Advert
Advert
Advert
CUK OTURMUŞ
Soner Aksakal

CUK OTURMUŞ

 

Cuk Oturmuş

 

Sevgili Ziya kardeşim son meclis toplantısından sonra güzel bir yazı yazmış…

 

Yazıda eksik noktalar olsa da yaklaşım itibariyle kendisine destek veremeden kendimi alı koyamadım.’’Muhalefet demek hizmete engel olmak demek değildir’’ zihniyetine sahip bir adam olarak meslektaşımızın ifade ettiği gibi Gölbaşı‘ndaki ana muhalefet sıkıntısı artık kanayan bir yara haline gelmiştir. Sırf bu nedenle eleştirilerin odağı haline gelen had da ilçe başkanlığında aday olmaması için bir koz olarak kullanılan Gölbaşı AKP İlçe’nin muhalefet yapamadığı veya yapmadığı… ! iddialarının odağı Ramazan Şimşek’in ne kadar masum olduğu bir kez daha ortaya çıktı.Şimdi aynı iddialara maruz kalan Osman Karaaslan’ın da  bu iddialar karşısında masum olacağı ve asıl sorunlunun AKP belediye meclis üye’leri (kısmen ) olduğu aşikardır.Yine Ziya kardeşimin ortaya attığı soru ana muhalefet partisi CHP mi? AKP mi? çok yerinde ve zamanında sorulmuştur cevap belli ‘’ iki kişiyle koskoca meclise muhalefet yapan amacı hizmete engel olmak değil yapılan işleri sorgulamak ve daha fazla hizmet gelebilmesi için Gölbaşı Belediyesini tetiklemekte olan CHP’ dır.’’ Hakkı’nın hakkını hakkıyla vermek lazım.

 

Dolayısıyla kendi içinde muhalif olan ve birlerine muhalefet eden AKP Belediye meclis üyelerinin bu konuda eksiklik gösterdiği artık saklanamıyor. Bunun sebebine gelince sorunu 2009 yerel seçimlerinde kimin, kimin kontenjanıyla ve referansıyla meclise girdiğine bakmak lazım. Toplama kampına dönen ve neredeyse her partiden veya zihniyetten abartmıyorum her partiden ve zihniyetten kimimizin pati ve zihniyet olarak saymadığı dahi meclis üyelerinin bir arada çalışması ancak çok güçlü bir liderle mümkündür.

 

Fakat hali hazırda herkesi kucaklayacak ve herkesi yönlendirecek bir lider mevcut değildir. Farklı farklı düşünen meclis üyelerinin birbirlerine muhalif olunduğu bir grup toplantısının sonucunda çıkan önergeler komiktir. Ya kaldırımla ya da çöp variliyle ilgili olabilir. Son yazımda belirttiğim Türkiye’nin önde gelen şahsiyetlerinin isimlerinin yaşatılması gerektiği ve bunu yapması gerekenlerinde mensubiyeti oldukları veya mirasını kullandıkları kişilerin uzantısı olan meclis üyeleri olduğuna vurgu yapmıştım. Aldığım cevap beni tatmin etmedi.

 

Erbakan, Türkeş ve Ecevit gibi çok değerli insanların isimleriyle ilgili önerge verilmemesinin sebebi olarak bu isimlerin yaşatılması için onlara yakışır yerlerin olması gerektiği ve mevcutta Gölbaşı’nda böyle yerlerin olmadığı şeklinde cevaplandırıldı. Hak verdiğim noktalar olduğu için bu konuyu daha fazla abartmıyorum ve olmayan samimiyetlerini olmasını umarak ve Gölbaşı Belediyesinin böyle büyük yerler ve projeler yapacağı hayaliyle bu konuyu şimdilik kapatıyorum.

 

Tekrar konunun özüne dönerek Ziya arkadaşımın yazısını desteklediğimi ifade ediyor sırf komisyonlar çalışsın ve meclis üyeleri bir kaç kuruş daha fazla kazansın diye verilecek önergelerin son bulması umuduyla yazıyı sonlandırırken Türkiye’nin iktidarı, Gölbaşı’nın Muhalefet’i AKP’ nin de silkelenerek kendine gelmesi ve sorunun nedenine inerek gerçek muhalefetle hem Odabaşı’na hem Gölbaşı’na yön verecek katkılar sağlamasını umut ediyorum. AKP deki sorunu merak edenlerin ise meclis üyesi listesi hazırlanırken 2009 seçimlerinde kimin, kimin kontenjanından girdiğini ve önemli olanın AKP mi yoksa 2014 deki belediye başkanı ve meclis üyesi listesinin olduğu araştırmasını tavsiye ederim.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Bakmakta Fayda Var
Gölbaşı Hasvak Devlet Hastanesi’ne TÜRKSAT şehidi Ahmet Özsoy’un ismi verildi.
Gölbaşı Hasvak Devlet Hastanesi’ne TÜRKSAT şehidi Ahmet Özsoy’un ismi verildi.
Yenimahalle’de engelsiz film
Yenimahalle’de engelsiz film