Advert
Nisa Sayar ile Kahverengi Koltuk
Nisa Sayar ile Kahverengi Koltuk
Kahverengi Koltuk'ta bu hafta CHP Gölbaşı İlçe Başkanı Bülent Elikesik'i ağırladık.

Tanımayanlar için kendinizden biraz bahsedebilirmisiniz?

Ben 1976 Çorum doğumluyum. İlk ve orta tahsilimi Çorum’da yaptım, daha sonra Sakarya Ali Dilmen Lisesinden mezun oldum. Sonrasında ticari işlerim doğrultusunda Gölbaşı'na taşınmak zorunda kaldım. Burayı çok sevdim, burası benim için çok özel. Umarım çocuklarım, torunlarım burada yaşamını devam ettirir. Buraya hizmet etme ideallerim eksisiyle artısıyla benim için çok çok özel bir durum.

Sizden önceki ilçe başkanlarının dönemini değerlendirebilir misiniz? Özellikle Nuriye Atabey dönemi biraz çalkantılı bir süreç yaşadı. Ardından kongre oldu vesaire. Siz ilçe başkanı seçildiniz. Atabey neyi yanlış yaptı?

Ben şöyle söyleyeyim size Cumhuriyet Halk Partisi'ndeki her ilçe başkanı, her üye CHP için bir değerdir. Nuriye Atabey de bizim bir değerimizdir. Kendisine de biz saygı duyuyoruz. Nerde yanlış yaptığı sorusuna ben cevap vermeyeceğim çünkü CHP'de hiç bir zaman faşizm olmaz. CHP'de üyeler yöneticilerini kendisi seçer. Atamayla ya da kapı arkasındaki odalarda ne ilçe başkanı seçilir, ne delege seçilir, ne belediye başkan adayı seçilir ne de meclis üyeleri seçilir. Bunun en büyük örneği de bir önceki seçimde ön seçim uygulayan CHP’dir. Sonuçta emeği geçen Nuriye Atabey de olmak üzere tüm ilçe başkanlarıma ben mevcut ilçe başkanı olarak çok çok teşekkür ediyorum. Her zaman gördüğümde de benim başkanımdır ve başkanım olmaya devam edeceklerdir.

Yaklaşık iki yıl oldu ilçe başkanı olalı. İki seçim geçirdiniz bu arada. Sizi hep böyle bir koşuşturma halinde, bir şeyleri organize etmeye çalışırken görüyoruz. Hep bir aceleniz var. Ne sığdırdınız bu iki yıllık başkanlık sürecine?

Aslında ben yapı olarak biraz tezcanlı bir insanım. Aldığım görevi de en iyi şekilde yapmak istiyorum.  En iyi şekilde de devretmek istiyorum. Her şeyi ile CHP'ye en iyi şekilde hizmet eden ilçe başkanı değil, CHP'lilere en iyi şekilde hizmet eden bir ilçe başkanı olmak istiyorum. Tabiki benden önceki ilçe başkanları da hizmet etmiştir ama benim farklı bir mizacım ve yapım var. Sabah uyandığımda CHP ile uyanıyorum, akşam yatarken CHP ile yatıyorum. Garip gelebilir ama ben birçok çalışmamı gece yaparım kendim. Mutfağa çekilir yarın neler yapabiliriz, neler yapabilirimi tartışırım.

