Türkiye kazandı, fitne fesat kaybetti
Adem Yavuz Irgatoğlu

Türkiye kazandı, fitne fesat kaybetti

1 Kasım Milletvekili Genel Seçimleri sonuçları Türkiye’nin, siyasi ve ekonomik istikrarın, güvenin, demokrasinin kazandığını gösterdi. Ve tabii ki AK Parti’nin tarihi zaferi kazandı. Sayın Erdoğan ve Sayın Davutoğlu’nun başarısı kazandı.

Bunun karşısında fitne, fesat, yalan, iş, birliği, hamaset, düşmanlık, hain emeller peşinde olanlar, ‘paralel devlet yapılanması’ içinde olanlar, Türkiye’yi sürekli Avrupa’ya, ABD’ye şikâyet edenler, Esed dostları, İsrail sevdalıları, Sisi kankaları, içinde öfke taşıyanlar, seçmeni küçümseyenler, ‘oy kullanmaya giderken beyinlerinizi yanınıza alın gidin’ diyenler, Erdoğan düşmanları, AK Parti hasımları, AK Parti seçmenine ‘topyekûn hırsız’ diyenler, terörden nemalananlar, hükümeti ‘katliam yapmakla’ suçlayanlar ve farklı entrika peşinde olup birilerinin ‘gazına’ gelenler kaybetti!

1 Kasım’da millet ‘istikrar’ dedi, ‘güven’ dedi, sandık devrimi yaptı. 2 Kasım sabahına Türkiye, 2019’a kadar siyasi ve ekonomik istikrarını yakalayarak uyandı. İş dünyası rahat bir nefes aldı. 7 Haziran seçimlerinde virgül koyan AK Parti, 1 Kasım’da yeniden ‘Haydi Bismillah’ dedi. 7 Haziran’da ilk defa genel başkan olarak siyasi deneyim yaşayan Sayın Ahmet Davutoğlu, 1 Kasım’da liderliğini ispatladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, siyasi tecrübesini bir kez daha gösterdi ve tekrar seçim kararıyla ülkeyi yeniden istikrara kavuşturacak adım attı. AK Parti kadroları ‘ilk günkü aşkla’ yeniden tek başına iktidarı yakaladı. Geçmiş 13 yıllık iktidar döneminde AK Parti millete verdiği güvenin meyvesini 1 Kasım akşamı topladı.  

7 Haziran sonrası kurulamayan koalisyon, CHP’yle yaşanan derin görüş ayrılıkları, MHP’nin ‘hayır’cı tutumu, HDP’nin elde ettiği yüzde 13’lük oy oranından kaynaklanan ‘şımarıklık’ aslında 1 Kasım seçim sonuçlarının ayak sesleriydi.

5 ay gibi kısa bir sürede terörün yeniden hortlaması, HDP’nin terör ile arasında mesafe koyamaması, MHP’nin hem terör karşısındaki tutumu hem sorumluluktan kaçması, ülkenin içinde bulunduğu durum, siyasi ve ekonomik istikrarsızlık, komşu ülkelerin ateş çemberinde olması ve tabii ki AK Parti’nin toplumun her kesimine dokunan vaatleri 1 Kasım seçim sonuçlarında en büyük etken oldu. Geçmiş 13 yıllık hizmetler seçmende ‘AK Parti söz verdi mi yapar’ algısını güçlendirdi. AK Parti bir kez daha millete güven vererek her iki kişiden birinin oyunu almayı başardı.

CHP yerinde sayarken, MHP ve HDP çok kötü cezalandırıldı. HDP ‘sırtımızı teröre yaslıyoruz’ diyerek, belediyenin iş makineleriyle hendek kazarak, 7 Haziran’da aldıkları emanet oyları kaybedip, baraj sınırına gerileyip kendi kazdığı ‘hendek’e düştü.

MHP ise ‘hayır’ siyasetiyle TBMM’de HDP’nin gerisine düşecek milletvekili sayısına sahip oldu. Sayın Bahçeli 1 Kasım gecesi yaptığı yazılı açıklamada önce seçmeni azarladı, hatta hakaret etti, bu da yetmedi barajı geçmeyi bir ‘başarı’ saydı. CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu yaptığı ilk açıklamada ‘Başarı iktidar olmaktır’ diyerek bir anlamda verilen mesajı almış görünüyor.

Ve 1 Kasım’ın galibi, halkın yüzde 50’sine yakınının oyunu alan AK Parti Genel Başkanı Sayın Ahmet Davutoğlu, yaptığı konuşmada “Bu zafer bizim değil, milletimizin zaferedir. Bugün zafer zamanı olduğu gibi tevazu zamanıdır. Türkiye kazanmıştır, milletimiz kazanmıştır. Kimse kaybettim kaygısına kapılmasın. Bu topraklara sevgi tohumu ekmeye geliyoruz…” açıklamalarıyla herkesi kucakladı.

1 Kasım seçimlerinde AK Parti’nin elde ettiği tarihi zafer sadece Türkiye’nin değil aynı zamanda Bosna’dan Filistin’e, Arakan’dan Beyrut’a, Kudüs’ten Bakü’ye, Karabağ’dan Bişkek’e uzanan İslam coğrafyasındaki mazlumların zaferedir. Şimdi herkesin buna saygı duyası gerekir. Sonuçlar ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olsun. 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Karaaslan dolmuşa bindi
Karaaslan dolmuşa bindi
50 kişi iş hayatına ilk adımını attı
50 kişi iş hayatına ilk adımını attı