Advert
Advert
‘Selam Örgütü’ ismi hiç yabancı gelmiyor
Adem Yavuz Irgatoğlu

‘Selam Örgütü’ ismi hiç yabancı gelmiyor

Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi düğmeye basılan yasa dışı dinleme ve casusluk soruşturması adeta şok etkisi yaşattı. Emniyetteki ‘paralel yapı’ operasyonu ile kılıçlar bir kez daha çekildi.

 

Sahur vaktinde başlayan operasyonun duygusal boyutlarını, kelepçe şovlarını, dürüstlük edebiyatlarını bir tarafa bırakırsak, işin arka palanında yatan gerçeklere bakmanın daha faydalı olacağına inanıyorum.

 

Kamuoyunun doğru bilgi alma hakkını düşünmeyen bazı medya organları işin duygusal yönünü ön plana çıkartırken; medyanın bir kısmı da Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı, Başbakanı, Bakanları, MİT Müsteşarı, gazetecisi, işadamı vs birçok ismin yasa dışı dinlendiğinin üzerine gitmeye çalışıyor. Bunu yaparken her iki taraf da kimi zaman gerçekleri çarpıtıyor ve hata yapıyor.

 

Bu tür gelişmelerin sadece ‘hükümet düşmanlığı’ veya ‘camia düşmanlığı’ ile olmayacağını herkesin bilmesi gerekir. At gözlüğü ile olayların üzerine bodoslama atlamakla ‘şeytan ayrıntıda gizlidir’ gerçeği unutuluyor.

 

Şimdi gelelim bahsi geçen soruşturmadaki asıl dikkat çeken ‘selam örgütü’ ismine. Kamuoyu bu ismi ilk defa Mavi Marmara saldırısında duydu. 2010 yılı Mayıs ayında Gazze için yola çıkan Mavi Marmara Gemisine saldıran İsrail askerleri, yine bir katliam gerçekleştirmişti.

 

Aralarında İHH Başkanı Bülent Yıdırım’ın da olduğu yüzlerce gönüllü, Mavi Marmara’da İsrail’in saldırısına maruz kalmıştı. Ve katil İsrail o zaman da 9 Türk vatandaşını şehit etmişti. Gemidekileri gözaltına alan İsrail Hükümeti, İHH Başkanı Bülent Yıldırım’a “Selam Örgütüyle” ilgisinin olup olmadığı sormuştu. (Bu ifadeleri o günlerde Mavi Marmara’da bulunan gönüllülerle yaptığım röportajda da duymuştum).

 

Yani dört yıl önce ismini duyduğumuz örgüt ve “İsrail Şeması” ile bugün yaşadığımız casusluk operasyonlarının “Paralel Şeması” benzer kodları barındırıyor. Orada yer alan sorular arasında, Başbakan Erdoğan ile dönemin İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejat arasında bir ilişkinin olup olmadığı öğrenilmeye çalışıldı.

 

Bugünkü dinlemelerde de benzer şeyler var. Şimdi akıllara gelen sorulardan birkaçı da bu yapının Mavi Marmara şehitlerinin yakınlarıyla hükümet yetkililerinin yapmış oldukları konuşmaları İsrail’e sızdırıp sızdırmadığı. Ve yine hükümetin İHH ile yaptığı görüşmeler.

 

Malum olduğu üzere İsrail’in tehdit olarak gördüğü bir diğer kuruluş da İHH’dır. Hatırlayın Adana’daki MİT TIR’larına yönelik yapılman operasyonu ve Kilis baskınını. Emniyet, savcılık, mahkemeler, HSYK, Yargıtay, medya, eğitim, bürokrasi gibi yerlerde etkin olan bir yapının söz konusu “işgali” pekâlâ mümkündür. Türkiye’nin içinde bulunduğu durum bunu gösteriyor.

 

Emniyet birimlerine yönelik başlatılan operasyonlar bu konudaki ilk önemli adımın atılması oldu. Şunu da belirtelim ki hiç kimse suçu sabit oluncaya kadar suçlu olarak gösterilemez. Bundan sonra iş adalete kalmış. Söz konusu ‘paralel yapılanma’ya yönelik tedbir girişimlerinin sonuçlarını hep birlikte takip edeceğiz.

 

Unutmayalım ki Başbakan’ın çalışma ofisine, konutuna, evine, mahremine böcek yerleştirip dinlemenin hiçbir ahlaki, milliyetçi, ulusalcı boyutu yoktur. Ve MİT Müsteşarlığı görevine getirildiği günden beri “İran yanlısı” olarak lanse edilen Hakan Fidan üzerinden Cumhurbaşkanı, Başbakan’ı dinlemek, devletin ulusal güvenliğini servis etmek başta İsrail olmak üzere onun arkasındaki güçlerin işine yaramıştır. Hükümet düşmanı olarak şov yapmanın anlamı yok! Çünkü dün Mavi Marmara’da ses çıkartamayanlar bugün yine İsrail’in kanatları altına girmeye çalışıyor.

www.ademyavuzirgatoglu.com.tr

twitter: irgatogluayavuz

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Bakmakta Fayda Var
Osman Karaaslan’dan 16.yıl mesajı
Osman Karaaslan’dan 16.yıl mesajı
Ersin Pehlivan’dan Teşekkür Mesajı
Ersin Pehlivan’dan Teşekkür Mesajı