Advert
Kahverengi Koltuk
Giriş Tarihi : 21-03-2019 18:43   Güncelleme : 22-03-2019 00:34

Nisa Sayar ile Kahverengi Koltuk

Halil Adıgüzel'i ağırladık.

Nisa Sayar ile Kahverengi Koltuk

Kahverengi Koltuk'ta bu hafta Saadet Partisi Gölbaşı Belediye Başkan Adayı Halil Adıgüzel'i ağırladık.

Halil Bey hoş geldiniz Kahverengi Koltuk'a. Kısaca kendinizden bahsedebilir misiniz öncelikle?

 

Öncelikle bizlere bu fırsatı verdiğiniz için sizlere çok teşekkür ediyorum. Bizleri seçmenimizle buluşturdunuz. Halil Adıgüzel 1974 Tokat doğumlu, Kamu Yönetimi mezunu. Uzun yıllar iki ulusal gazetede gazetecilik yaptıktan sonra şimdi ofis mobilyalarıyla ilgili şirkette ticaretle uğraşıyorum. Evliyim ve 4 çocuk babasıyım. Milli Gençlik Vakfı, Anadolu Gençlik Derneğinde üst düzey yöneticilik ve son 8 yıldır genel sekreterlik görevi üzerimizdeydi. Adaylık sürecimiz boyunca inşallah Gölbaşı’na ve Gölbaşılımıza hizmet noktasında bir gayretin içerisine girmiş bulunmaktayız.

 

Peki, neden Gölbaşı Belediye başkan adaylığı?

 

Biz aslında Gölbaşı sevdalısıyız diyebiliriz. Ankara’ya geldiğim günden itibaren Gölbaşı’nda yaşıyorum.

 

Kaç yıldır Gölbaşı'ndasınız?

 

10 yıldır Gölbaşı’nda ikamet ediyorum. Şöyle ki biz sosyal yönü olan insanlarız, siyasi yönü olan insanlarız, Gölbaşı’nda yaşadığımız müddetçe arkadaşlarımızla bir araya gelir Gölbaşı’na dair sohbetler açıldığında yapılması gereken çalışmalar aslında mini mini orada konuşulurdu. Hangi çalışmalar yapılırsa belediyecilik anlamında daha güzel bir çalışma ortaya çıkmış olur veya Gölbaşı’na dair yapılacak projelerde dikey mimari, yeni oluşan imar alanları, Gölbaşı merkezinin sıkıntıları arkadaş guruplarında sıkça zikredilirdi. Bize aslında belediye başkan adaylığını background'da hazırlayan bunlar oldu. Son süreçle birlikte de 40-50 kişilik arkadaş grubumuzun önerisiyle Saadet Partisi’nden aday adaylığı başvurumuzu yapmış olduk. İl ve ilçe teşkilatlarımızın, partimizin yetkili organlarının da aday adayları içerisinden bizi tercih etmesiyle adaylık sürecimiz netleşmiş oldu.

 

Yıllarca bu arkadaş gruplarında konuştunuz, dertleştiniz, kendinizce çözüm önerileri ürettiniz. Şu an size göre Gölbaşı'nın en büyük problemleri nelerdir?

 

Kendi yaşadığımız sıkıntılar ve problemler vardı ama ben bunu adaylık sürecimden sonra yaptırmış olduğumuz anket sonucuna göre cevaplamak istiyorum. Biz 3 tane soru sorduk Gölbaşı’nda yaşayan insanlarımıza. Dedik ki Gölbaşı Belediyesi'nde görmüş olduğunuz problemler nelerdir? 3 madde ile bize ifade edermisiniz. Yine bu ankette Gölbaşı Belediyesinden beklentileriniz nelerdir sorusunu sorduk. 3. soru olarak da siz Gölbaşı Belediye Başkanı olsaydınız ne çalışmalar yapardınız. Burada özellikle Gölbaşı’nın problemlerinin başında gelen özellikle 2 maddeden bahsetmek istiyorum. 3 maddeyi zaten kapsamlı bir şekilde ele alacağız.

