Advert

Advert Advert
Nisa Sayar ile Kahverengi Koltuk
Nisa Sayar ile Kahverengi Koltuk
Kahverengi Koltuk'ta bu hafta Ak Parti Gölbaşı Kadın Kolları Başkanı Hayrünnisa Işık Aydoğan'ı ağırladık.

Hayrünnisa Hanım davetimizi kırmadığınız için teşekkür ediyoruz. Kahverengi Koltuk’un da aynı zamanda ilk kadın konuğusunuz, ayrıca hoş geldiniz.

Ben teşekkür ediyorum. Beni ilk kadın konuk olarak davet ettiğiniz için.

Öncelikle kendinizden kısaca biraz bahsedebilir misiniz kısaca siyasi ve özel yaşamınızdan. Nasıl biridir Hayrünnisa Işık Aydoğan?

Ben 1988 Gölbaşı doğumluyum. Doğduğumdan beri Gölbaşı’nda yaşıyorum. İlk ve ortaokulu TEK İlköğretim Okulunda okudum. Daha sonra lise öğrenimimi Dr. Şerafettin Tombuloğlu lisesinde gördüm. Daha sonra lisans için Isparta’ya gittim, bir dört yıl orada okudum. Süleyman Demirel Üniversitesi İktisat bölümü mezunuyum. Ardından 3 yıl kadar bir bankacılık geçmişim var. Bankacılığın çok fazla bana göre olmadığına kanaat getirdikten sonra istifa ettim ve çıktım. Daha sonra kendi çapımızda ufak bir ticaret işiyle uğraşıyoruz. Yurt müdireliği yapıyorum özel bir kız öğrenci yurdunda. Bunun haricinde Şubat ayından bu yana da Ak Parti Gölbaşı Kadın Kolu Başkanlığını sürdürmekteyim.

Hayrünnisa Işık Aydoğan aslında biraz asabi, yerine göre akla gelen her şeyi uluorta söyleyen bir insandı. Ta ki siyasete kadar. Siyasete girdikten sonra tabi biraz daha desturlu gitmemiz gerekti. Böyle, bu şekilde..

Peki, kadın kolları başkanlığı önemli bir görev ve siz bir anda geldiniz. Hiç tanımıyorduk. Bir anda Ak Parti Kadın Kolları Başkanı oldunuz. Bu süreçte neler yaşadınız, nasıl gerçekleşti göreve gelişiniz?

Yani herkes sizin gibi bir anda şok geçirdi. Aslına bakarsanız ben de çok fazla beklemiyordum. Yani benim de siyasete çok fazla bir ilgim yoktu. Tamamen tevafuk eseri Gölbaşı ilçesinde bir mülakat varmış. İlçe yönetimine gireceğimi düşünerek ben bu mülakata girdim. Mülakattan sonra beni genel merkezden aradılar. Genel merkezde gönüllü olarak çalışmaya başladım. Sonrasında Gölbaşı ilçe kadın kolu başkanlığını teklif ettiler.

Yani teklif size geldi. Sizin bu yönde bir talebiniz olmadı.

Evet, benim öyle bir talebim yoktu. Ben tamamen gönüllü bir şekilde çalışmaya hazırdım. Bana hatta sordular sizi genel merkezde mi değerlendirelim Gölbaşı’nda mı değerlendirelim diye. Ben de dedim ki yıllardır Gölbaşı’ndayım, alın artık beni Gölbaşı’ndan ben genel merkezde çalışayım. Ancak tabii ki asıl ihtiyaç neredeyse, ben nerede faydalı olacaksam orada değerlendirin diye de ayriyeten açıkladım. Onlar da demek ki burayı uygun buldular. Daha sonra teklif geldi, değerlendirdik, kabul ettik. Geliş sürecim bu şekilde oldu.

Neler yaptınız Ak Kadınlar olarak göreve geldiğiniz günden bu yana? Sizin başkanlığınızda farklı bir çalışma olarak ortaya koyduğunuz, şunu ben değiştirdim, farklı bir şey yarattım bu partide dediğiniz bir şey var mı?

