Advert
Gündem
Giriş Tarihi : 10-04-2021 13:11

Nevzat Dulkadir ‘’Sen Rahat Uyu Başbuğum Emanetin Emin Ellerde”

Gölbaşı’nda gerçekleştirilen faaliyet ve çalışmaların yer aldığı “Gölbaşı Belediyesi 2020 Yılı Faaliyet Raporu’ Gölbaşı Belediye Meclisi’nde görüşülerek kabul edildi.

Nevzat Dulkadir  ‘’Sen Rahat Uyu Başbuğum Emanetin Emin Ellerde”

Gölbaşı’nda gerçekleştirilen faaliyet ve çalışmaların yer aldığı “Gölbaşı Belediyesi 2020 Yılı Faaliyet Raporu’ Gölbaşı Belediye Meclisi’nde görüşülerek kabul edildi.

Gündem dışı söz alan MHP Gölbaşı Belediye Meclis Grubu Grupbaşkanvekili Nevzat Dulkadir, 2020 yılı faaliyet raporunun hayırlı olmasını dileyerek, Belediye çalışanlarının geriye dönük maaşlarının yatırılmasından dolayı Belediye Başkanı Ramazan Şimşek’e teşekkür etti.

5 Nisan Avukatlar Gününü de kutlayan Dulkadir açıklamalarına şöyle devam etti;

5 Nisan 1997 tarihli gazeteler ‘’Dünya Türklüğü Ağlıyor’’ başlığı ile çıkmıştı.

Bir gün önce Ülkücülerin Başbuğu Merhum Alparslan Türkeş vefat etmiştir.

ALPARSLAN TÜRKEŞ;

25 Kasım 1917 tarihinde Lefkoşa’da dünyaya gelmiştir. O yıllarda İngilizlerin işgalinde olan Kıbrıs’ta ilk ve ortaokulu bitirir ve ailesini Türkiye’ye gelmesi için zorlar. Çünkü; Daha çocuk yaşlarında esaretin çirkin yüzü ile karşılaşmıştır. Ailesi tarafından verilen Ali Arslan ismini, ortaokul öğrencisi iken öğretmenlerinden Osman Zeki bey tarafından Alparslan olarak değiştirir.Ailesi ile beraber İstanbul’a gelir ve kuleli askeri lisesinde eğitimine devam eder. 1939 yılında harp okulunu bitirerek Türk silahlı kuvvetlerinde göreve başlar. 1940 yılında evlenir. bir garip tesadüftür ki Alparslan Türkeş’in doğduğu yıl Sovyetler birliğinde Bolşevik ihtilali olur. Ulusların hapishanesi olarak isimlendirilen Sovyetler Birliğinin diğer ülkelere ihraç etmeye çalıştığı sosyalizme karşı Türkiye’de de Türk milliyetçiliği fikri harekete geçer. Çocukluğunda İngiliz esaretini yaşayan Alparslan Türkeş, 1944 yılında Sovyet Sosyalizmine karşı Türk milliyetçiliği fikrini benimser ve çileli hayatı başlar.

Dönemin iktidarı tarafından Türk milliyetçileri ırkçı ve Turancılık suçlaması ile tutuklanır ve İstanbul emniyet Müdürlüğü’nün adına "tabutluk" denilen ünlü betondan ve tabuta benzeyen hücrelerinde işkencelere tabi tutulurlar.

Savcı tarafından ırkçı ve Turancı olarak suçlanan merhum Alparslan Türkeş savunmasında "Türk milliyetçisiyim, fakat iddia edildiği gibi ırkçı değilim" der. Bu davalar 3 Mayıs 1944 günü başlar ve günümüzde bu tarih dünya Türkçüler günü olarak anılmaya devam etmektedir. Beraat ile sonuçlanan bu davalardan sonra tekrar görevine döner ve 1960 ihtilalinde milli birlik komitesi ile fikir ayrılığı yaşar. Bunun sonucu olarak bu seferde sürgün hayatı başlar.23 Şubat 1963'te tekrar Türkiye’ye döner ve Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisinde siyasi hayatı başlar.

6-8 Şubat 1969'da Adana’da yapılan olağanüstü kongrede Cumhuriyetçi Köylü Millet Parti’sinin adı Milliyetçi Hareket Partisi, terazi şeklindeki amblemi ise üç hilâl olarak değiştirilir.

İşte bu yıllarda tüm dünyaya Sovyetler Birliği tarafından ihraç edilen komünizmle, mücadelesi başlar. Bir fikrin başka bir fikir ile yenilebileceğini ifade eden Alparslan Türkeş, Türk gençliğini komünist düşünce ile mücadele edebilmeleri için Türk İslam sentezi olarak isimlendirilen bir fikir etrafında ülkü ocakları eğitim ve kültür vakfını kurdurarak kültürel faaliyetlere ağırlık vermiştir.

“Türk milleti, kendi millî tarihini, örf, âdet ve ananelerini kendi millî hasletlerini dikkate alan, modern ilmi ve tekniği önder alan yüzde yüz yerli ve millî bir idare sistemi kurmalıdır. diyen Alparslan Türkeş, temel kaynak İslam inancı ve Türk kültürü olan dokuz ışık doktrini yayınlar.

 ‘’Biz Türkler ne başkalarına uşaklık etmeyi, ne de başkalarını uşak olarak kullanmayı kabul etmeyiz.’’ “amacımız, millî sınırlarımızın içinde yaşayan yurttaşlarımızı, hiç bir ayırım yapmaksızın, din, mezhep ve ırk farkı gözetmeksizin kucaklamak, sevmek, insanca yaşama şartlarına kavuşturmaktır. Millet ve ülke bütünlüğümüzü bölücü, her türlü sınıfçı, mezhepçi ve ırkçı sistemlerin amansız düşmanıyız... Sınıfçı sosyalizme, kapitalizme, bunların birer sapması olan komünizme, faşizme ve nasyonal sosyalizme karşıyız. Başka milletlerin bir kültür ve tarih ürünü olan bu yabancı ideolojilerin Türk devlet felsefesinde yeri yoktur.”

Tüm dünyadaki Türklerin bulundukları coğrafyada hür ve bağımsız yaşamaları için bir mücadele içine giren Alparslan Türkeş, bu düşüncelerinden dolayı Türk dünyasının başbuğu olarak isimlendirilmiştir.

İşte bu mücadele sonucudur ki bu gün orta Asya Türk cumhuriyetleri diye tarihte yerini alan kardeş devletler bağımsız hayatlarını sürdürmektedirler.

yıllar önce ortaya koyduğu vizyon ile bu günleri şekillendiren merhum Alparslan Türkeş’in vefatında tüm Türk dünyası yas tutmuştur.

Dün aramızdan ayrılışının yıldönümünde milliyetçi hareketin lideri, ülkücülerin başbuğu Alparslan Türkeş’i rahmet, minnet ve şükranla yad ediyoruz. Manevi huzurunda saygıyla eğiliyoruz ve diyoruz ki ‘’Sen Rahat Uyu Başbuğum Emanetin Emin Ellerde, Gösterdiğin Hedefe, Koyduğun İlkelerin Işığında Yürüyoruz.’’

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
189. Sayımız Çıktı • Tıkla & Oku
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA