Advert
Advert
2019’a giderken…
Adem Yavuz Irgatoğlu

2019’a giderken…

Türkiye 7 Haziran seçimlerinin ardından yaşadığı bunalımlı süreci kısa sürede atlatmayı başardı. 1 Kasım’da tek başına iktidar hükümetlerine yeniden kavuştu.

Şimdi önümüzde çok önemli 4 yıl var. Eğer Türkiye gücünü ve insan kaynağını iyi değerlendirir, 2019’a kadar başta AK Parti’nin seçim beyannamesinde yer alan vaatleri ve demokratik atılımları gerçekleştirirse 2023 için daha güçlü bir Türkiye’ye hep birlikte kavuşabiliriz.

1 Kasım seçim sonuçları AK Parti hükümetine büyük sorumluluklar yükledi. Türkiye’de iktidar alternatifinin olmayışı, gelecek adına beklentilerin AK Parti’ye yöneldiğini gösteriyor. (AK Parti bu bilinçle hareket etmelidir). 7 Haziran seçimlerinde sürpriz bir sonuçla karşılaşan Türkiye ve AK Parti, 1 Kasım seçimlerinde bu kez başka bir sürprizle karşılaştı. AK Parti yeniden güçlü bir şekilde iktidar olurken; muhalefet partilerinde bir ‘lider’ arayışı başladı…

Şimdi her iki seçmenden birinin oyunu alarak dördüncü kez tek başına güçlü bir şekilde iktidar olan AK Parti’nin önünde üç önemli başlık bulunuyor: bunlardan birincisi ekonomik kalkınmayı sağlamak, siyasi istikrarı sürdürmek. İkincisi iç güvenliği sağlayıp terörle mücadelede etkin sonuçlar almak. Üçüncüsü ise yeni sivil bir Anayasa çalışmalarına zemin hazırlayıp demokratik hukuk devletini geliştirmektir.

Bu ana başlıkların yanı sıra dış politikada önemli gelişmelerin olduğunu gözden kaçırmamak gerekir. Özellikle mülteci sorununun her geçen gün arttığı günümüz dünyasında, hemen yanı başımızdaki Suriye’nin durumunda şüphesiz ki Türkiye çok kilit bir noktada yer alıyor.

Esed rejimi ile iş tutan ülkelere baktığımızda ‘çıkar odaklı’ bir politika güdüldüğünü görüyoruz. Ancak Suriye ile yürüme mesafesindeki bir sınıra sahip olan Türkiye, bugüne kadar çıkar odaklı dış politika yerine insan odaklı bir dış politika benimsedi. Ne yazık ki Türkiye’nin bu insancıl tutumu, diğer sömürü ülkelerin takındıkları tavırlardan daha ‘kötü’ bir şekilde algılandı. Başta ABD, İran, Rusya, İsrail olmak üzere birçok ülke gerek ticari ilişkiler gerekse yeraltı kaynaklarını ön planda tutarak diktatörlerden, zalimlerden, darbecilerden yana oldu.

Tam da bu noktada yeni oluşacak 64. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, (Olağanüstü bir gelişme yaşanmaz ise) 2019’da gerçekleşecek olan üç önemli seçime kadar ülkemizi yönetecek. Bunlardan birincisi yerel seçimler, ikincisi genel seçimler ve üçüncüsü cumhurbaşkanlığı seçimi. AK Parti’nin bu sınavı o seçimlerin sonucunu belirleyecek.

AK Parti elde ettiği demokratik gücü iç çekişmelerin uzağında, sağlam bir dış politika, ekonomik kalkınma, demokratik ve hukuki reformlar ile geçirip, yurt içindeki illegal yapılarla etkin mücadelede kullanırsa inanıyorum ki Türkiye güçlü bir şekilde geleceğe yürüyecektir. Seçimsiz geçecek olan bu dört yıllık istikrar ve güven dönemi, Türkiye için ‘altın yıllar’ olabilir.

Türkiye’nin bu güçlü ilerleyişi gönül coğrafyamızdaki mazlum halklara da umut olacaktır. Dünyada yaşanan zulme ses çıkartan tek ülke konumunda olan Türkiye, hiç şüphesiz şer cephesinin hedefinde olmayı sürdürecektir.

Türkiye üzerinde emelleri olanlar, bu ülkeyi bölmeye çalışanlar içte ve dışta boş durmayacaktır. Buna karşı alınacak tedbirleri sadece siyaset kurumundan beklemek doğru olmaz. Siyaset dışındaki yani ‘Parlamento Dışı Siyaset ve Sorumlulukların’  devreye girmesi gerekir. Çünkü fert olarak her birimizin sorumlulukları vardır. Bu sorumlulukları hep birlikte yerine getirdiğimiz zaman, cumhuriyetimizin yüzüncü yılına güçlü bir Türkiye’yi taşımış olacağız.

İçeride fitne ve fesadın kaybettiğini hep birlikte gördük. İnanıyorum ki dışarıda da etkin politikalar, diplomatik başarılar, şer odaklarına kaybettirecektir. 2019’a giderken Türkiye kazanacaktır, Türk milleti kazanacaktır, Türkiye toplumu kazanacaktır.  

www.ademyavuzirgatoglu.com.tr

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Bakmakta Fayda Var
Osman Karaaslan’dan 16.yıl mesajı
Osman Karaaslan’dan 16.yıl mesajı
Ersin Pehlivan’dan Teşekkür Mesajı
Ersin Pehlivan’dan Teşekkür Mesajı