 

Bir defa ulaşım sorunu var Gölbaşımızın. Ankara ve Gölbaşı arasında dağınık bir şehir olduğumuz için yaptığımız anket verileri de bunları gösteriyor. Diğer taraftan sokak hayvanlarıyla alakalı ciddi bir serzeniş vardı. Özellikle Eymir bölgesi bu anlamda ciddi sıkıntıların yaşandığını, okula giden çocukların köpeklerin saldırısıyla karşı karşıya kaldıklarını ve hem köpeklerin hem de o bölgede yaşayan insanların mağdur edildikleri ifade edildi. Son olarak ise üretime yönelik hiçbir şeyin yapılmadığını, israfın üst seviyelere ulaştığı ve israf çalışmalarının yapıldığı yanıtlarını aldık. Bizim de arkadaş çevremizde konuştuğumuz konular da bu minvalde olan şeylerdi aslında. En nihayetinde biz de bu şehirde yaşıyoruz. Bu şehrin problemlerine biz de şahitlik ediyoruz. Bu şehirdeki problemlere biz de maruz kalmış olabiliyoruz. İnsanlarımızın da söylediği şeyler bizim yaşadığımız şeylerden farklı değildi.

 

Belediye başkanı olarak seçildiğiniz takdirde hayata geçirmeyi planladığınız projeler ve bu bahsettiğiniz sorunlara yönelik çözüm önerileriniz nelerdir?

 

Biz adaylık sürecimizle birlikte bir çalışmanın içerisine girdik. Az önceki o bahsetmiş olduğum anket çalışması ve kendimizin yapmış olduğu bir araştırma çalışması. Bir arge kurulu oluşturdum ben. Geniş bir kadroyla bu çalışmayı yürüttüm. Yine arge kurulumuzun içerisinde her alan için kendi alanlarında uzman komisyon başkanlarından oluşan ekiplerimizi oluşturduk. Köylerimizle alakalı, mahallelerimizle alakalı, esnafımızla alakalı, kamu kurum ve kuruluşların yapmış oldukları çalışmalarla alakalı, turizmle alakalı, bütün bu alanlarda Gölbaşı’nda yapılacak olan çalışmalarla alakalı bir araştırma yapmış olduk. Projeleri oluşturabilmek için bizim bir veri havuzuna ihtiyacımız vardı. Biz bir masanın etrafında oturup hayalimizdeki şehrin projelerini de oluşturabilirdik ama biz bunu yapmadık. Biz insanlara gittik, ilgili alanlarda insanlarla konuştuk, istişareler yaptık. Burada hangi çalışmaları yaparsak daha faydalı sonuçlar elde edebilirizi değerlendirmiş olduk. Burada hem yaptığımız anket çalışmalarının hem de yaptığımız çalışmalardan elde edilen bilgilerin bu havuzlarda harmanlanarak şehre en güzel çalışmaların neler olacağı ile alakalı yine ilgili kurullarımız alanında uzman arkadaşlarımız oluşturdukları komisyonlar aracığılıyla bir çalışma programı ortaya çıkarmış oldular. Ben neyi anlatıyorum burada, ben yapmış olduğumuz Gölbaşı’na dair uygulayacağımız projeleri Gölbaşılı insanlarla hazırladım, hepsini kendi alanındaki insanlarla görüşerek hazırlamış oldum. Uygulanabilir, ayakları yere basan, temelden alınıp tavana kadar yürütülebilecek çalışmalar.. Bir şeyi satacağız ama neyi satacağız, satacağımız şey ortada olmadan üretmeden satmanın mümkün olmadığını insanlarımız biliyorlardı. Yine ifade ediyorum. Biz projelerimizi halkımıza sorarak hazırladık ve 27 Şubat günü değerli basınımız aracılığı ile Gölbaşılımızla paylaşmış olduk.

 

Birkaç önemli projeden bahsedebilir miyiz?

