Advert
Advert
Advert
Şehidim! Biz size şahidiz
Adem Yavuz Irgatoğlu

Şehidim! Biz size şahidiz


“Allah yolunda öldürülenlere ‘ölüler’ demeyin, hayır onlar diridirler ama siz bilmezsiniz.”

 

Şehidim! Yüce Yaradan sizleri Kur’an’ı Kerim’de böyle tarif ediyor. Ve bizler buna iman ediyoruz, tekrar diyoruz ki sizler ölüler değilsiniz, çünkü “Şehitler ölmez, vatan bölünmez.”

 

Şehidim! Sizler ana kuzusu, babaların göz bebeği, eşlerin yavuklusu, sabilerin biricik babasıydınız.

 

Şehidim! Sizler, bu aziz vatanın bölünmez bütünlüğünün, necip milletin güvenliğinin en büyük koruyucularıydınız.

 

Şehidim! Sizler, Hakkâri’nin Şırnak’ın, Ağrı’nın, Muş’un, Dağlıca’nın, Yüksekova’nın, Erciyes’in, Van’ın korku salan dağlarını “Allahû Ekber”, “Vatan sana canım feda” nidalarıyla titreten kahramanlarımızdınız.

 

Şehidim! Sizler, kahpelerin korkulu rüyası, zalimlerin hedefi, mazlumların ise umuduydunuz.

Şehidim! Sizler şehirde polis, kırsalda jandarma, dağlarda komando olup, canlarını bu aziz vatan ve bizler için feda eden yiğitlerimizdiniz.

 

Şehidim! Sizler daha anne karnındayken yetim olan yavrularımızın onurlu babası iken, birileri teröristlerin gönüllü babası oldu.

Şehidim! Sizler, gece gündüz demeden, yağmur çamur dinlemeden, uyku nedir bilmeden nöbet başındayken, kimileri ufak siyasi çıkarlar, makam mevki kovalaması, daha fazla para, daha çok zenginlik peşindeydi.

 

Şehidim! Sizin evlatlarınız boynu bükük bir şekilde cenaze törenlerine katılırken, birileri çocuklarını hala ‘oyuncak silahlarla’ avutuyordu.

Şehidim! Sizler bu ülkenin demokrasisine, güvenliğine, yükselişine katkı sunarken, birileri havuz başında keyif sürüp, PKK’ya sırtını yaslıyordu.

 

Şehidim! Sizler birer birer toprağa düşerken, birileri teröristlerin sırtını sıvazlayıp, onların imdadına koşuyordu.

Şehidim! Sizler aç susuz dağlarda nöbet tutarken,  birileri PKK’yı övüp, teröristlere yem taşıyordu.

 

Şehidim! Sizler omuzlarda taşınırken birileri hala ‘barıştan, demokrasiden’ bahsediyordu.

Şehidim! Sizler toprağın bağrında yatarken, bebek katillerinin uzantıları olanlar pişkin bir şekilde milletin karşısına çıkıp bu ülkenin Cumhurbaşkanına, Başbakanına, Genelkurmay Başkanına hakaret edip, onları ‘çocuk katili’ olmakla suçluyordu.

 

Şehidim! Sizler bu vatanın bütünlüğü, milletin birlik beraberliği için can verip şehadet şerbeti içerken, birileri çıkıp sözde özerklik ilan ediyordu.

Şehidim! Sizlerin acı haberleri, Ay-Yıldızlı bayrağımıza sarılı tabutlarınız yüreğimizi yakarken, birileri sırtlarını yasladıkları teröristlerin cenazelerine bu kez omur veriyordu.

 

Şehidim! Sizlerin gösterdiği kahramanlık destanı geride kalan gözü dönmüşlere, ülke düşmanlarına örnek olmadığı gibi, paçalarından pislik akanları sadece ve sadece ülkenin Cumhurbaşkanına, Başbakanına, Türk Silahlı Kuvvetlerine hakaret noktasında ‘yekvücut’ hale getiriyordu.

 

Şehidim! Sen şehadet şerbetini içip kara toprağın bağrında cennet ile müjdelenirken, birileri geride kalıp hala cehennem ortamı oluşturmaya çalışıyordu.

Şehidim! Bizler bunlara şahidiz. Sen bize hakkını helal ediyor musun?


DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Bakmakta Fayda Var
 Performans ve Bütçe Görüşmeleri
Performans ve Bütçe Görüşmeleri
 Performans ve Bütçe Görüşmeleri
Performans ve Bütçe Görüşmeleri