Şimdi şöyleydi, bir önceki kadın kolu başkanımız Elif Hanım 9 yıl yaptı bu görevi. Aynı görevde 9 yıl çok uzun bir süreç. Gölbaşı’nda Ak Parti kadın kolları denildiği zaman akla gelen ilk isim Elif Hanımdı ve gerçekten burada çok güzel çalışmaları oldu. Daha sonra bir bayrak değişimi oldu. Biz aldığımız süreçte de yüzleri biraz değiştirmek istedik. Yani benim yönetimimde genci de var yaşlısı da var. Gerçekten kendini geliştirmiş, iyi lisans bitirmiş, yüksek lisans bitirmiş her çeşit profil var. Aynı zamanda tabii ki bu işe gerçekten gönül vermiş ev hanımı ablalarımız da var. Hepsini harmanladık ve ortaya gerçekten güzel bir yönetim çıktı. Bu güzel yönetimin çıkmasıyla birlikte güzel fikirler de ortaya çıktı. Göreve geldiğim günden bu yana yaptıklarıma şöyle bir bakıyoruz. Yani bizim Gölbaşı’nda gezmediğimiz engelli kalmamış mesela. Gezmediğimiz gazi, şehit ailesi kalmamış mesela. Şu anda gideceğiz, tekrar gitmeye yüzümüz yok hani..

Evet, bir ara o gündem olmuştu hatta. 15 bin ev gezme mevzusu falan. Tek tek gezdiniz mi o evleri?

Aynen öyle. Tek tek hepsini gezdik. Ben olabildiğim kadar yani yetebildiğim kadar ben gittim. Benim yetemediğim yerde kadın kolları teşkilatımız tabii ki ana kadememiz ve gençlik kollarının da eşliğinde tüm evlere girdik. Kadın kolları olmadan evlere girmek mümkün değildir, kapıları çalmak mümkün değildir. Kadın kolları bu teşkilatın en önemli birimidir bu manada. Herkese tek tek dokunabilir kadınlar. Kadın dokunduktan sonra da, biliyorsunuz kadın ailenin aslında reisidir, biz ona dokunduktan sonra o da aileye dokunuyor. Böylelikle gerçekten bir çığır yarattığımızı düşünüyorum.

Bir kadın olarak özellikle Gölbaşı’nda siyaset sahnesinde olmak nasıl bir duygu?

Aslında Gölbaşı siyasetinde kadına çok fazla bir yer yoktu.

Evet, yoğun bir erkek profili var çünkü.

Maalesef böyle. Ama tabii biliyorsunuz Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın desturu kadınlardır. O kadınlara çok değer verir. En sonki eğitim programımızda da kadın belediye başkanlarını, meclis üyelerini çok fazla desteklediğini söyledi. Önümüzdeki süreçte kadın profili artarak devam edecek inşallah. Ben ilk başlarda biraz zorlandığım evet, bu doğrudur ama artık alıştık bu sahneye çünkü biz kadınlar olarak siyasetin içine daha fazla girmeye başladık.

Siyasete yeni yeni girmeye başlayan ya da böyle bir hedefi, planı olan kadınlara tavsiyeleriniz var mı? Söylemek istediğiniz şeyler var mı?

Şöyle söyleyeyim ben Ak Parti teşkilatı için konuşuyorum tabi. Öncelikli olarak bizim teşkilat yapısını, düsturunu öğrenmeleri gerekiyor. Teşkilat nedir, nasıl davranılır, siyaset nedir, dava ne demektir, ne için çalışıyoruz, neden siyaset yapıyoruz, kadının siyasete girmesiyle neler değişir. Öncelikli olarak kadınların kendini geliştirmesi gerekiyor bu bağlamda. Daha sonra siyaset sahnesinde zaten yeterince başarılı olabileceklerini düşünüyorum.

Siz ne için girdiniz siyasete? Hedefiniz nedir?