 

Bizim Gölbaşı’nda bir defa üretememe problemimiz var ve sosyal belediyecilik anlamında halktan kopuk bir belediyecilik anlayışımız var. Halktan kopuk belediyecilik diyorum, isterseniz bu ikisi üzerinde durarak bazı projelerimizden bahsedeyim. Sosyal belediyecilik anlamında az önce de bahsettiğim gibi biz projelerimizi halkımızla beraber hazırladık ama çalışmaları hazırlamak yetmiyor. Bu çalışmaların uygulamasını da yine halkımızla beraber yapmamız lazım. Bu kapsamda GİMER diye bir iletişim merkezi oluşturacağız. GİMER dediğimiz mekanizma Gölbaşı Iletişim Merkezinin kısaltılmış hali. Gölbaşı Belediyesi'ne dair yapılması gereken çalışmalar, dilek, şikayet ve öneriler her neyse buradan Gölbaşı’nda yaşayan insanlarımız bizlere ulaşacaklar. Dilek ve temennilerini bizlere bildirecekler, biz de ilgili daire başkanlığımızca bu çalışmaların hangi alanda yapılmasıyla sonuca kavuşacaksa o kuruma aktararak çalışmanın neticelenmesini sağlayacağız. Eymir mahallesiyle alakalı sıkıntıyı veya Eymir mahallesinde yapılmasını istediği çalışmayı vatandaşımız bize bildirecek yani kısacası yönetime ortak olacak. Meclislerimizi aktif çalıştıracağız. Köy muhtar meclislerimizi, mahalle meclislerimizi, aile meclislerimizi, çocuk meclislerimizi, genç meclislerimizi, kadın meclislerimizi, esnaf ve iş adamları meclislerimizi bütün meclislerimizi aktif bir şekilde çalıştıracağız. Bunu ne için söylüyorum. Biz eğer bir şehirde bir yatırım yapacaksak, bir şehirde bir kültürel etkinlik yapacaksak bunu ilgili meclisiyle ortaya koyarsak hem kabulu kolay olur hem de bu çalışma gerçekleştirilmiş bir çalışma olur. Bu meclisler olarak değil, hatta belediye meclis üyelerimizin bile seçim zamanında aktifleştirip, seçim bittikten sonra rutin çalışmaların ilgili birimler tarafından yürütüldüğü belediye meclis üyeliklerinin çok da öneminin kalmadığı çalışmalara da şahitlik ediyoruz. Gölbaşı’nda bu tarz bir şey oldu demiyorum. Ama bu tarz çalışmalar da var. Biz bunu yapmayacağız. Biz meclislerimizi aktif çalıştıracağız. Esnafımızla alakalı bir çalışma mı yapacağız, esnaf meclisimizi toplayacağız onlarla bu çalışmayı istişare edeceğiz onlarla beraber karara bağlayacağız ve uygulamaya koyacağız. Yine kültürel alanda bir çalışma mı yapacağız, ilgili meclisimizi toplayıp istişarelerimizi yapmış olacağız. Sosyal belediyecilik demek halkın belediye yönetimine ortak edilmesi demektir. Bu anlamda halkımızla birlikte yapmış olduğumuz çalışmalarımızı yine halkımızla birlikte uygulama noktasında gayret göstereceğiz. Diğer taraftan projelerimizin çeşitliliğinin tamamının içerisine girersek belki zamanımız yetmeyecek ama genel hatlarıyla şunu ifade etmek istiyorum ki 6 başlıkta