Advert
Advert
Advert
Bayır Bucak Türkiye’nin sinir ucudur
Adem Yavuz Irgatoğlu

Bayır Bucak Türkiye’nin sinir ucudur

Sınırımızın dibindeki Türkmen bölgesi olan Bayır-Bucak’ta Rus uçaklarıyla ilerleyen Suriye rejim güçleri, Türkiye’nin sinir uçlarına dokunarak bu yangına bizi de dahil etmeye çalışıyor. Türkmen bölgesinde yaşanan işin asıl hedefi budur.

Tam da bu yazıyı yazarken Suriye sınırında bir uçak düşürüldü. Hatta asker kaynaklara dayandırılan bilgiye göre Rus uçağının sınır ihlali yaptığı gerekçesiyle Türk savaş uçakları tarafından düşürüldüğü belirtildi. Bu durum Türkiye’nin karşı karşıya olduğu tahriki en iyi özetleyen gelişmelerden biridir.

Yanı başımızda yaşanan yangın giderek bizlere sıçramaya başlıyor. Bunu gören Türkiye, BM Güvenlik Konseyi’ne çağrı yaptı. Türkmen bölgesinde 2 bin mücahit direniyor. Suriye’de önemli bir güce sahip olduğu bilinen Ahraru Şam, Türkmenlere destek veriyor. Unutmayalım ki yanı başımızda cereyan eden ve Rusya’nın desteğiyle hava operasyonlarıyla yurtlarından edilmek istenen ata mirasımız Türkmenlere karşı sorumluluğumuz vardır. Bu sorumluluğumuzun gereği olarak yapılan yardımların yeterli olup olmadığı tartışılabilir. Ama şunu biliyoruz ki ata mirasımız olan Türkmenlere sahip çıkan Türkiye Cumhuriyeti bu süreçte “MİT TIR’larına operasyon” ihanetiyle karşı karşıya kaldı.

Bayır-Bucak Türklerine yönelik yardımların yer aldığı MİT TIR’ları operasyonu yapılırken –şu anda milliyetçiyiz diye yeri göğü inletenler- ne yazık ki sessizliğe bürünmüş, hatta bu ihaneti yapanları ‘desteklemişti.’ Şimdi yanan ateşin ne derece etkili olduğunu gördüler ve “AK Parti, Bayır-Bucak Türklerine yeterince yardım etmiyor veya bu yaşanan durumu önleyebilirdi” gibi açıklamalarda bulunuyor.

29 Mayıs’ta Cumhuriyet gazetesinin çıktığı manşeti hepimiz hatırlıyoruz. Ne demişti Cumhuriyet? “İşte Erdoğan’ın yok dediği silahlar” manşetiyle Türkiye’yi “terör örgütlerine destek veren bir ülke” olarak lanse etmişti. Öyle ki bu “Olağanüstü haberciliği” muhalefet partisi liderleri başta olmak üzere Gülen medyası da desteklemişti. Takip edebildiğim kadarıyla konuyla ilgili yargılamalar devam ediyor.

Başbakan Ahmet Davutoğlu da bölgedeki operasyonları değerlendirirken aynı noktaya yani MİT TIR’ları operasyonuna dikkat çekti. Davutoğlu: “MİT TIR’larına yaklaşık bir buçuk sene önce operasyon yapanlar bugünkü bu katliamlardan sorumlu çevrelerdir” dedi.

Söz konusu MİT TIR’ları operasyonuyla Bayır-Bucak Türkmenlerine yardım gitmesini engellemek isteyenler aynı zamanda Türkiye’ye ihanet edip Esed’in dostları olan İran, Rusya, Esed ve Batı’nın ekmeğine yağ sürmüştür. Suriye’nin kuzeyindeki bölgede Türkmenler katledilirken Esed dostlarının ekmeğine sürdükleri o “yağ” bugün midelerini bulandırmaya başlamıştır herhalde!

Türkiye bir şey yapmıyor diyenler şunu da unutmasın ki Türkiye 20 Kasım’da sınırımızdaki Mare’de IŞİD mevzilerine hava saldırısı yaparak iki köyün Türkmenler tarafından IŞİD’den kurtarılmasını sağladı.

Kimse Türkmen Dağı’nın düşmesi hevesine kapılmasın. Çünkü Türkmen Dağı aynı zamanda Türkiye’nin de ‘kırmızı çizgisi’ sayılır. Ve bu gidişat gösteriyor ki yeni bir ‘dünya savaşı’nın içindeyiz. Herkes ona göre pozisyon alıyor.

Bir de şunu hatırlatarak yazımıza son vermek istiyorum: Kobane olaylarında seslerini yükselten sivil toplum kuruluşları, insan hakları örgütleri hatta bazı siyasi partiler, şimdi Rusya-İran ve Suriye’nin katlettiği Türkmen kardeşlerimize karşı da bi’zahmet kuma gömdükleri kafalarını çıkartıp seslerini yükseltsinler.

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Bakmakta Fayda Var
Nezaket Okulu tebessüm ettiriyor
Nezaket Okulu tebessüm ettiriyor
Şimşek’ten muhtarlara sabah mesaisi
Şimşek’ten muhtarlara sabah mesaisi