BİRÇOK MAHALLEDE CHP OYUNU ARTTIRDI

Benim bir de talihsiz bir durumum var. Talihsiz derken mutlu talihsizlik. Ben siyasete 2007-2008 yıllarında girdim ama o günden bugüne 10'a yakın seçim gördüm. Tabi bazı kesimler seçim sonuçlarını beğenmediğinden tekrar seçim kararı alındı, ülkenin yapısı değişti falan. Tabi bu sadece ülkemizde böyle. CHP Gölbaşı İlçe Örgütü hiçbir zaman tüm yönetimiyle, kadın kollarıyla, gençlik kollarıyla gece gündüz bütün seçimlerde çalıştı. Bunların meyvesini aldık mı? Evet aldık. Referandumda kıl payı kaçırdık. Ankara'daki en başarılı ilçelerden bir tanesiyiz. Hiç kimse bizim bu sonucu alacağımızı tahmin etmiyordu. Biz CHP olarak referandumda bir yapıyla savaştık. Devlet, hükümet, siyasi partiler ve biz tek başımıza CHP olarak bir bloğu savunduk. Bunda da ciddi bir sonuç aldık. Bu sonuçla ilgili ben kendimle ve örgütümle gurur duyuyorum.  Daha sonraki seçim sürecinde de ciddi çalışmalar yaptık. Yapılmayanları yapmak istedik hep. Bunlardan bir çoğunu siz de yaşadınız ve gördünüz. İftar yemeklerini çok önemsedik, bütün köylere gitmeye çalıştık. En uzak köydeki Osman amcadan en yakın köydeki Ali amcaya kadar herkese dokunmaya çalıştık. Tabiki bazı yerlere yetişemedik. Bizim devlet imkanlarımız yok, ekonomik sıkıntılarımız çok büyük ama gönüldaşlık niyetiyle hem parti içinden, hem parti dışından partililerimiz sayesinde en iyi şekilde partimize en iyi oyu almaya çalıştık.

Seçimlerden sonra ben bir istatistik yaptırdım, yine durmadım, durmayacağım da. Dedim ki nerede ne yaptık? Nasılız, nasıl sonuç aldık? Nerde başarılı olduk nerede başarısız olduk? Hangi partiye hangi mahallede oy kayması var? Bizim partiden mi kaymış yoksa başka partiden mi? Bunların istatistiklerini yaptırdım. Birçok mahallede CHP oyunu arttırmış gözüküyor. Maalesef bazı yerlerde de kaymalar var. Bu kaymaların ne olduğunu siz de biliyorsunuz. Meclis dengesini sağlamak adına partilerimizin duyarlılığından diyeyim. Sonuna kadar mücadeleye devam edeceğiz. Bir oy alabilmek için tüm enerjimizle, tüm gücümüzle vitamin hapı kullanmadan devam edeceğiz.

Bunca seçim gördünüz, geçirdiniz ve şimdi yerel seçime hazırlanıyoruz. Seçime doğru giderken mevcut belediye hakkında ne düşünüyorsunuz? Nasıl değerlendiriyorsunuz geçtiğimiz 5 yılı?

Ben aynı zamanda belediye meclis üyesiyim biliyorsunuz. Baktığımız zaman belediye ile hizmetler babında ortaklaşa çok çalışma yaptık. Gölbaşı'ndaki vatandaşlarımızın, Gölbaşı'ndaki halkımızın, benim oğlumun, gelecekteki torunlarımızın ya da sizin aileniz ve çocuklarınızın geleceğini iyi inşa edebilmek için bütün önergeleri verdik. Mesela bunlardan bir tanesi Mobese'dir.

Benim farklı bir siyasi yapım var, ben iyiye teşekkür etmesini bilen biriyim. Muhalefet yaparken de nasıl muhalefet yapılacağını çok iyi biliyorum. Muhalefet eleştirmektir, doğru. Ama çözüm de getirmektir. Eğer siz sırf eleştirip çözüm koyamazsanız masaya, sizin yaptığınız muhalefetin hiçbir anlamı yok. Biz bu şekilde çalıştık. Konya yoluna destek olduk, bakın şimdi eleştiriyoruz. Halkımız mağdur. Bir altgeçite su basmasını engelleyemedik.

Dikkate alınıyor mu eleştirileriniz?

Tabii ki basın yoluyla biz devamlı eleştiriyoruz ama maalesef sonuca ulaşmıyor. Meclis konuşmamın birinde dedim ki Konya yolu çok güzel bir proje, yapılması gereken bir proje, ben sonuna kadar arkasındayım. Her kim ne derse desin. Ben hep şunu savundum CHP grubu olarak biz Gölbaşı'nda Gölbaşı halkının menfaati adına olacak her projenin arkasındayız ve bundan sonra da öyle olacak. Mecliste konuşma yaptım ve dedim ki Konya yolu yapılıyor, çok güzel şeyler yapıyorsunuz, size çok teşekkür ediyorum. Yalnız hepimiz birer engelli adayıyız gelin kendimiz engelli gibi olalım ve karşıdan karşıya geçmeyi deneyelim. Hiç kimse cevap veremedi. Ondan sonra servis konuldu ama yine engellilerimiz orada sorun yaşıyor.