topladığımız sosyal belediyecilik, çevrecilik ve ulaşım gibi her başlık altında da maddelendirdiğimiz ve pratik anlamda uygulanabilecek çözüm önerilerimiz mevcut. Bu doğrultuda özellikle Gölbaşımızın köylerimizle iç içe bir şehir olması ve köylerimizin büyükşehir yasası ile mahalle statüsüne kavuşturulmasıyla köylerimizde üretim olanaklarının tamamen durduğuna şahit olduk. Köy meclislerinde yapmış olduğumuz görüşmelerde şunları diyoruz, arkadaşlar biz sizlerle tekrardan bir üretim çalışmasına başlamak istiyoruz. 1 Nisan sabahında biz belediye başkanı olduğumuzda sizlere şöyle bir çalışma programı teklif ediyoruz dedik. Tohumundan üretimine kadar, hasatına kadar, bütün aşamalarını takip edeceğimiz, köyümüzün toprak analizinin iklim ölçümlerinin yapıldıktan sonra hangi ürünün rekoltesinin en yüksek düzeyde olacağı tespitleri yapılacak ziraat mühendislerimiz tarafından. Bu doğrultuda siz de ekimlerinizi yaptıktan sonra belediyenin satın alması garantisi ile bir tarım faaliyetine girmiş olacaksınız. Bu doğrultuda biz de oluşturmuş olduğumuz birlikler veya kooperatifler veya platformlar aracılığıyla sizin ürünlerinizi ilgili daire başkanlığımız tarafından bütün üretim aşamalarını takip ettiğimiz gibi hasılatından sonra da siz ürünlerinizi getirdiğinizde bize teslim ettiğinizde hesap numaralarınızı belediye muhasebesine bırakacaksınız ve belediye sizin ürünlerinizin kar edeceğiniz şekilde alacak. Köylümüzün şikayeti buydu zaten bizim üretim yapabilmemiz için öncelikle kar etmemiz gerekli diyorlardı. Yapmış olduğumuz masraflar elde ettiğimiz parayla karşılanmadığı için biz tarım faaliyetlerini durdurduk diyorlar. Biz de köylü hemşehrilerimize diyoruz ki siz kar edecek şekilde ürünlerinizi bize teslim edeceksiniz. Biz buradaki köylü ile üretici ile esnafımız arasında köprülük vazifesini görmüş olacağız. Tabii ki belediyenin bu çalışmayı yürütebilecek cüzi de olsa kar payı koyabileceği bir ortam olacaktır. Mekanizmanın çalışabilmesi için. Ama burada öyle bir çalışma ortaya koyacağız ki evet biz köylümüzden üreticimizden yüksek fiyata alacağız ama şu anda esnafımız ürün almakta maliyetler çok yüksek olduğu için birkaç tane yerden satın alma yöntemiyle geldiği için fiyatların çok yüksek olduğuna şahitlik ediyoruz. Tarladan aldığımız 3 liralık bir ürünün marketlere, manavlara gelene kadar 12 liraya yükseltiğine şahitlik ediyoruz. İşte biz bu aradaki devasa açığı hem köylümüzden üreticimizden daha ucuza alacağız, hem de esnafımıza daha ucuza vermiş olacağız. Köylümüzden aldığımız ürünü köylümüz de pahalı bir şekilde satmış olacak ama biz esnafımıza satarken ucuz bir şekilde satmış olacağız aradaki aracıları kaldırmak kaydıyla.

