Advert
Advert
Baraj mı akıllara, yoksa akıllar mı başa geldi?
Adem Yavuz Irgatoğlu

Baraj mı akıllara, yoksa akıllar mı başa geldi?

Her seçim öncesi gündem oluşturacak açıklamalar yapılır. “Ülkede ne oluyor?” sorusuna kafalarda cevap bulunmaya çalışılır. 2015 seçimleri öncesi hazırlanan senaryo da bunlardan bir tanesi.

 

Kamuoyu Haber Türk gazetesi yazarı Muharrem Sarıkaya’nın köşe yazısıyla Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ın zihninden geçenleri öğrenmiş oldu. Öğrendiklerimiz sadece zihinde tasarlanan değil aynı zamanda, AYM’ye yapılan bireysel başvurular neticesinde uygulamaya konulan -yani değerlendirilmeye tabi tutulan- bir durum.

 

Kaderin cilvesine bakın ki Ankara’da Papa ve Putin’in ağırlandığı, arkasından birçok olumlu mesajın verildiği, Batı’nın “kudurduğu” günlerde AYM Başkanı’nın açıklamasıyla bir anda gündem değişti. Gündem değiştirmede alışageldiğimiz en etkin isim olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yerine bu defa AYM Başkanı Haşim Kılıç öne çıktı.

 

Seçimlere 6 ay gibi bir süre kala bir anda seçim barajı tartışmaları Türkiye’nin gündemine oturdu. “Demokrasi severler” bir anda yüzde 10 seçim barajını hatırlar oldu. Gazeteler “Ankara’da Baraj Kapakları Açıldı” diye manşet atıp siyaset mühendisliği yapmaya başladı. Bugüne kadar 9 seçime girmiş ve hepsinde başarıyla çıkan AK Parti’ye karşı, seçim barajı akıllara gelmemiş de 2015 seçimleri öncesi akıllar başa gelmiş gibi.

 

Paralel medyası, meridyen medyası, üçgeni, dörtgeni, yandaşı, candaşı, dün başka bugün başka olan birçok kesim şimdi “Kılıç” kuşandı. Kutuplaşmalar yeniden başladı. Tabii bunların hepsinin arka planında bir hezimet ve onun karşısında başarı öyküsü var. O hezimet ve başarı nedir diye sorarsanız; başta 2002’den beri AK Parti’nin seçim zaferleri, E-Muhtıra, MİT olayı, Gezi Kalkışması, 17-25 Aralık, 30 Mart Yerel Seçimleri,  Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde alınan neticeler…

 

Şimdi sormak lazım; 2002, 2007, 2011’de aklınıza gelmeyen seçim barajı ne oldu da 2015 seçimleri öncesi sahneye sürüldü? O zamanlar ‘Adalete uygun olan’ yüzde 10 barajı şimdi mi adaletten uzak kaldı?

 

Ve bir de AYM’nin parti kapatmaları, 367 kararları, Twitter meselesi, kanun iptal etme yetkisi istemesi aykırı tutumlarına verilebilecek sadece birkaç örnek. Haşim Kılıç’ın AK Parti kapatma konusunda olsun ve başka konularda olsun takındığı hukuki tutum her zaman takdir edilmiştir.

 

Ama Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yaptığı ‘gömlek değiştirme’ siyaseti ile başlayan paralel yapının markajında olduğu haberleri ve şimdi de emikliliğine az bir süre kalmışken, böyle bir yetkisi olmadığı halde siyasetin alanına müdahale edip baraj tartışmasını açması eleştirilecek bir durumdur.

Demek ki hesap neymiş, 2015 seçimleri öncesi bir kaos ortamı oluşturmak, AK Parti’nin tek başına anayasayı değiştirecek çoğunluğa ulaşmasını engellemek. İrili ufaklı birçok partiyi TBMM’ye sokup istikrarsız döneme geçmek. Bunları nereden mi çıkartıyoruz? Eee son kurulan partilere baksanıza, “içeri”den haber almış gibiler… Bir haftada neredeyse 3 parti kuruldu. Bir kısmı saman alevi gibi şiddeti sönmeye başladı bile…

 

Şimdi Haşim Kılıç’ın sözlerine belli bir kesim “çok doğru, yerinde bir karar olur” diye alkış tutarken, AK Parti Eylül 2013’te seçim barajlarıyla ilgili “İster tamamen kaldıralım, ister düşürelim, isterse aynen kalsın” teklifiyle muhalefete çağrı yaptığında neredeydiler? Sormak lazım baraj mı akıllara geldi yoksa akıllar mı başa geldi? Görelim bakalım 2015 Haziran’ına kadar neler yaşayacağız…

 

 www.ademyavuzirgatoglu.com.tr

Twitter: irgatogluayavuz

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Devrim gibi..
Devrim gibi..
Fatih Polat’a kritik görev
Fatih Polat’a kritik görev