Reklamı Geç
Advert
Advert
Sizi gidi cici demokratlar
Adem Yavuz Irgatoğlu

Sizi gidi cici demokratlar

Dünya ülkeleri son günlerde öyle bir profil çizdi ki bunu gören herkes “Ne kadar da demokrat bir dünya varmış (!)” diye hayretlere düşmekten kendini alıkoyamadı. Bir Paris saldırısı eksi ve artı kutupları bir araya nasıl da getirdi! Şaşırmamak elde değil.

 

Kâinatın Efendisi Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)’i çirkin bir surette karikatürize eden Charlie Hebdo dergisine yapılan saldırı ve bunun da ilk etapta “Müslümanlar yaptı” şeklinde oluşturduğu algı operasyonu, birçok ülkeyi aynı “safta” topladı. Saf’ın ne olduğunu bilmeyen, belki de hiç saf yüzü görmeyenler, İslam’ı karalamayı, Müslümanları hedef göstermeyi sürdürdü.

 

Eee böyle bir fırsat ele geçmişken bizim mahalle hiç sessiz kalır mı? Hele Cumhuriyet buna duyarsız kalır mı? Cumhuriyet için elbet de Zaman gerekir.  Çünkü Cumhuriyet, Zaman’ı geldiğinde bir anlam ifade eder. Hani “Zaman her şeyin ilacıdır” derler ya, siz ilan edersiniz, zaman da size ilaç olur.

 

İşte o Zaman, Bugün, Halk’la kol kola girip Millet diyerek yola çıkar ve bir de Sözcü seçer, Taraf’ını belli edip, Yurt’ta mücadele sürdürür.

Ümmetin himmetini sınırsızca kullanıp, yıllardır davasında “Bir kişinin bile imanını kurtarmak bizim için önemlidir” düsturu ile yola çıkıp, sonra da âlemlere rahmet olarak gönderilen İslam Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v)’i çirkince karikatürize edenlere “destek” veren –sözüm ona- “fikir işçileri ve demokrat basını” desteklemekten geri durmazsınız.

 

Bu da yetmez! Günlerce adliye önlerinde, gazete ve televizyon binalarında “Kur’an okuyan, Cevşen okuyan” kişilerle Türkçe-İngilizce dövizler hazırlayarak kamuoyu oluşturup, “Namaz kılarken gözaltına alındılar, hatimleri yarım kaldı” deyip toplumun belli bir kesimine karşı kin ve nefret duygusu uyandırırsınız.

 

Şimdi de çıkıp size o namazı öğreten, Kur’an’ı yaşayan Peygamber’e hakaret edenlerle ve bu hakareti yüzde 99.9’u Müslüman denilen bir ülkede; gazetelerine, köşelerine taşıyarak insanları galeyana getirenlerle kol kola girip, “polis gazeteyi bastı” şeklinde haber yapıp “demokrat” olamazsınız.

Çünkü… Tutarsızsınız…

 

Ardından dönüp “Din, iman, hak, hukuk, özgürlük, demokratlık” mücadelesi için Doğu’yu arkanıza alıp yüzünüzü Batı’ya çevirip, İslam düşmanlarından “destek” istersiniz. Böyle demokratlara can kurban denir herhalde.  

 

Tabii ki kimsenin dinini, dilini, rengini, ırkını, mezhebini sorgulama hakkımız yok. En azından ben kendimde bunu görmüyorum. Burada hep imdadımıza Yunus Emre yetişir ve der ki “Yaratılını severiz Yaradan’dan ötürü.” Biz de öyle yapalım.

 

Hadi bu Müslüman görünümlü bazı ülkeleri, Müslüman “cici demokratları” belki siyaseten, belki stratejik olarak belki de insan oldukları için sevmeye çalışalım. Ama bazen olmuyor! Burada imdada “Vermeyince Mabud neylesin Sultan Mahmut” söz öbeği yetişiyor. Birinde sevilme bir diğerinde sevme duygusu gelişmiyorsa yapacak bir şey yok demektir.

 

 

Siz ki Doğu’ya da Batı’ya da en iyi mesajın hangi dilde, nasıl vermek gerektiğini bilenler! Dönüp de geriye “Charlie değilim” diyemediniz! “Ben Charlie’yim” diyenlerin yanında saf tuttunuz. Hz. Peygamber’e hakaret edenlerin “küfretme özgürlüğüne” destek oldunuz. Bunun adına da “Basın özgürlüğü” dediniz. Sevsinler sizin gibi cici demokratları.

Twitter: irgatogluayavuz

www.ademyavuzirgatoglu.com.tr

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
• Yeni Sayımızı Okudunuz Mu?x
Advert