 

Bu projeler konusunda son olarak şunu sormak istiyorum. Ulaşımla ilgili herhangi bir düşünceniz var mı?

 

Gölbaşı’nın en büyük problemlerinden biri de ulaşımdır. Bununla alakalı projelerimiz var. Atacağımız adımlardan ilki transit ekspres ringlerin oluşmasıdır. Birinci derecede otogar, Kızılay ve şimdi şehir hastanesi var. Mutlaka Gölbaşı’ndan şehir hastanesine gidecek vatandaşlarımız var. Ulaşımı sağlayacak ringlerin oluşmasını sağlayacağız. Kopuk bir şehiriz. Gölbaşı Konya yolunun altta alınması ile birlikte iki yakası bir araya gelecek gibi gözüküyor. Ama bunun da farklı problemleri var. Yapılan çalışmaları eleştiren bir yapı değiliz. Ama bu çalışmanın da iki yakayı birleştirmekle birlikte şehri bazı sıkıntılara da sokacağını düşünüyorum. Farklı programda bunu tartışabiliriz. Çünkü ciddi bir mesele ve Gölbaşı’nın geleceğini ilgilendiriyor. Yerel yönetimlerde 5-10 yıllık program yapılmaz. 50- 100 yıllık plan ve programların yapılması lazımdır. Günü kurtaran çalışmalar, günü kurtardıktan sonra israfa yol açar. Bu bakımdan bazı projeler yapılırken ciddi bir araştırmanın yapılarak, uzman kişiler tarafından karar verilip yapılması gerekir. Yolun alta alınması güzel bir çalışma gibi gözükse de ilerleyen yıllarda bunun ciddi anlamda sıkıntısını yaşayacağız. Özellikle turizm alanında şehri dış dünya ile bağlantısını koparan bir çalışma olduğunu kabul etmemiz lazım. Shell Petrolun orada yolun altına giren insanlar mezarlık bölgesinden çıkıp gitmiş olacaklar ve şehri görmemiş olacaklar. Bunun yerine çok ciddi bir projemiz var. Ama bunu yıkarak yapacak değiliz. Biz yapılan işlerin yıkılmasına karşıyız. Ama bunu tekrar düzenleyecek ve şehri gösterebileceğimiz projelerimiz de hazır. İncek’le, Mogan Gölü kenarında iki tane birleştirici dikey yola ihtiyaç var. Orada yollarımız var. Ancak yollarımız adres sorarak gidilecek konumda olduğu için yeni yollara ihtiyaç var. Şehir birbirinden kopuk. Kopuk olan şehirde birliği sağlayamazsınız. Bu açıdan İncek bölgesini Gölbaşı ile birleştirmek lazımdır. Yine Gölbaşı’ndan Oran’a bir bağlantı yoluna ciddi derecede ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.

 

Halil Bey buraya kadar konuştuklarımız her siyasi adayla konuşulabilecek konulardı. Projeler, çözümler, öneri ve şikayetler. Ben özellikle şunu merak ediyorum. Saadet Partisi'nin bir farkı var mı? Özellikle belediyecilik anlayışını sorsak nasıl bir çerçeve çizersiniz?

 

Saadet Partisi'nin diğer partilerimizden farkı mutlaka vardır. Saadet Partisi yaptığı bütün çalışmalarda insanı merkez alan ve üretimi teşvik eden, israfı önleyen ve ranta müsaade etmeyen bir anlayış içerisindedir. Biz bunu tarihimizde gerçekleştirdik. 94 ruhu diye aradığımız ruhun aslında Saadet'in yerel yönetimlerde Refah Partisi döneminde yazmış olduğu destanları anlatan ruhtur. Şimdi yapacağımız çalışmaların tamamı o ruhla hazırlanan çalışmalardır. Yerel yönetimler demek şehrin insanına faydalı çalışmalar uygulayabilmek demektir. Yerel yönetimler şehirdeki bütçenin israf edilmeden tekrar üretime kazandırılması demektir. Şehirde yaşayan gençlerin istihdamına katkı sağlayabilmek demektir. Saadet belediyeciliğinin farkını ortaya çıkaran da bunlardır. Tüketim toplumu haline gelmişiz. Üreten bir toplum olmaktan çıkmışız. Bu doğrultuda insanlarımızın yerli üretim noktasında bazı çalışmaları yapabilmesi için çalışmalar içinde olacağız. Saadet belediyeciliğinde bir defa dışarıya bağımlılıktan kurtulması gerekir. Göle atılan bir taş misali burada yapılan ekonomik çalışma zamanla Ankara ve ülkeye yansıyacaktır. Bu halka halka büyüyerek giden bir çalışmadır. İşte bu şekilde yapılan çalışmalar Saadet belediyeciliğinin farkını ortaya koyar.

 

Bir önceki genel seçimde Millet İttifakı'nda yer almıştı Saadet Partisi ama bu seçimde herhangi bir ittifakta yer almadı. Bunun olumlu olumsuz getirileri neler oldu?