GÖLBAŞI, ÖLÜ KENT

Döndük Mogan Gölü’ne.. Mogan Gölü’yle alakalı çalışmaları da biz sonuna kadar destekledik. Bununla alakalı defalarca biz önerge de verdik. Önergelerimiz kabul de gördü. Şimdi buradan belediye yönetimini de haksızca eleştirmek istemem.  Bütün önergelerimizin hepsi a'dan z'ye komisyonlara sevk edilmiştir, araştırılmıştır ve sonuca bağlanmıştır. Bakın sonuca bağlanacak birçok önergemiz de var bizim. Yavaş yavaş Gölbaşı halkı bunlarla tanışacak. Sanat sokağını biz verdik, Gölbaşı’na sinema, Gölbaşı’na tiyatro dedik. Tabii bizim söylemlerimiz yanlış anlaşıldı. Siyasi sinema, siyasi tiyatro olarak anlaşıldı.

Belediyenin hizmetlerine baktığımda mantığımın almadığı bir sürü hizmet var. Biz bu üniversite öğrencilerini neden bu kente adapte edemedik. Niye biz bu üniversite öğrencilerini Gölbaşı’ndaki esnafın ekonomik yapısını düzeltecek şekilde empoze edemedik. Neden biz öğrencilerimizi otobüsle Ankara'ya taşıyoruz ve geri otobüsle kampüsünün önüne getiriyoruz. Dedim ki mecliste tabii ki öğrencilerimize biraz zor olacak, onlar da beni affetsinler, bu otobüs duraklarını buradan alalım, merkezde tam şehrin ortasında bir yere koyalım öğrenci yürüsün. Yürüsün ki Gölbaşı ekonomisine katkıda bulunsun.

Gölbaşı'nda hiç kültür faaliyeti görüyor musunuz festivallerin haricinde -ki oda yok. Hiçbir kültür faaliyeti yok. Gece siz de sokağa çıkıyorsunuzdur, ben de sokağa çıkıyorum. Gölbaşı ölü kent. Nasıl turizm kenti ben anlamıyorum. Ölü, yaşamıyor Gölbaşı. Gölbaşı'nı yaşatmamız lazım, gecesiyle gündüzüyle. Faaliyet alanı o kadar geniş ki Gölbaşı’nın hem gece etkinlikleri hem gündüz etkinlikleriyle ilgili çalışmalar yapılıp artık uyuyan bir Gölbaşı, ölü bir Gölbaşı değil; diri,dinç, dinamik, ekonomisiyle halkıyla mutlu bir Gölbaşı haline getirmemiz lazım.

BİZ DE TAŞIN ALTINA ELİMİZİ KOYDUK

Belediye başkanımız Fatih Duruay’ı nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce başarılı bir yönetici mi?

Sayın başkanın artıları ve eksileri çok fazla. Bizim önergelerimizi her zaman dikkate almıştır. Bazı kritik kararlar alınırken hem ben hem de diğer siyasi partilerin grup başkanlarıyla toplantı yapmış, nasıl yapabilirizi tartışmıştır. Bu konularda ben kendisine çok teşekkür ediyorum. Aslında çok sesliliktir bu. Tabi bu basına da kamuoyuna da yansımıyor. Biz de taşın altına elimizi koymuşuzdur.

Tabi biraz önce bahsettiklerime gelince sanki biraz daha ufuk lazım biraz daha böyle sosyal demokrat bir şekilde, halkçı bir şekilde Gölbaşı’na bakmak lazım. Fatih Bey’in eksiklerini ben burada görüyorum.  O bakış açısı yok. Tüm çabalara ve tüm karşı durmalara rağmen bunu başarması lazım. Kenti ayağa kaldırmalı ve kentteki yaşamı canlandırması lazım. Bu çok eksik bir yönü.

