Advert

Advert
Nisa Sayar ile Kahverengi Koltuk
Nisa Sayar ile Kahverengi Koltuk
Ersin Pehlivan'ı ağırladık.

Kahverengi Koltuk'ta bu hafta MHP Gölbaşı İlçe Başkanı Ersin Pehlivan'ı ağırladık.

RÖPORTAJIN UZUN VERSİYONUNU AŞAĞIDAN İZLEYEBİLİRSİNİZ.

Seçim bitti. Şöyle genel tabloya baktığınızda nasıl değerlendiriyorsunuz sonuçları?

Öncelikle böyle bir programdan dolayı sizi tebrik ediyorum. Beni de davet ettiğiniz için ayrıca teşekkür ediyorum. Malum seçim sürecini yaşadık. Halkımız Cumhur İttifakına olan güvenini ve tercihini net bir şekilde belli etti. Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli Beyin daha öncesinde belirttiği gibi ve partimizin aldığı karar çerçevesinde Cumhur İttifakında Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dı. Bu ittifakı Türk milletinin gönlüne kazıdığımızı düşünüyorum ve devamında da Milliyetçi Hareket Partisinin bu ittifak çerçevesinde daha güçlü bir şekilde mecliste olmasına inandığımız için bunun da halkımızca en iyi şekilde anlaşıldığına inanıyoruz. Böylelikle bu seçim sonuçlarının milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti’nin yeni dönemde ilk cumhurbaşkanı olmuştur yeni yönetim sistemiyle, Milliyetçi Hareket Partisi de bir sürü olumsuz manipülasyonlara rağmen üzerine çok oyunlar oynanmasına rağmen bunların her ikisini bozup meclise güçlü bir şekilde girmiştir.

Hem Gölbaşı’nda hem Türkiye’de anketlerin üzerinde bir oy aldı Milliyetçi Hareket Partisi. Bu başarıyı neye bağlıyorsunuz?

Bu başarının sebebi şu; geçmişte genel başkanımızın devlet meseleleriyle alakalı önce ülkem ve milletim sonra partim ve ben söylemi hepimiz tarafından biliniyordu. Ama maalesef bunlarla alakalı halkımız dönem dönem teveccüh gösterdi oylarımız arttı azaldı. Ama genel başkanımızın öngörüleri haklı çıktıkça insanlar tarafından özellikle 15 Temmuz sürecinden sonra genel başkanımızın bu öngörülerinin ve tavrının, duruşunun Yenikapı ruhunun vatandaşlarımız tarafından daha iyi algılandığını düşünüyoruz. Bu çerçevede baktığımızda devletin birlik ve beraberliği açısından bu ittifakın kurulması açısından da genel başkanımız çok önemli bir rol üstlenmiştir. Birileri tabii ki önce partimizi ele geçirmeye çalıştılar, devamında partimizin bu manipülasyonlarla çok oy alacaklarını iddia ederek partimize karşı bir propaganda başlattılar. Bunun asıl amacı hep bahsettiğimiz ülkemizi zayıflatmaya çalışan, ülkemizi bir şekilde bölmeye çalışan unsurların da devamıdır bir uzantısıdır bu. Halkımız bu oyunu gördü ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanının duruşu, Ülkücülerin sahadaki özverileri ve halkımızın takdiri ile bu süreci kazasız belasız ve alnımızın akıyla atlattık.

Gölbaşı’nda nasıl geçti süreç?

Cumhur İttifakını sahada çok iyi bir şekilde anlattığımıza inanıyoruz. Genel başkanımızın, genel merkezimizin ve il başkanlığımızın bu noktada bize hazırladığı çalışma programlarını anlattık. Özellikle Milliyetçi Hareket Partisi’nin bu bölgede genel başkanımızın takdiri ile birinci sırada Mevlüt Karakaya başkanımızın, genel başkan yardımcımızın aday gösterilmesi bizim için gurur verici bir olay olmuştur. Neticede kendisi Gölbaşılıdır, Balalıdır, bu bölgenin insanıdır. Bu tercih ve yine teşkilatlarımızın uyumlu bir çalışma içerisinde sahada olması. Geçmişte ilçe başkanlığı yapmış, belediye başkanlığı yapmış, Ülkü ocak başkanlığı yapmış Ülkücülerin kenetlenerek sahada olması birlik beraberlik içerisinde olması Gölbaşı’nda 1 Kasım’a göre oylarımızın artması ve Cumhur İttifakında da Gölbaşı’nda olumlu bir tercih edildiğine inanıyorum.

