Advert
Advert
Advert
“Barış Partisi”nin tehdit bildirgesi
Adem Yavuz Irgatoğlu

“Barış Partisi”nin tehdit bildirgesi

Başlığa bakıp da yeni bir partimi kuruldu diye düşünmeyin. Türk siyasetinde en fazla isim değiştiren gelenekten olan HDP’den bahsediyorum. 1 Kasım Milletvekili Genel Seçimleri öncesi partiler seçim bildirgelerini açıkladı.

“İnadına HDP, inadına barış” sloganıyla yola çıkan siyasi partinin Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ile Figen Yüksekdağ okudukları seçim bildirgesinde şunu bir kez daha göstermiş oldular: barış demekle barış olmuyormuş. Hele “inadına barış” demekle hiç olmuyormuş!

Neden mi? Gelin hep birlikte HDP’nin 52 sayfadan oluşan seçim bildirgesindeki vaatlerine bakalım. Bildirgenin geneline baktığımızda hem tehdit dili hem ayrıcalıklı vaatler hem de ülkeyi kaosa sürükleyecek skandal maddeler karşımıza çıkıyor.

Mesela, HDP’nin en çok sevdiği, DBP’li belediyelerin ısrar ettiği “Öz yönetim, özerk ve demokratik yerinden yönetim modelleri” ile bu “sevdaya” gönül verdikleri açıklanıyor. Yani vali ve kaymakamları da tıpkı belediye başkanları gibi “kendimiz seçelim” diyorlar. Hatırlayacaksınız geçtiğimiz günlerde PKK propagandası yapan ve kaymakamın yargılanacağını söyleyen HDP’li Milletvekili Ferhat Encü’ye Beytüşşebap Kaymakamı Kadir Güntepe “Bana bak vekil bozuntusu” diye sert bir cevap vermişti. İşte uygulamaya koymak istedikleri bu modelle vali ve kaymakamları tıpkı belediye başkanları gibi kendi “emirlerine” almak istiyorlar.

Bildirgede yer alan ve ülkenin en mahrem konularının, güvenliğinin değerlendirildiği Milli Güvenlik Kurulu kaldırılacakmış. İç Güvenlik Yasasının da iptal edilerek bugün şehirlerin içine düştüğü duruma “yasal” zemin hazırlanacak demektir.

Hele de Türk milletinin en hassas olduğu sözde Ermeni soykırımı konusunda “devlet adına özür” dilenecekmiş. Yani Türk milletini soykırım yapmakla suçlayacaklar. (HDP’li bakanın kabineye girdiği ilk günlerde ivedilikle yaptığı açıklama bu zihniyetin yansımasıydı.)

Bölge halkının devlet yanında olduğunun ve istihdam alanlarından biri olan köy koruculuğu sisteminin kaldırılması da HDP bildirgesinde yerini aldı. Bu yetmedi askerliğin de isteğe bağlı hale getirileceği yani “istemeyen askere gitmeyecek.”

Doğu – Batı arasındaki ayrımcılığın en bariz örneği olarak da “Doğu’ya bedava elektrik verilecek” maddesiyle tescillemiş oldular.  Bizler de yıllarca Doğu’da yaşadık ama birgün bile devlet imkânlarına göz dikip de başkasının hakkını gasp etmedik. Ama bu elektrik olayında bu suçu işleyenler pek de azımsanacak sayıda değiller! Bu beyanla bu duruma resmiyet kazandırılmak arzusu var.

Yazımızın ilk satırlarında HDP’nin bildirgesinde tehdit ve ayrıştırıcı bir dil olduğunu söyledik. Bunlara en somut örnekler ise “İvedilikle terörle mücadele yasası, iç güvenlik yasası ya düzenlenecek ya da tümden kaldıracağız… HDP’nin olmadığı Türkiye risk altındaki bir gemi gibidir. HDP bu gemide olmazsa Türkiye batar…” (Hatırlayın musluklardan kan akan afişleri). Şimdi bunun “yumuşatılmış” haliyle gemi örneğine geçildi. Yarın birgün afişlerde altına mayın döşeli gemiler billboardlarda karşımıza çıkarsa şaşırmayın!

Barışı “savunan” HDP, açıkladığı bildirgede “Derhal silahların iki taraflı susturulması…” diyerek devlete silah bıraktıracak. Bunları yapacak olan HDP “iktidarı”, Diyanet İşleri Başkanlığını yerinde bırakır mı? Bırakmaz, çünkü bunu da kaldıracaklarını beyan etmişler.

Neymiş efendim, “barış barış” demekle barış olmuyormuş. Bunu kendi ağzınızla söylüyorsunuz.

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Bakmakta Fayda Var
Nezaket Okulu tebessüm ettiriyor
Nezaket Okulu tebessüm ettiriyor
Şimşek’ten muhtarlara sabah mesaisi
Şimşek’ten muhtarlara sabah mesaisi