hedef alındılar. Şimdi yeni bir tehlike ile karşı karşıyayız. Haklı iken “haksız” duruma düşürülüp “özür dilememiz” isteniyor.

Türkiye-Rusya-Suriye üçgeninde yaşanan gelişmeler Avrupa’yı da yeni bir sınava tabi tutuyor. NATO ve BM her ne kadar “Türkiye haklı” dese de yaptırım uygulamadıktan sonra bunun kalıcı bir etkisi olmayacak.

Böyle bir ortamda Türkiye içinde de yeni gelişmeler yaşanıyor. 1 Kasım’da AK Parti güçlü bir şekilde yeniden tek başına iktidar oldu. Avrupa rüzgârları yeniden esmeye başladı. Bir taraftan Avrupa Birliği ile ortak toplantı yaparken diğer taraftan aynı zamanlara “denk getirilen” Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül’ün MIT TIR’ları haberleriyle işledikleri suçlardan dolayı tutuklanmaları yeni mesajları içinde barındırıyor. Burada şuna dikkat çekmek gerekir; basın özgürlüğü adı altında Türkiye “Teröre destek veren bir ülke” olarak gösterilemez!

Ardından Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin kurşunlanarak öldürülmesi. Aynı çatışmada polislerimizin şehit edilmesi. Olay yerinde inceleme yapmaya giden heyete ateş açılması. Yeni hendeklerin kazılması. Örgüt tarafından bu olayın üstünün örtülmeye çalışıldığını gösteriyor. Tüm bunlara rağmen HDP’li siyasetçiler yine devleti suçlaması… Bunların hiçbiri sıradan gelişme değil. Yaşananları, konuşulanları iyi analiz etmek gerekir. 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Bakmakta Fayda Var
Fındıkçı’dan Pehlivan’a tebrik mesajı
Fındıkçı’dan Pehlivan’a tebrik mesajı
MHP Genel Başkan Yardımcısı Karakaya  “Herkes aklını başına toplasın”
MHP Genel Başkan Yardımcısı Karakaya “Herkes aklını başına toplasın”