HDP SEÇİM TAKTİĞİ İLE ÖCALAN’IN ETKİSİNİ KIRMAK MI İSTİYOR?
Adem Yavuz Irgatoğlu

HDP SEÇİM TAKTİĞİ İLE ÖCALAN’IN ETKİSİNİ KIRMAK MI İSTİYOR?

Öyle görünüyor ki 2015 Milletvekilliği Genel Seçimlerine HDP’nin aldığı karar damga vuracak. Millet işi gücü bırakmış HDP’yi düşünüyor. Meğerse HDP’nin ne çok seveni varmış da haberimiz yokmuş!

Dün HDP’yi yerden yere vuranlar şimdi el avuç ovuşturup “HDP, Parlamentoya girmezse şu olur, girerse bu olmaz” demeye başladı. Kehanet senaryolarının usta kalemleri ise her gün köşelerinden, ekranlarından bir yerlere göz kırpıyor. HDP üzerine yazı yazanlara, bir şeyler umanlara şunu söylemek isterim ki “Kendi düşen ağlamaz.” Bu sözün ne anlama geldiğini herkes iyi bilir!

Bir önceki yazımda bu dönem yapılan anketlerin seçmenleri etkilemeye yönelik olduğunu, asıl rakamların seçime 1-2 hafta kalarak açıklanıp “paçayı kurtarmak” olduğunu ifade etmiştim.  Bunun gerekçesi de hazır “Efendim o günlerde seçmenin tercihi böyleydi, şimdi ise şöyle.” Bu tutum araştırma şirketlerinin en çok başvurduğu yöntemlerdendir. Bunu bir yer not edelim.

Ve gelelim yazımızın asıl konusu olan HDP’nin seçimlere parti olarak girmek istemesin/ taktiğine. Edindiğim bilgilere göre HDP’nin seçim anketleri Cumhurbaşkanlığı sürecinde elde edilen sonuçlara yakınmış. Artı olarak 600 bin ile 1 milyon arasında oya ihtiyaç varmış. HDP de seçimlere 4 ay kala bu seçmeni ikna edip, barajı geçecekmiş. Tabii bu, anketlerin HDP’ye söylediği, HDP’nin de Kürt seçmene verdiği mesajdır.

Bir de HDP’nin satır aralarında verdiği mesaj var. O da seçimlere parti olarak girip, çözüm sürecinde Öcalan’la süreci yönetmek isteyen hükümete karşı atılan adımdır. HDP, seçimlere parti olarak girmeyi kesinleştirir ve barajı aşarsa çözüm sürecini yürüten Devlet-Hükümet ile Öcalan’ın arasını açmak, etkisini kırmak isteyecektir. Çünkü çözüm sürecinde HDP’nin adeta bir “postacı” gibi adaya gidip oradan “mektup” getirip, açıklama yaptığına tanık olduk.

Böyle bir HDP, seçime parti olarak girip, seçimlerde barajı geçerse en az 45 milletvekili ile parlamentoda temsil edilip güç kazanmak, çözüm sürecinde Öcalan’ın yerine geçmek isteyecektir. Bunun için etkin bir muhalefet yürütecektir. Eğer HDP seçime parti olarak girip, barajı geçemez ise o zaman da HDP’nin gücü iyice kırılacak ve Öcalan tekrar devreye girip güç kazanacaktır. Hükümet ve devlet de tamamen çözüm sürecini Öcalan ile yürütecektir.

Ancak HDP’nin böyle bir süreçte en çok ihtiyaç duyduğu ve ilişkileri geliştirmek istediği adres ise “dağ” yani Kandil tarafıdır. Çünkü seçimlerde Kandil’in etkisi İmralı’dan daha fazladır! Bunu neden mi söylüyorum? 30 Mart Yerel Seçimleri’nde Doğu ve Güneydoğu’da tehdit, zor kullanarak elde edilen seçim başarısından.

(Bu konuyu bir toplantı vesilesiyle bir Bakan Yardımcısı ve AK Partili vekillere de arz ettim: “Eğer AK Parti Doğu ve Güneydoğu’da 30 Mart Yerel Seçimlerini iyi analiz edemez, aynı hatalara düşer ve tedbir almaz ise HDP’nin hayali gerçek olabilir.”)

Böyle bir durumda hükümet ne yapacak? En az 330’ün üzerinde milletvekili çıkarmak için HDP’yi baraj altına zorlayacak. Milletvekili adaylarını buna göre belirleyecek. Milliyetçi oylara daha çok talip olacak. Vaatlerini buna göre sıralayacak. Seçimlere yeni anayasa ve başkanlık sistemi ile girecek. Seçmenden yeni anayasa için yetki isteyecek. Zaten bu çoğunluğa ulaştığı zaman başkanlık sistemine de geçilmiş demektir.

Hatırlayın (Davutoğlu, takip edebildiğim kadarıyla katıldığı kongrelerde 10 büyük şehri de boş geçmedi, oralarda müjde üstüne müjde verdi.) Eğer 2015 seçimleri bu şekilde sonuçlanırsa HDP de parlamento dışı siyaset yapacaktır. Onların parlamento dışı siyasetten ne anladığını da o zaman göreceğiz.

 

 www.ademyavuzirgatoglu.com.tr

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Karaaslan dolmuşa bindi
Karaaslan dolmuşa bindi
50 kişi iş hayatına ilk adımını attı
50 kişi iş hayatına ilk adımını attı