Bilginiz var mı bilmiyorum bir 74 parsel durumu var. İmara açıldı, insanlar inşaat yaptı, inşaatlarına başladılar ve şu anda inşaatlar mühürlendi. Ben 21-22 yıldır Gölbaşı’ndayım o 74 parsel hala aynı. İşte bunu bile çözemiyoruz. Bunun nedenlerini araştırmak lazım.

BEN BURADA HALKÇI BELEDİYECİLİK GÖREMİYORUM

Biz Bursa’yı yeşil Bursa olarak tanıyoruz. Osmanlı döneminden bu zamana kadar yeşil Bursa şimdi beton Bursa oldu. Bakın Eskişehir’e, bozkır Eskişehir’i yeşil Eskişehir yaptık. Bizim ideallerimizden biri de bu. Biz bu kenti yönetmeye tabi olduğumuzda, biz belediye başkanı olduğumuzda Eskişehir Belediye Başkanı Sayın Büyükerşen'e gideceğiz ‘efendim sizi Gölbaşı’na bekliyoruz’. Neler yapabileceğimizi tartışacağız onunla. Eskişehir ölü bir Porsuk çayını aldı, cennet yaptı. Biz elimizdeki Mogan Gölü’nü değerlendiremiyoruz.

Bir asfalt plenti yapıldı Gölbaşı’na biliyorsunuz. Gölbaşı Belediye meclisinden borçlanma yetkisi alındı, sonuna kadar verdik, destek olduk ve dedik ki bu hizmeti destekliyoruz. Ancak bu hizmet birilerine kiraya verildi ve bizim borçlanma yetkisini verdiğimiz sayın yöneticiler tuttular asfaltı daha ucuza mal etmek yerine daha pahalıya oradan almaya başladılar. Bunu ben anlamsız buluyorum.

Bir proje geldi ben bunun duyumunu aldığımda tüylerim ürperdi. Sahil Parkının olduğu alan 29 yıllığına kiraya veriliyordu ve bu alanın içinde de bir tane camii vardı. Biz hiçbir zaman camiye karşı çıkmadık. Ben hep şunu dedim. Eğer gerçekten bir yerde camii, ibadethane eksikse sayın genel başkanım ve il başkanımla birlikte ben harç atmaya da gerekirse gelirim. Ancak yanıbaşında camii vardı ve orası camii adı altında birilerine peşkeş çekilecekti. Biz bunu önledik. İlk basın toplantısını yapan biz olduk. İnanın sadece CHP'lilerden değil, diğer siyasi partilerin temsilcilerinden tutun konuşamadıkları için üyelerine kadar herkesten teşekkür telefonu aldık. Sonuna kadar yanınızdayız dediler, eylem yapacaksanız bir şekilde katılacağız dediler. Sonuna kadar da karşı duruşumuz devam edecektir. Şu anda gündemde gözükmüyor.

Diğer taraftan kültür merkezleri.. Güzel kültür merkezleri de yapıldı ancak ben onlara kültür değil de düğün merkezi adını koyuyorum. Köyde yaşayan ev hanımlarımızla ilgili merkezde ticaret hayatına atılmasıyla ilgili neler yapılabilirin araştırılması için bir önerge verdik biz. Ovacık'a bir bakın. Ovacık bir marka oldu artık. Biz Ankara'nın başkentin göbeğindeki Gölbaşı'nı marka yapamıyoruz. Ovacık bütün halkıyla özverili bir şekilde çalışıp bir marka oldu. İşte bu halkçı belediyecilik. Biz bunu kazandıracağız. Şu anki mevcut belediyede halkçı belediyecilik görmüyorum maalesef.

Zamanında çıktınız ve dediniz ki ya Gölbaşı beni alacak ya ben Gölbaşı’nı alacağım. Aradan aylar geçti, şimdiki düşünceniz ne?

Aynı düşüncedeyim.

Belediye başkanlığı adaylığı düşünüyor musunuz?