HDP’nin barajı aşmasını ve MHP’den daha fazla milletvekili sayısı ile meclise girmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

HDP’nin, PKK terör örgütünün siyasi bir uzantısı olduğu ve onların bir şekilde bu mecliste olması bizim için bir züldür. Bu kabul edilebilir bir hadise değildir. Bunun net bir şekilde belirtilmesi gerekiyor. Başta binlerce şehidimizin, çocuk katillerinin mecliste olması onların akrabalarının mecliste olması bizim için çok acı verici bir olaydır. Bunlar bir şekilde özellikle belli bölgelerde belli oy potansiyellerine sahip oldular. İşte Sur hadisesini yaşadık, genel başkanımızın ve devletin tabii o noktada Cumhurbaşkanının da hükümetinde terörle mücadelede gösterdiği kararlılık çerçevesinde oradaki çoğu belediyelerde yerel yönetimlerde -ki ihanete sebebiyet veren yönetimler bunlar ispatlı, kanıtlı belgeli. Bu noktada kayyumlar atandı. Geçmiş yönetimler terör örgütüne hizmet ederken kayyumlar oradaki halka hizmet etti. Bizim orada yapmış olduğumuz araştırmalarda gerek Milliyetçi Hareket Partisi’nin gerekse Adalet ve Kalkınma Partisi’nin oylarının arttığını gördük. Orada HDP’ye olan yönelim düştü. Ama bir bakıyoruz ki HDP’nin oyu nerede artı. Gölbaşı’nda HDP’nin 5 bin oy alması ne demek? 5 bin tane teröre veya teröriste sempati duyacak onu meclise taşıyacak bir insan yapısı var mıdır? Selahattin Demirtaş’ın aldığı oy 2 bin HDP’nin aldığı oy 5 bin.

Türkiye geneline baktığımızda şunu net görebiliyoruz ki birileri Cumhur İttifakının, Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olmaması için çareyi teröristleri meclise sokmak noktasında görmüşlerdir. Bu bir gaflettir. Bunun neticesinde özellikle büyük şehirlerde oy oranlarına baktığımızda belli kesimlerin belli kesimler dediğimiz işte, FETÖ’yle bağlantılı olanlar ve CHP’nin belli seçmenleri -bunlardan gerçekten samimi Atatürkçü, milliyetçi, vatansever CHP’lilerin de rahatsız olduğunu düşünüyorum. Onların HDP’nin baraja takılmaması için bir stratejileri olmuştur. Bu oy artışının ve HDP’nin barajı geçme sebebi maalesef budur.

İyi Parti yeni kuruldu, 8 ay gibi bir sürede teşkilatlanmasını tamamladı ve 24 Haziran’da Gölbaşı’nda %12 oranında oy aldı. Bununla ilgili ne düşünüyorsunuz?

Bu ülkede bir Cem Uzan gerçeği var. %7 oy alan bir parti var. Türkiye’nin tarihine baktığımızda Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetin, Milliyetçi Hareket Partisi en büyük sahiplenicisi ve koruyucusudur. Bu ülkenin Cumhuriyetten sonra çok partili döneme geçişi ve devamında yeni cumhurbaşkanı seçimi bir dönüm noktasıdır. Bir sürü siyasi parti gelmiş geçmiştir. Ama ideoloji noktasında ülkenin geçmişine baktığımızda bir Milliyetçi Hareket Partisi var. Şimdi Milliyetçi Hareket Partisi gibi köklü partiler her daim olacaktır. Ama yeni kurulan partiler bazen saman alevi gibi %7 alabilir %12 alabilir bunların değerlendirmesinin daha sonra yapılmasına inanıyorum ben. Şu an için alınan oyları ve verileri çok sağlıklı olarak değerlendiremeyiz diye düşünüyorum.

Yani bir sonraki seçimde yok olacağını…

Tabii, devam eden seçimlerde göreceğiz, bakacağız Ülkücü olduğunu iddia eden insanların ya da milliyetçi olduğunu iddia eden insanların orada olurlar olmazlar farklı şeyler vardır. Ama net şunu söylüyorum Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in bir sözü vardır. “Ülkücülük MHP’de olur” diye. Devamında da Cumhuriyet Halk Partisi’nin nasıl ki HDP’ye oy kayması olmuşsa farklı yerlerden de bu partiye oylar kaymıştır. Bunlar tamamen suni şeylerdir, geçici şeylerdir. İşin gerçeği bu partiyle alakalı bu kadar yorum yapmak bile doğru gelmiyor bana.

