Advert
Advert
Necip Fazıl Ödülleri
Adem Yavuz Irgatoğlu

Necip Fazıl Ödülleri

Türkiye’de verilen ödüllere, şiirdeki derinliğiyle, hikâyedeki manasıyla, tiyatrodaki mesajıyla nesillere ufuk açmış yeni bir ödül daha eklendi: Necip Fazıl Ödülleri. Öncelikle böyle bir ödülü düzenleyen Star medya grubuna teşekkür etmek gerekir.

İlk önce Büyük Doğu dergisini yeniden basarak okurlarıyla paylaştı, ardından da anlamlı bir ödül törenine imza atarak bunu taçlandırdı. (İlgili medya grubunun haberciliğini beğenirsiniz beğenmezsiniz, bu yazımızın konusunu zaten bu tema oluşturmuyor.) Ama bu ödül törenini akletmek ve ismine “Necip Fazıl Ödülleri” demek ayrı bir anlam ifade ediyor.

Yeni nesillerin, genç kuşakların kitaplardan okumaya, anlamaya ve tanımaya çalıştığı Necip Fazıl Kısakürek, hayatının dönüm noktalarında geçmişiyle geleceği arasına korkusuzca çizgi çeken bir fikir adamı. Baş kaldırışı, cesareti ve dava adamlığıyla ilham kaynağı olan bir Şair.

17 yaşında ilk şiirini Servet-i Fünun gibi önemli bir dergide yayınlatan genç şair, 1934’te Abdulhakim Arvasi ile karşılaşarak keskin kararlar alıp, ardından kitleleri sürükleyecek başarılara imza attı. Sözün Üstad’ı oldu. Geçen 30 yıllık hayatını “Tam otuz yıl saatim işlemiş, ben durmuşum; gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum” sözleriyle cesur bir çıkış yaparak ifade etti. Fikir namusu kavramını öğretti. Geçmişini sorgulayanlara tokat gibi cevaplar verip: “Benim geçmişim bir çöplüktü, çöplükleri sadece köpekler kurcalar.” sözüyle had bildirdi.

Böyle bir Üstad adına düzenlenen gecede ödül alan her bir ismi de tebrik ediyoruz. İlk defa verilen Necip Fazıl Ödülleri şiir, hikâye, fikir-araştırma ve Necip Fazıl’a Saygı kategorilerinde sahiplerini buldu.

79 yıllık bir yaşam öyküsüne sığan çileli yolculuğu anlatacak ne yer ne de zaman buna müsaade eder. Dolayısıyla ödül töreni düzenlenen geceden birkaç izlenimi paylaşmak istiyorum. Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın da konuşma yaptığı gecede Üstad’a dair hatıralar paylaşılırken, 7 Güzel Adam’dan Şair Nuri Pakdil’in gözleri nemlendi, damlacıklar yanaklarına indi. İşte bu manzara, Üstad’ın bıraktığı izleri fikirlerinde taşıyan ve o gün ile bugün arasında mukayese eden devrimci şairlerle bizleri tanıştırdı.

Devrimci başkaldırıyı öğreten Şair Nuri Pakdil, şiirlerine toprağımızın kokusunu, nefesini ve sesini yansıttı. Batılılaşmaya ilk defa yüksek sesle karşı çıkan Üstad gibi o da konuşmasına “Antikapitalist, antisiyonist, antiemperyalist, antifiravunist” bir selamla başladı. Necip Fazıl’ın aydınlarımızın uygarlığımızı yeniden anlaması için bir ortam hazırladığını söyledi.

Necip Fazıl’a Saygı Ödülünü almak üzere kürsüde bulunan ve Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan tarafından ayakta dinlenen o konuşmada Nuri Pakdil Üstad önemli bir gerçeği de hatırlattı: “Sayısal çoğunluğun getirdiği iktidarlar kültürel değerlere sahip değilse varlığını sürdüremez.”

Bu cümleleri ifade eden Pakdil “Övülmekten ve ödüllendirilmekten hoşlanmayan bir yazarım ben. Çünkü ben devrimci bir yazarım. Üstad’a olan saygımdan dolayı bir defaya mahsus olmak üzere bu ilkemi çiğniyorum” diyerek günümüzde kendi kendine ödül verdirmek için etkinlikler düzenleyenlere ince mesajlar gönderdi.

Nizamların nizamı olan düzeni iki heceli ve beş harfli bir isimle: İSLAM diye tanımlayan bir Üstad’ın fikir mirasçıları da Üstad gibi yaşayanlara sesleniyordu: “Ben neyim, niçin varım, nereden geliyorum, nereye gidiyorum?” diye sormalıyız kendi kendimize.

Bize Üstad’ın fikirle hareketi birleştiren yapısını, “Gaye insan, ufuk Peygamber” gibi deyimlerini, Doğu ve Batı muhasebesini aktaran devrimci şairleri de selamlıyoruz. Ve yazımızı Üstad’ın sözleriyle bitirmek istiyorum: “Anladım işi, sanat, Allah’ı aramakmış; marifet bu, gerisi yalnız çelikçomakmış.”

 

www.ademyavuzirgatoglu.com.tr


 Twitter: irgatogluayavuz

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Bakmakta Fayda Var
Osman Karaaslan’dan 16.yıl mesajı
Osman Karaaslan’dan 16.yıl mesajı
Ersin Pehlivan’dan Teşekkür Mesajı
Ersin Pehlivan’dan Teşekkür Mesajı