Ben gerçekten belirli bir hedefle girmedim. Az önce de anlattığım gibi tamamen bir tevafuk eseri siyasette kendimi buldum. Ancak şu andan sonra tabii ki hedeflerim var. Bu hedeflerim de şu şekilde. İlk başta bana verilmiş olan bu görevi tamamladıktan sonra Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan bizler için neyi uygun görürse o yolda yürümeyi hedefliyoruz.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin Gölbaşı’nda şu ana dek 2 kadın belediye başkan adayı var. Az önce söylemiştiniz Recep Tayyip Erdoğan bu alanda çok önemsiyor diye. Ak Parti’den bu yönde bir adım gelmedi. Kadın bir aday yok şu ana dek. Var mı ilçe teşkilatınızda böyle isimler? Beklediğiniz, aday olmayı düşünen veya farklı bir görev için adaylık düşünen isimler var mı?

Şu an için herhangi bir belediye başkanlığı ya da meclis üyeliği adaylığı henüz tarafımıza gelmedi. Geldiği zaman biz elimizden gelen desteği sonuna kadar sürdüreceğiz. Tabii ki belli koşullara haizse gelecek olan insan biz de elimizden geldiğince destekleyeceğiz. Şu an için yok.

Peki, neden Cumhuriyet Halk Partisi’nde bu kadar kadın aday çıkarken Ak Parti’de çıkmıyor? Bu denli değer verilmesine rağmen..

Şu anda halihazırda bizim bir belediye başkanımız var zaten. Şu an doğal adayımız Sayın Fatih Duruay. Bu yüzden şu an biz onun arkasında ilerlemekteyiz. Genel merkezden bize herhangi başka bir aday iletilmediği sürece doğal adayımız Fatih Duruay olduğu için bizim de bu düsturla geri planda..

Bir bekleme süreci var ve şu an beklemedesiniz. Peki, şu an mevcutta Gölbaşı’nda Ak Parti iktidar. Geçtiğimiz 4,5 yılı nasıl değerlendiriyorsunuz? Fatih Duruay yönetimini, Gölbaşı Belediyesi yönetimini?

Bence şimdiye kadar olmadığı kadar büyük çalışmalar yapıldı. Yani Gölbaşı, Gölbaşı oldu. Son 5 yılda gerçekten çok büyük projeler yapıldı. Bunların hepsinin altında da Fatih Duruay’ın imzası var. Tabii ki önceki ilçe başkanları, belediye başkanları buna bir taban hazırladı. Nasip diyelim, tevafuk diyelim bu Fatih Duruay’a nasip oldu. Tabii ki çok çalıştı, ilçe teşkilatı da çok çalıştı. Birlikte güçlü oldular. Mogan Gölü temizliği bence bir hayaldi Gölbaşı için. Konya Yolu projesi çok büyük bir hayaldi. Hastane keza öylesine çok büyük bir projedir benim için, şehir parkı.. Gerçekten küçük şeyleri saymıyorum bile yani yollardır, kaldırımlardır, kültür merkezleridir bunları hiç saymıyorum bile.

Bir Ak Partili olarak olumlu tarafları daha çok görmeniz doğal. Şu da yapılmadı, şu eksik kaldı dediğiniz, bu 4,5 yıl içerisinde var mı bir şey? Şunu başaramadık dediğiniz bir durum..

Yani ben çok büyük bir eksiklik görmüyorum işin aslı. İllaki vardır eksik yapılanlar. İnsanlar birazcık bu konuda, belediyeye bir kırgın kesim var. Ama bu kırgınlıklarını ben anlamış değilim. Beklentilerini gerçekleştirmediğini söylüyorlar ama bunu hiç kimse açmıyor. Yani şu da olmadı diyemiyoruz, ben de diyemiyorum. Bence gerektiği şekilde gerektiği kadar çalışıldı.

Yani eleştiren çok, kırgınız diyen, olmadı yapamadı diyen çok ama altını hiçbir şekilde dolduramıyorlar.

Evet, aynen öyle.

Şu an seçim sonrası özellikle 24 Haziran’dan sonra bir anda Ak Parti’de derin bir sessizlik oluştu ve halen devam ediyor. Bu sessizliği nasıl yorumluyorsunuz, ne zaman bitecek bu sessizlik?