Belediye başkanlığı adaylığı ile ilgili henüz bir düşüncemiz yok. Arkadaşlarımızla beraber herhangi bir toplantımız da olmadı. Biliyorsunuz bazı süreçler oldu bizim partimiz içinde ki çok zevkli süreçlerdir bizim için bunlar. Düğünümüzdür bunlar bizim eğlencemizdir, bunlar bizim gerçekten sarılma kucaklaşma ve kenetlenmemizdir ama dışarıdan böyle gözükmese de biz içsel olarak bunu yaşıyoruz. Maalesef bazı problemler de bazıları tarafından basına çok net bir şekilde aktarıldığı için aslında olayların oradan gelişmediğini de çok iyi biliyoruz. Biz bir kavga partisi değiliz. Birz Türkiye'nin mihenk taşı, uzlaştırıcı ve Türkiye'nin değeri olan bir partiyiz.

Belediye başkan adaylığı ise ben Gölbaşı'na her türlü hizmet etmek isterim. Gölbaşı'na ben ilçe başkanı olarak CHP'nin bir üyesi olarak, Gölbaşı'nda meclis üyesi olarak Gölbaşı'nda belediye başkanı adayı olarak ya da Gölbaşı'nda sade bir üye olarak hizmet etmek isterim. Tekrar söylüyorum ben buraya geldiğim gün ben buranın suyunu içtiğim gün buranın çocuğu oldum buraya hizmet etmem lazım. Hala iddiam devam ediyor ama ilçe başkanı olarak ama başka bir görevde olarak ya ben bu Gölbaşı’nı alırım ya o Gölbaşı beni alır.

Peki CHP’nin şu an genel merkezde içinde bulunduğu durum nedir? Seçimden sonra neler değişti ve özellikle size neler yansıyor?

CHP içerisinde içsel yaşanılan olayları demokrasi şöleni olarak görüyorum. Bizde böyledir. Bizde faşizm olmaz, bizde diretme olmaz, bizde şeffaf bir yapı vardır, herkes istediği yere aday olabilir. Bakın dikkat edin hiçbir çatışma kalmadı şu anda. Herkes bütünleşti.

Susturuldular mı?

Susturulma diye bizde bir şey olmaz. Herkes düşüncesini özgürce açıklar. Bizde farklı bir yapı vardır. Onun için ben bununla gurur duyuyorum. Hiç kimse dönüp de bana bu açıklamayı neden yaptın demedi. Bölgesel siyaset çok önemli. Bölgenin yapısına uygulayacağın siyaset çok önemli. Bölgede yaşayan insanlar açısından yapacağın siyaset çok önemli. Ben bu konuda bütün üst düzey yetkililerime sonsuz teşekkür ediyorum. Hiçbir çalışmamızda şunu şöyle yap demediler. Hiçbir zaman şu delegeyi şuraya yaz demediler.  Hiçbir zaman yönetim kuruluna şunu al demediler. Diğer siyasi partilerden farkımız bu. Biz özgürlükçü, düşüncelere saygılı ve insanı insan olduğu için seven bir partiyiz.

DİĞER ARKADAŞLARIN HİÇBİR ŞANSI YOK

Seçim sonrası bir kayboldunuz, pek göremedik. O dönemde biraz içe kapanma, değerlendirme, sonuçları raporlama mı vardı?

Ben sizin bunu hissetmenizi istedim. İşte bunun için kayboldum. Kamuoyunun bunu hissetmesini istedim.

Genel merkez böyle bir şey istedi mi?

