Advert
Advert
Reis ve Hoca el ele Yeni Türkiye yolunda
Adem Yavuz Irgatoğlu

Reis ve Hoca el ele Yeni Türkiye yolunda

13 yıllık AK Parti ilk defa olağanüstü kongre yaparak yeniden doğuş sürecini başlattı. Tabii bu süreç AK Parti’nin doğuyu değil bilakis Yeni Türkiye’nin doğuşu. 12 yıl Türkiye Cumhuriyeti’ne Başbakanlık yapan Recep Tayyip Erdoğan, halkın doğrudan seçtiği ilk Cumhurbaşkanı olarak Köşk’e çıktı.

 

Erdoğan’ın Çankaya’ya çıkmasını fırsat bilip, AK Parti’de bir çatlak, bir bölünme bekleyenler zannediyorum 27 Ağustos’ta yapılan o görkemli ve uzlaşmacı olağanüstü kongre ile bir kez daha hayal kırıklığına uğramıştır. AK Parti’nin Ankara Arena Spor Salonu’nda gerçekleşen 1. Olağanüstü Büyük Kongre her bakımdan iyi incelenmesi gerekiyor.

 

Gerek AK Parti’nin yeni Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun konuşması ve verdiği mesajlar gerekse 12. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hayal ettiği Yeni Türkiye yolunda Davutoğlu’ndan beklentileri çok önemli. Bir veda değil bir vefa kongresi olarak özetlenen AK Parti 1. Olağanüstü Büyük Kongre’de dünya kamuoyuna verilen mesaj ve benim okuduğum büyük fotoğraf: “Reis ve Hoca el ele Yeni Türkiye yolunda” oldu.

 

Her iki lider de aynı kültürden beslenerek, aynı geleneklere ve değerlere sahip oldukları için aralarında bir uyumsuzluk söz konusu olmadı. Özellikle Ahmet Davutoğlu’nun verdiği mesajlar Erdoğan’ın bıraktığı yerden devam edeceği yönündeydi. Zaten aksini düşünmek pek mümkün olmaz çünkü Erdoğan bunu istiyor.

Kürsüye çıkan Davutoğlu da Erdoğan’ın istediği ve Yeni Türkiye özleminde olan milyonlarca kişinin beklentileri yönünde verdiği mesajları 9 başlıkta topladı. Özellikle hem Batı’ya hem de içeriye dönük verdiği mesajlarını iki kavram ile ifade etti: Restorasyon-ihya ve inşa.

 

Akademisyen geçmişine sahip olan Ahmet Davutoğlu, irticalen yaptığı konuşmasında başarılı bir hatip görüntüsü verdi. 9 maddede sıraladığı mesajlarında özgüven vurgusu yaptı, çözüm sürecindeki kararlılık için “bu süreç başarıya ulaşıncaya kadar bize uyku haram” dedi. İnsan onuru ve özgürlük noktasındaki açıklamaları birçok kesimin endişesini giderecek gibi. Paralel yapı ile mücadele özellikle AK Partililere verilen güvenceydi. Ahlak restorasyonu vurgusu Türkiye’nin kanayan yaralarından biri. Adalet ve yargı noktasında “Adaletin olmadığı devlet yaşayamaz” diyerek hukuk devleti vurgusu yaptı. Kültür medeniyet restorasyonu diyerek geçmişe olan bağlara atıf yaparak içselleştirici ve bütünleştiricilik mesajı verdi.

 

Ekonomik büyüme ki AK Parti’nin bugünlere gelmesinde en önemli etken bu alandır. Ekonomide insan kaynağını etkin ve verimli kullanma noktasında yeni bir yaklaşım getirdi. Ve son olarak dış politikada Ankara merkezlilik vurgusu önemliydi. Vicdani dış politika diyerek, bugün uygulanan dış politikanın devam edeceğini söyledi.

 

Yani Erdoğan da Davutoğlu de ilk sözlerinde AK Parti’nin kökenlerine işaret ettiler. Sultan Alparslan’dan Osman Gazi’ye, Mustafa Kemal’den Adnan Menderes’e ve Necmettin Erbakan’a kadar bir aidiyetten ve davadan söz edildi. Genel Başkanlık sürecinde uygulanan meşveret yöntemi sık sık ifade edilerek, Davutoğlu’nun ‘Emanetçi’ olmadığının altı çizildi. Bu konuda gelecek olan eleştirilere ise Erdoğan, 23 Nisan 1920 tablosundan söz etti ve o dönem meclis kürsüsünün arkasında ‘Onlar işlerini istişare ile yaparlar’ ayetinin bulunduğunu hatırlattı.

 

Her bir cümlenin ayrı bir önem arz ettiği kongrede Abdullah Gül biraz unutuldu gibi. Zaten Davutoğlu’nun emanetçi olmadığı vurgusu ile Abdullah Gül’e kapı kapatıldı. Abdullah Gül de gönderdiği telgrafla -bir anlamda- “ben buradayım” dedi.

 

Her şeye rağmen uzlaşmacı bir olağanüstü kongrenin diğer partilere de örnek olması gerektiğini düşünüyorum. Artılar ve eksiler elbet de tartışılacaktır. Fakat bu kongrenin en önemli mesaj Reis ve Hoca’nın el ele Yeni Türkiye yoluna çıktıklarıydı.

 

Twitter: irgatogluayavuz

www.ademyavuzirgatoglu.com.tr

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Devrim gibi..
Devrim gibi..
Fatih Polat’a kritik görev
Fatih Polat’a kritik görev