O zaman Cumhur İttifakına geçelim. Gölbaşı’nda seçim süresince bir koordinasyonunuz, ortak faaliyetleriniz oldu mu?

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin ilçe başkanıyla Cumhur İttifakı ve erken seçim kararı alındığında görüştük. Tabii ki yine görüşüyoruz. Ama bizim herhangi bir şekilde beraber bir program yapmamız söz konusu olmadı. Biz kendi çalışmalarımızı yürüttük, onlar kendi çalışmalarını yürüttü. Sadece bizim bir programımız olma ihtimali vardı büyük bir konser organizasyonumuz vardı. Bununla ilgili de doğal olarak Adalet ve Kalkınma Partisinin Gölbaşı Belediye Başkanından böyle bir talebimiz oldu. Ama olmadı olsaydı onlar da o dönem içerisinde o programa katılabilirlerdi ama organizasyonu biz yapacaktık.

Neden kabul edilmedi?

Herhalde şartlar uygun değildi ve öyle bir karar aldılar.

Peki, önümüzde bir seçim daha var, yerel seçim. İttifak yerel seçime yansır mı?

Genel Başkanımız genel seçimleri erkene almak için belli kriterler sundu. Malum Türkiye’nin durumu, ekonomik durumu… En önemlilerinden bir tanesi de yerel seçimlerde doğabilecek anlaşmazlıkların genel seçimde Cumhur İttifakını zedeleyebileceğiydi. Bundan dolayı zaten genel seçimler yerel seçimlerin önüne alındı. Bu da yerel seçimlerde herhangi bir ittifakın olmayacağının en büyük delillerinden bir tanesidir. Biz de bu konuda Genel Merkezimizin ve Ankara İl Teşkilatımızın bu çerçevede alacağı kararlar doğrultusunda hareket edeceğiz. Ben şahsen yerelde bir ittifak olacağına inanmıyorum.

Ortak aday söylentileri de dolaşıyor Ak Parti ve MHP için.

Geçmişte Milliyetçi Hareket Partisinin yerelde bir iktidarı var ve o iktidar neticesinde sahadan şartlar, durumlar, başarılar yani onlarla kıyas ettiğimizde Adalet ve Kalkınma Partisi yereldeki başarısızlığı sonrasında biz Milliyetçi Hareket Partisi’ni bu konuda destekleyeceğiz derlerse bizim herhangi bir itirazımız olmaz.

Başarısız mı buluyorsunuz?

Tabii ki.

Peki, Duruay dönemiyle Odabaşı dönemini kıyaslasak nasıl bir kıyaslama yaparsınız artılarıyla ve eksileriyle?

Biz bu seçim sürecinde de biraz önce bahsettiğim gibi eski meclis üyelerimiz, yeni meclis üyelerimiz, eski belediye başkanımızla top yekûn sahadaydık. Köy köy, mahalle mahalle gezdik. Önceki süreçlerde de gezdik. Şükürler olsun ki geçmiş dönemde belediye başkanlığı yapan Yakup Odabaşı ve meclis üyelerinin bizim her gittiğimiz yerde başımızın dik alnımızın açık bir şekilde gitmemizi sağladıklarını gördük. Dürüst başkan söylemi vardı ya, onun gerçekten halk tarafından kabul edildiğini ve Yakup Odabaşı’nın dürüst bir hizmet sergilediğini biz orada sahada görmüş olduk. Neden çünkü gittiğimiz her bölgede yerel olarak Milliyetçi Hareket Partisi’ne bir teveccühün olduğunu gördük.

Yakup Odabaşı dönemini ele aldığımızda o dönemde yapılan belediye bütçesi ve borçlanma sürecine bakalım. Şu anda 4 yılda yanlış hatırlamıyorsam 180 milyonluk bir belediye bütçesinin %65’ine yakını borçlanmış vaziyette. 90 milyon bir borç vardı. Geçen mecliste yine 30 milyonluk kredi kullanım durumu vardı, biz kabul etmedik bunu. Belediyenin geleceği ipotek altına alınmış durumda. Belediye şu an ciddi bir borç batağında. Yapılan kamu hizmetleri yani genel bütçeden, devletten gelen işte gölün temizlenmesi, Konya yolunun yapılması bunlar zaten devlet tarafından karşılanan şeyler. Bunlar belediye tarafından yapılıyormuş gibi bir algı oluşturulmaya çalışılıyor.