Benim stratejimdir o, siz böyle düşünün. Ama biz içeride çalışıyorduk. Çalışmalarımıza devam ediyorduk. Yönetim kurulu arkadaşlarımızla birlikte hiç durmadık. Gece gündüz çalıştık. Hatta yönetim kurulu toplantısı yaptığımız ve yapmadığımız günlerde bile çeşitli guruplar halinde çalıştık. Neler yapabilirizi nerede ne hata yaptığımızı konuştuk. Özeleştiri yaptık kendimize. Ben ilçe başkanı olarak hata yaptım. Kabul ediyorum, daha çok asılmalıydım. Daha çok gitmeliydim, daha çok dokunmalıydım. Demek ki aldığımız oya göre daha çok dokunamamışız. Daha çok ilgilenememişiz. Ama ben Gölbaşı’nda şu yapıyı kırdım. CHP'nin o buzdolabı yapısını kırdım. Gölbaşı yönetim kurulu ve ben bütün üyelerimiz ve eski ilçe başkanlarımızla birlikte hepsini kucakladık. Hiç oy almadığımız köye gittik merhaba dedik insanlar şaşırdı, gittik iftar yemekleri verdik insanlar şaşırdı, biz de elhamdülillah Müslümanız.

Şu anki partinin gidişatı nasıl yerel seçime doğru?

Ben gidişatı çok iyi görüyorum. CHP iktidar olacağı için diğer arkadaşların hiçbir şansı yok. Mevcut belediye başkanı yeniden %90 aday adayı. Diğer partiler ve bizim de şuan belli değil ama burada en şanslı olan biziz. Kurumsal alt yapı hazırlığı en hazır olan parti, maddi olanağı düşük olan parti biziz. Kurumsal yapı anlamında iletişim sistemi, bilgi sistemi, alttaki taban, teknolojik alt yapıyı biz iki yıl boyunca hazırladık.

Son olarak siyasi kimliğiniz dışında bir de ticari kimliğiniz var. Ticaret yapıyorsunuz Gölbaşı’nda. Şu anki ekonomik durumumuz hakkında ne düşünüyorsunuz? Neler olur? Yani ekonomist değilsiniz elbette ama esnaf olarak az çok öngörüleriniz vardır?

Televizyona ekonomiyle ilgili birsürü hocamız çıkıyor yorumlar yapıyor profesörler ve işin uzmanları. Ama sanırım onu en iyi ben bilirim ya da ben gibi esnaf arkadaşlarım bilir. Çünkü biz halkın içindeyiz. Şu an inanırmısınız enflasyon rakamları açıklandı, geçenlerde yanılmıyorsam 30 falan.. Ben bunun %80-90 olduğunu kendim biliyorum. Ciddi fahiş fiyatlar var. Tabi bazı çıkar çevrelerinin durumdan nemalanmaları da oldu ama ben şunu çok iyi biliyorum. Bankalar dahil bunu fırsatçılık haline getirdiler. Ancak hükümetin açıkladığı rakamların hiçbiri doğru değil. Ben size bununla ilgili bir sürü rakam veririm. Tasarruf yapın yastık altındaki altınları çıkartın derseniz halk çıkarmaz. İnandırıcı bir yönetim ve inandırıcı bir hükümet gelirse buna inanır ve yastık altındaki parasını sonuna kadar devlete hibe eder. Kurtuluş Savaşı bunun örneğidir. İnşallah CHP bu ülkeyi yönettiği zaman o rahatı, o ferahı, o sevgiyi, o kucaklamayı göreceksiniz. Sayın Genel Başkanım Kemal Kılıçdaroğlu da ülkenin başında yönetici olarak olacak. Güzel günler göreceğiz, güneşli günler.

Sormayı unuttuğum, söylemek istediğiniz son bir şey var mı?

Ben ilgilinize, alakanıza çok teşekkür ediyorum, beni buraya konuk ettiğiniz için. İlgiylede takip ediyorum. Diğer arkadaşlarımın da hep röportajlarını okuyorum. Sizin zaten bir yönünüz var, herkese kapınız açık onu çok seviyorum. Belli bir yerin veya belli bir kesimin gazeteciliğini yapmıyorsunuz. Herkesin gazeteciliğini yapıyorsunuz. Onun için bu nazik davetiniz için çok teşekkür ederim.

ETİKETLER
Ankara Gölbaşı CHP Bülent Elikesik Kahverengi Koltuk Nisa Sayar belediye başkanı yerel seçim 24 haziran Kemal Kılıçdaroğlu Yılmaz Büyükerşen Nuriye Atabey Fatih Duruay Mogan Gölü Konya yolu projesi
Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500