 

Biz genel seçimlerde bir ittifakın içerisinde yer aldık. Ama bu halkımıza yanlış anlatıldı. Seçim ittifakı içerisinde yer aldık. Ama Saadet Partisi'nin tamamen kendi plan, programları ve kendi adayları ile seçime girdiğini halkımıza tekrar hatırlatmayı bir borç biliyorum. Yerel seçimlerde kendi başımıza seçimlere giriyoruz. 1389 seçim bölgesinde Saadet Partisi kendi adayları ve meclis üyeleri ile yerel seçimlere giren tek siyasi parti. Bir ittifakın yapılabilmesi için karşılıklı oturup bir anlaşma yapılması ve bunun sözleşme haline getirilmesi, her iki tarafın da bu sözleşmeye imza atması lazım. Bizim böyle bir anlaşmamız yoktur. Biz bu seçimlere bir önceki seçimden sonra hazırlıklarımızı başlattık ve kazanacak şekilde hazırlandık. Seçime en hazır parti Saadet Partisi'dir. Hiçbir parti ile ittifak içinde değiliz. Ancak büyük de bir ittifakında içerisindeyiz. Biz bulunduğumuz bölgedeki bütün seçmenimizle CHP’li, AK Partili, MHP’li ne kadar siyasi parti varsa tamamının seçmeni ile ittifak yapmaya hazırız. Biz herkesin oyuna talibiz. Ben Gölbaşılı ile ittifak yaptım. Her gittiğim yerde bunu söylüyorum. Biz insanımızla büyük bir ittifak yaptık.

 

Son sorum Halil Bey, Saadet Partisi mahalli idare seçimlerine girerken bir Cepsiz Ceket projesi başlattı. Ciddi anlamda merak uyandıran bir proje, onun hakkında da biraz bilgi istiyorum?

 

Projemizi açıklamadan bilboard'lara girdik. Büyük bir merak uyandırdı. Cepsiz Ceket aslında mana itibari ile almış olduğumuz belediyecilik emanetinin ne kadar kutsal bir görev olduğunu, yetimin, garibin hakkının olduğunu, emanet olduğunu ve sahip çıkılması gerektiği bu emanetten o şehrin idarecilerinin başta belediye başkanı olmak üzere bütün kadroya ceplerin kapalı olduğunu anlatan bir şeydir. Emanete sahip çıkmak demektir. Çalmadan çalışmak demektir. Rantı, israfı önlemek demektir.

 

Halil Bey benim sorularım bu kadar. Sizin son olarak söylemek istediğiniz bir şeyler var mı?

 

Biz belediyecilik anlayışımızda hesap verebilirliği önemsemişizdir. Hesap verebilir bir belediye başkanı olacağımı burada değerli seçmenimize iletmek istiyorum. 31 Mart yerel seçimlerinin ülkemize ve milletimize hayırlar getirmesi ile birlikte, seçmenimizden de şu hassasiyeti göstermelerini rica ediyorum. Bizler farklı siyasi partilerde çalışan kadrolarız. Oy verecekleri adayların yapacağı ve bundan önce yaptığı çalışmaları değerlendirerek bu şehir ve ülkemiz için kim faydalı olacaksa seçim haklarını o doğrultuda kullanmaları temennisi ile programı kapatmak istiyorum. Bizim yapmış olduğumuz çalışmalarımız ortadadır. Yapacağımız çalışmalar da ortadadır. Çalışmalarımızın tamamını insanlarımızın kanaatlerini alarak oluşturduk. 31 Mart sabahında oylarını kullanırken, bu durumu göz önünde bulundururlarsa hem şehrimiz için hem de ülkemiz için hayırlı olacağını düşünüyorum. Bana zaman ayırdığınız için sizlere de çok teşekkür ediyorum.

 

Biz teşekkür ediyoruz davetimizi kırmayıp geldiğiniz için.

 

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
135. Sayımız Çıktı • Tıkla & Oku
ANKET OYLAMA TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
90. Sayımız Çıktı
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA