Advert
Advert
PKK sempatizanları köy eylemlerine hazırlık yapıyor
Adem Yavuz Irgatoğlu

PKK sempatizanları köy eylemlerine hazırlık yapıyor

Türk tarihine “6-7 Ekim olayları” diye bir kavram daha eklendi. “Hayırlı” olsun. Kurban Bayramı’nı takip eden günlerde Kobani bahanesiyle sokakları yakıp yıkan PKK sempatizanları ve onu destekleyenler, haddi aşarak, sokağa çıkma yasağı ilan ettirecek kadar ileri gittiler. Bu da yetmedi kan akıttılar.

 

Bir önceki yazımı “Doğu ve Güneydoğu, Ankara’dan göründüğü gibi değil” diye bitirmiştim. Bunun nedenlerini yerel kaynaklardan aldığım bilgiler eşliğindeki örnek ve tespitlerle ifade etmeye çalıştım.

 

Kobani bahanesiyle sokaklara çıkanlar, HDP’nin yaptığı çağrı ile olayları şiddet boyutuna taşıdı ve insanlar bu eylemlerde hayatlarını kaybetti. Kimi kurban eti dağıtırken vahşice öldürüldü, kimi sakalı var diye ‘IŞİD ilan edilip’ yaralandı. Ne yazık ki bu vahşet görüntülerini televizyon ekranlarında içimiz kan ağlayarak izlemek zorunda kaldık.

 

Yaşananların devlet, hükümet ve HDP yetkilileri tarafından nasıl görüldüğünü merak ediyordum açıkçası. Hükümet yetkilileri yaşananları ‘vandallık’ olarak nitelendirdi, misliyle karşılık verileceği açıklamaları yaptı. Devlet yetkililerinden (bir emniyet müdürü) ‘Siz bize Serhildan’ı öğrettiniz biz de size Türkiye Cumhuriyeti Devletinin parçalanamayacağını öğreteceğiz’ sözüyle en güzel cevabı verdi.

 

HDP adına Selahattin Demirtaş, Diyarbakır’da basın toplantısı düzenledi. Terler içinde kürsüde görünen Demirtaş, yaptıkları çağrıda şiddetten uzak durulması gerekildiğini sık sık vurguladı ama onlarca kişi canını yitirmişti bile. Demirtaş’ın yüzünden dökülen terler de yaptıkları çağrının ne kadar yanlış olduğu ve kendilerini sıkıntıya soktuğunu gösteriyordu. Bu tezi desteler nitelikte bir açıklamada HDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’dan gelmiş “Ölümlerin önüne geçebilirdik” demişti.

 

Buna rağmen eylem yapmaktan vazgeçmeyen PKK sempatizanları, şimdi de köylerde eylem yapmaya hazırlanıyor. Doğu’da kış mevsiminin başlaması bazı günlerde yapılacak eylemlerin iptal edilmesine vesile oluyor. Ancak Güneydoğu’da durum biraz daha farklı. Çadır yargılamaları, yol kesip haraç almalar, sokakları karıştırıp özellikle mütedeyyin insanların mallarına zarar vermeler devam ediyor.

 

Peki, hükümet yetkilileri bunları biliyor mu? Merak ettiğim bu soruya “2. Akil İnsanlar Toplantısı”nda konuşan Başbakan Ahmet Davutoğlu açıklık getirdi. Davutoğlu tüm bunları, olaylar başlamadan önce dile getirmiş. İçeriden aktarılan bilgilere göre Ahmet Davutoğlu bu olaylar başlamadan önce Selahattin Demirtaş ile görüşürken “Doğu ve Güneydoğu’da yol kesmenin, çadırlardaki yargılamaların, köylerde propaganda yapmanın son bulmasını istemiş. Selahattin Demirtaş da bunların son bulacağına söz vermiş.” Öyle ki Demirtaş, Davutoğlu görüşmesinin olumlu geçtiği yönünde açıklama yapmıştı.

 

Ama ne olduysa 6-7 Ekim’de bir anda HDP çağrı yaparak insanları sokağa döktü, kan akıttı. Buradan şu sonuç çıkıyor ki Kobani eylemleri bahane. Asıl çözüm sürecinde hükümeti oyalayan Kandil, KCK, PKK ve HDP, öne sürdükleri taleplerle kendi zeminlerini güçlendirip, sokak eylemleriyle ‘gücünü’ ispatlamaya çalıştı. Bu davranışlar hükümeti yeni yasal adımlar atmaya zorladı. Ve şimdi yapılmak istenen düzenlemeler tartışılıyor.

 

Hepimiz biliyoruz ki bir yanlışı başka bir yanlışla düzeltemeyiz. Ama şu bir gerçek ki yetkileri elinden alınmış güvenlik güçleri Doğu ve Güneydoğu’da 4. viteste devriye atmak zorunda kalıyor. Bunun ne anlama geldiğini herkes çok iyi biliyor. Önümüzdeki günlerde atılacak adımlar yeni gelişmeleri de beraberinde getirecektir. Bekleyip göreceğiz.


 www.ademyavuzirgatoglu.com.tr

Twitter: irgatogluayavuz

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Bakmakta Fayda Var
Osman Karaaslan’dan 16.yıl mesajı
Osman Karaaslan’dan 16.yıl mesajı
Ersin Pehlivan’dan Teşekkür Mesajı
Ersin Pehlivan’dan Teşekkür Mesajı