Bu sessizliğe fırtına öncesi sessizlik diyebiliriz. Aslında sessizlik var ama çalışmaya devam ediyoruz biz bir taraftan. Yani teşekkür ziyaretlerine devam ediyoruz, ufak tefek çalışmalarımız var. Ama tabii seçime yönelik çalışmalarımız için bir taban oluşturuyoruz şu anda. Kendi içimizde çalışıyoruz. Bu sessizliğin sebebi bu. Bu sessizlik geçici bir süreç tabii ki. Adaylar belli olduktan sonra biz de hızla sahalara döneceğiz inşallah.

Kısa süreli kadın kolları başkanlığınıza bir seçim sığdırdınız. Çok çalıştınız, o dönemleri ben hatırlıyorum, ağır da bir seçimdi. O dönemden ya da öncesinden, kadın kolları başkanlığı süresince genel olarak hiç unutamadığınız bir anı, bir hatıra, bir olay var mı? Olumlu veya olumsuz hiç unutmam dediğiniz..

Bir gün köye gittik, Emirler köyüne. Orada bir teyzemiz bizi bir gördü, ilk gittiğimizde kurtuluş olarak gördü. Bize sıkıntısını, derdini anlattı. Biz de ikinci gidişimizde bu derdini çözdük. Derdi oğlunun işiyle ilgili bir meseleydi. Bizi orada bir kurtuluş olarak görmesi, bize o sarılması, yani anlatamam size o sarılmasını. Bir anne evladına sarılır ya aynı öyle sarıldı ve sarıldıktan sonra hüngür hüngür ağladık. Onun için bu çok önemliydi çünkü torunları vardı, işsiz kalmıştı çocuğu bir sebepten ötürü. Onu asla unutamam seçim döneminde yani. Beni çok etkiledi. Benim için yaşlılar çok değerlidir, her zaman başımın üstünde yerleri vardır.

Hayrünnisa Hanım şu an mevcutta belediye başkanı Fatih Duruay ve doğal olarak aday da o, öyle söylemiştiniz. Fatih Duruay aday olabilir veya bir başkası olabilir. Bu süreçte yerel seçimde Ak Parti’nin gidişatını nasıl görüyorsunuz? Fatih Duruay’la veya bir başkasıyla kazanır mı? Şu an kırgınlar var dediniz. Nasıl olur seçim sonucu şu andan bir tespitiniz var mı?

Ak Parti seçmeni her kim aday olursa olsun partisine oy veren bir seçmen kitlesine sahip. Yani Ali olsun Veli olsun, her kim olursa olsun. Ak Parti teşkilatı zaten davasının peşinde. Bizler her kim olursa olsun teşkilat olarak genel merkez kimi uygun gördüyse onun arkasında çalışacağız. Biz Ak Parti’ye çalışacağız, Ak Parti için kişilerin, şahısların bir önemi yoktur. Ak Parti bu vatan için, bu bayrak için, bu millet için çalışanların davasıdır.

Peki bu noktada aday profilinin hiç mi bir önemi yok?

Tabii ki var. Ak Parti’de tabii ki aday profilinin önemi var. Aday profilini iyi çıkaracağına eminiz. Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan kimi çıkarırsa çıkarsın bir bildiği vardır. En iyisini bilir ve en iyisini çıkaracaktır. Biz de bu düsturla her kimi çıkarmış olursa olsun -ki bu iyi bir profil olacaktır emin olun- biz de onun arkasında inşallah çalışacağız.

Geldiğiniz için tekrar teşekkür ediyoruz. Sormayı unuttuğum, söylemek istediğiniz son bir şey var mı?

Ben teşekkür ederim. Son bir şey. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramını, tüm ulusumuzun Cumhuriyet Bayramını kutluyorum. Egemenlik kayıtsız şartsız Türk milletinindir.

ETİKETLER
Ankara Gölbaşı Ak Parti Kadın Kolları Hayrünnisa Işık Aydoğan Nisa Sayar Kahverengi Koltuk
Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500