Advert
Advert
Advert
ÇEVREYİ KİRLETMEYİN!
Soner Aksakal

ÇEVREYİ KİRLETMEYİN!

 

Malum çevreci bir toplumuz… Bu oldukça açık değil mi? İki ağaç için bin tane ağacı, binlerce fidanı katledecek kadar çevreciyiz. Çevreye verdiğimiz değerden, çevremize zarar vermeyi ihmal etmeyecek kadar çevreciyiz. O kadar çevreciyiz ki vatanın dört çehresini düşmandan koruyan insanları bile çevre uğruna feda edebiliriz.

 

Tabi her zaman ki gibi farklı rol, aynı perdeyle birbirlerine benzer diziler çekmeye de devam ediyoruz. Bu kadar çevre mevzusu gündemde olunca, Gölbaşı gözüme biraz daha güzel göründü. İki gölü, ormanı ve her şeyi ile mükemmel bir kent… Sadece bu kentle de çevreyi bahane ederek insanı, değeri katledenlerin sayısı çok.

 

Kişiliği, karakteri, sadakati, sevgisi tartışmalı olan ve çevreyi kirleten, birçok insan dışında doğal güzelliği ile harika bir kent. Tıpkı eylem yapılmadan önceki Gezi Parkı ve Kızılay gibi insanların rahatlıkla yaşayabildiği, huzurla dolaşabildiği, yaşanılabilir bir kent.

 

Şöyle bakıyorum da aslında biz kendi ellerimizle ve aslında sahte çevreci sevgimizle, çevreyi kirletiyoruz. Demokrasi adı altında, demokrasi dışı eylemler gerçekleştiriyoruz. Barış türküsü söyleyerek, savaş istiyoruz. Aşk sözcükleri fısıldarken, kendimizi aldatıyoruz. Yani rutin bir şekilde çelişiyoruz.

 

Bir ağacın dalları gibi uzarken bir taraftan da köklerine can veriyoruz. Adeta görülen yeşilin toprağın altında ki uzanmış kökleri gibiyiz ve çok gariptir ki yaptıklarımızı kendimiz bile onaylamayarak ve bilinçsizce yapıyoruz.

 

Adama sorarlar ama ADAMA sorarlar… Bu ülke için hayatını veren binlerce şehit verildiği dönem en son parmak sayısının yetmediği kadar toplu bir şekilde şehit verdiğimizde bu tencere tavacılar, tavaların da patates mi kızartıyorlardı?  Tencerelerinde su mu kaynatıyorlardı? O şehitler için tencere tavayı bırakın Ankara oyun havası oynarken kullanılan kaşıkları bile yoktu. Şimdi sözde hala anlayamadığım ağaç kıyımından bahsedip Ülke’nin itibarını, huzurunu bozmaya kimin hakkı var?

 

Açıkça söylüyorum ben Ak Parti’ye oy vermedim ve vermeyi de düşünmüyorum. Bu kadar insanın oy verdiği bir partiye ise isyan da etmiyorum. Sebebine gelince, bir yanlış görürsem bunu çevreme anlatırım ve oy vermemelerini isterim. Tencereyi tabağı elime alıp oy vermemiş insanları da rahatsız etmem. Devletin Polis’ine hakaret etmem. Yasasına aykırı davranmam çünkü ben, bu devletin vatandaşıyım. Siyasal görülecek bir hesabım varsa, sandıkta görürüm. Tencere tava çalıp, sabah kalkar kalkmaz tayinim yapılsın diye yalakalıkta yapmam. Kısacası çelişmekten kaçarım. Ha bu arada! Çevreci bilincimi de yapacağım sosyal faaliyetlerle ortaya koyarım. Basit bir örnek: Sadece verdiğimiz şehitlerin adını yaşatmak adına birer ağaç dikseydik, milyon tane ağacımız olurdu.

 

 

En çok zoruma giden de, bu oyunun birilerinin kontrolünde gerçekleşmesi ve bizden olmayan birilerinin. İşin komik tarafı ise, Ak Parti aleyhine yapılmış eylemin Ak Parti’nin kaybettiği oylarla beraber daha da güçlenmesini, bu eylemcilerin katkıda bulunması olmuştur. Özetle, kuşlar güzel, hava güzel, Gölbaşı güzel, çevreyi kirletmeyelim…

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Bakmakta Fayda Var
Seminere Davet
Seminere Davet
Gölbaşı Semalarında Renkli Görüntüler
Gölbaşı Semalarında Renkli Görüntüler