Reklamı Geç
Advert
Advert
İslam dünyasının itiraz sesi yükselmeli
Adem Yavuz Irgatoğlu

İslam dünyasının itiraz sesi yükselmeli

Fransa’nın Başkenti Paris’te meydana gelen saldırı Batı’yı adeta ayağa kaldırdı. Korku ve panik içinde olan Batı, işin ucu kendilerine dokunduğu zaman “gerçeğin” farkına vardı.

 

“Aslında gerçeğin farkına vardı” dememek lazım. Zira saldırıların “İslam adına yapıldığını” iddia eden Batı, tam bir algı operasyonu oluşturma gayreti içine girdi. Charlie Hebdo dergisine yapılan saldırılarda 12 kişinin öldürülmesinden hemen sonra yine İslam karşıtlığı söylemler, hatta eylemler başladı.

Dergiye yapılan baskında “Saldırganlar Allahu Ekber diyerek ateş açtı” iddiası bu eylemlerin hangi adrese teslim edilmek istendiği hakkında bilgi veriyordu. Tıpkı bizdeki Danıştay saldırısı gibi.

 

Hatırlayın! O dönem de saldırganın içeriye girerken “Allahu Ekber” diyerek ateş açtığı iddia edilmişti. Ama sonradan bunun bu şekilde olmadığı ortaya çıkınca sadece “yüzü olanların” yüzleri kızarmıştı. Diğerleri aynı çirkefliklerine ve nefretlerine devam etmişti.

 

Paris saldırısını fırsata çeviren bizdeki bazı medya organları da Batı’yı ve onun gibi düşünenleri aratmadı. Onlar da “Saldırganlar Allahu Ekber diyerek saldırmışlar, Hz. Muhammed’in karikatürünü çizen dergiye saldırı” başlıklarıyla haber yaptı. Yine meslektaşlarımız canlı yayın programlarının açış konuşmasını yaparken “Fransa’nın Madımak’ı” ifadelerini kullanarak yine hedef gösterdiler, bir algı oluşturmaya çalıştılar.

 

Bu ve buna benzer detaylar, yapılan saldırıların oklarının hangi yöne çevrildiğini ve kimlerin hedef alındığını gösteriyordu. Ama birçoğu, Fransa Cumhurbaşkanı F. Hollande kadar olup da “Bu saldırıların İslam’la bir ilgisi yoktur” diyemedi!

 

Özellikle son zamanlarda Batı’da İslam’ı, Müslümanları hedef alan birkaç örneği burada sıralayarak nasıl bir algı oluşturulduğuna dikkat çekmek istiyorum. Çok fazla geriye gitmeye de gerek yok.

21 Aralık 2014’te camilere gamalı haçlar çizilerek İslam karşıtı yazılarla Müslümanlar tehdit edildi. 24 Aralık’ta öğle namazı kılınırken İsveç’te Camii kundaklandı. 25 Aralık’ta Viyana’da sabah namazını kılmaya giden Müslümanlar rahatsız edici manzaralarla karşılaştı. (Domuz kafalarını hatırlayın.)

 

28 Aralık’ta Almanya’da PEGİDA üyeleri 17 bin kişiyle İslam karşıtı yürüyüş yaptı. 1 Ocak 2015’te İsveç’te yine cami kundaklandı. 7 Ocak’ta Paris saldırısı gerçekleştirildi. Kamuoyunda bir algı oluşturulmuştu. Yani senaryo hazırdı. Sadece oyuncular aranıyordu. O oyuncular da “İslam’a, Müslümanlara mal edilecekti.” Bunun için de Paris’teki Charlie Hebdo dergisi seçildi. Çünkü daha saldırıdan önce bu terörizmin kime mal edileceği belliydi.

 

Saldırıların ardından Karikatür dergileri siyah zeminlerde İslam ile terörü yan yana getirerek çizimler yaptı. Öyle ki silah namlularından çıkan kurşunları “Lâ ilahe illallah” lafzıyla karikatürize edecek kadar İslam düşmanı olduklarını gösterdiler. Ve küresel terörü tetiklemeye devam ettiler. Derken…

 

8 Ocak’ta yine camiler basıldı. Hatta 40’a yakın ülke liderinin Paris’te terör karşıtı yürüyüş yaptığı gün, Almanya Başbakanı Angela Merkel’in de ön sıralarda yer aldığı yürüyüş günü, yine Almanya’da bir camiye Müslümanları hedef alan yazılar yazıldı. 2014 Ağustos’undan bugüne Almanya’da meydana gelen ve bilinen 12 cami saldırısı oldu.

 

Fransa devleti göstermelik operasyonlara başladı. Kaynakların belirttiğine göre 83 bin polisle operasyon yapılarak saldırının failleri yakalanmaya çalışıldı. Aralarında rehinelerin de bulunduğu saldırganlar ölü ele geçirildi. Yani dünya basınının saatlerce canlı olarak verdiği operasyonu bile “başaramadılar.”

 

Sonra 1 milyona yakın kişi ve 40’a yakın devlet liderinin katılımıyla teröre karşı yürüyüş düzenlendi. Buna Türkiye de Başbakan düzeyinde katıldı. (İyi de oldu) Ancak burada abes olan bir kare vardı. Devlet terörü uygulayan İsrail Başbakanı Netenyahu’nun da ön sıralarda yer alması. Onun korumalarının kendi koluna girmesi ve Netenyahu’nun omzuna ellerini atmaları “Bize karşı da saldırı var ve biz her yerde Netenyahu’yu koruyoruz” mesajlarıyla doluydu.  

 

Filistin’de, Gazze’de, Suriye’de, Mısır’da, Irak’ta ve birçok yerde katledilenlere karşı neredeydiniz? Hedef yine İslam ve Müslümanlar. Sonuç olarak Batı medeniyetine teslim olmayan İslam dünyasının, bunlara itiraz etmesi gerekiyor. Ve İslam dünyasının da bir araya gelmesi gerekiyor.

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
• Yeni Sayımızı Okudunuz Mu?x
Advert