Advert
Advert
Advert
MHP neden kaybedenlerin cephesinde yer alıyor?
Adem Yavuz Irgatoğlu

MHP neden kaybedenlerin cephesinde yer alıyor?

Seçimlere 16 gün kalırken meydanlar iyice hareketlendi. Bu hafta rotamızı MHP’ye çeviriyoruz. MHP’yi değerlendirirken birçok bileşeni göz önünde bulundurmak gerekiyor. Çünkü MHP, Türk milliyetçiliğini merkeze alarak başta din olmak üzere tarih ve kültürü harmanlayıp, güçlü ekonomi temelleri ile farklı kimlik ve mezhep kesimlerine de çağrı yapıyor. MHP’nin izlediği politikaya, seçim vaatlerine ve Sayın Bahçeli’nin performansına gelmeden önce, 2010 yılındaki referandum dönemine sizleri seyahat ettirmek istiyorum.  

 

12 Eylül Referandumu için yine meydanlar “kıran kırana” mitinglere sahne oluyordu. MHP bugün olduğu gibi o gün de miting konuşmalarını “İhanetlik, hainlik, işbirlikçilik, yandaşlık, candaşlık…” söylemleri üzerine oturtmuştu. Tek fark; o gün Bahçeli spontane konuşurken, bugün ‘promter’dan okuyor!

 

“Demokratik açılım”, “Ermeni açılımı” “Başkanlık sistemi” “Bedelli askerlik”, “Balyoz”, “Kafes”, “Anaysa değişikliği” derken, hararetli bir şekilde referanduma gidildi. MHP “Hayır” cephesinde yer aldı; ama sonuç MHP için pek “Hayr” olmadı. Ardından 2011 seçimleri, 30 Mart Yerel Seçimleri ve Cumhurbaşkanlığı seçimi MHP için ‘hüsran’la sonuçlandı. MHP kaybedenlerin cephesinde yer almayı sürdürdü.

 

Bahçeli, o dönem “Türkiye bölündü, bölünecek.” “Bunlar hain, işbirlikçi” söylemini terk etmedi. Bugün de “Sınırlar ihlal ediliyor, PKK ile işbirliği yapılıyor, vatanı satıyorlar, şer cephesi oluştu, nifak tohumları serpiyorlar, ekonomi battı, millet perişan, halk kurtuluş arıyor, Bizimle Yürü Türkiye…” gibi söylemlerle seçim propagandası yürütüyor.

 

Sayın Bahçeli’nin hükümet ortağı olduğu dönemde Türkiye’ye teslim edilen ve Başbakan Ecevit tarafından “Neden teslim edildi hala anlamış değilim” söylemine ‘mazhar olan’ terörist başı Öcalan’ı idamdan kurtaran koalisyonun ortağı Bahçeli, anayasa değişikliğine karşı çıkıp “Apo’yu asın varım, OHAL’i getirin varım” diyerek çelişkilere imza attı. Aynı Bahçeli çatık kaşları ve hazırda bulunan sağ-sol şamarıyla hem ‘anayasayı değiştirmek’ hem de iktidar olmak için meydanlarda milliyetçiliğin dozunu yükselterek “alayına” verip veriştiriyor.

 

 Bu tutum bana şimdilerde MHP’yi destekleyen Bugün gazetesinin yazarı Nuh Gönültaş’ın 17 Nisan 2010’da “Muhsin Bey rahmetli olmasaydı Bahçeli böyle konuşamazdı!” başlıklı yazısını hatırlattı: “…MHP, müspet değil, menfi milliyetçilik yapmaktadır. Evet, MHP ırkçı bir parti aynı zamanda çok şiddetli bir genel başkanı var… Bahçeli’yi bu derece aslanlaştıranın Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümü olduğunu belirtmeliyim. Eğer Muhsin Bey rahmetli olmasaydı Devlet Bahçeli böyle konuşamazdı...” diye yazmıştı.

 

Ben, Nuh Gönültaş gibi Bahçeli’nin sert mizacını, Yazıcıoğlu’nun vefatına bağlamıyor ve MHP’yi ‘ırkçılıkla’ suçlamıyorum; ama kullanılan üslupla ‘menfi milliyetçilik’ yapıldığını söyleyebilirim.

 

MHP geçmişte yapılan hataları 2015 seçimlerine iki hafta kalmasına rağmen aynen tekrar ediyor. Hem de bu kez ‘promter’dan okuyor. Milliyetçiliğin dozunu arttırıyor. AK Parti’yi ‘ihanetle’ suçluyor. Meydanlarda ‘şeref’ siyaseti yapıyor…

 

MHP’nin vaatlerine gelince…  Yılda emekliye 2 bin 800 TL ikramiye, asgari ücretin 1400 TL olması, mazotun 1 lira 75 kuruşa indirilmesi, belli kalemlerde ÖTV ve KDV’nin kaldırılması sözü, her yıl 700 bin işsizin istihdam edilerek işsizliğin sonlandırılacağı vaatleri CHP’ninkine benzese de küsuratlara bakınca üzerinde biraz daha çalışılmış görünüyor. Terörün kökünün kazınacağı, kapatılan köylerin, belde belediyelerin yeniden kurulacağı ve Bizimle Yürü Türkiye sloganı, “Geçmişte sizinle yürüdük ne oldu?”  sorusuna muhatap olacak türden. Acaba MHP neden kaybedenlerin cephesinde yer alıyor?

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Bakmakta Fayda Var
 Performans ve Bütçe Görüşmeleri
Performans ve Bütçe Görüşmeleri
 Performans ve Bütçe Görüşmeleri
Performans ve Bütçe Görüşmeleri