Gerek imar sorunlarıyla alakalı, gerek kaçak yapılaşmayla alakalı çok ciddi sorunlar var. Alparslan Türkeş Parkının içine yapılan bir kompleks var. Selçuklu mimarisiyle yapıldı burası. Yapım amacıyla şu an birilerine kaçak yapılarla etrafının farklılaştırılması ve bir düğün salonuna kiraya verilmesini biz hiçbir şekilde kabul edemedik. Böyle bir şey hangi amaçla, hangi maksatla yapıldı ve birilerine hangi amaçla nasıl kiraya verildi. O konuda bir hassasiyet oluşmasına inanıyoruz. Ben Milliyetçi Hareket Partisi Gölbaşı İlçe Başkanıyım ve Ülkü ocaklarından yetişmiş, Ülkü ocak başkanlığı yapmış birisiyim. Davamızın Başbuğumuzun adının verildiği bir yerde tabii ki bir düğün salonu olmasını istemem. Velev ki bizim bu hassasiyetimizi yok saydınız. 50 metre ilerisinde bir hastane var. Orada hastalar var, cenazesi olan insanlar oluyor. Oraya düğün salonu yapılmasına nasıl müsaade ettiniz. Bu tamamen dediğim gibi kaçak yapıdır.

Yakup Odabaşı döneminde yapılan İncek’te bir kültür merkezi var. Bu kültür merkezini biz yaptık çok da güzeldi, hatta ben de açılışına katıldım. Daha sonra ne oldu o kültür merkezi? Fatih Duruay da yaptı İncek’e kültür merkezi. Bizim dönemimizde yapılan kültür merkezi Büyükşehir Belediyesine bir şekilde verildi, o da orayı başka bir şahsa kiraladı ve şahıs oradan bir işletme olarak gelir elde ediyor. Biz tekrardan Gölbaşı’lı olarak vergilerimizle, borçlanarak, kredi çekerek tekrardan bir kültür merkezi yaptık. Bunu nasıl açıklayacağız.

Zübeyde Hanım Kültür Merkezi geçtiğimiz dönemde yapıldı, ciddi bir maliyetle yıkıldı ve tekrardan yapıldı bunu nasıl anlatacağız. Yurtbeyi köyünde bir asfalt plentini yapıldı, tamamen belediyenin kredi çekerek kendi öz bütçesiyle yaptığı bir şey. Şu anda özel bir şahsa kiraya verildi. Bunu nasıl açıklayacağız.

Şimdi bunların hepsini göz önüne aldığımızda Gölbaşı’nda özellikle sosyal alanda gençlere, kadınlara, engellilere yönelik yapılması gereken bir sürü faaliyetle alakalı Adalet ve Kalkınma Partisi sınıfta kalmıştır. Bizim nazarımızda ve halkın nazarında da bu böyledir. Fatih Duruay’ın da Gölbaşı’na katkısı vardır mutlaka amma velâkin genel tabloya baktığımızda başarılı görmüyorum.

Odabaşı dönemindeki yatırımlardan ‘iyiki yapıldı’ dediğiniz ve ‘keşke yapılmasaydı gerek yoktu’ dediğiniz projeler var mı?

O dönemi değerlendirdiğimizde söylediğim gibi beraber yaşadık gördük. Gittiğimiz yerlerde de kırsal kesimlerde yapılan kültür merkezlerinin orada yaşayan vatandaşlar tarafından nasıl bir ihtiyaç olduğunu ve şu anda nasıl kullanıldığını görüyoruz.

Şu an kültür merkezleri biraz atıllaşmadı mı?

Şimdi o tartışılır. Ama o zamanki şartlarda ihtiyaçlar noktasında çok faydalı olduğunu gördük. Yani ben çok atıl olduğunu düşünmüyorum.

Sosyal tesisler yapıldı. Rauf Denktaş Spor Kompleksi, Gölbaşı Belediyesi spor tesisleri içerisinde, o çok güzel bir yatırımdır. Onun haricinde tam verim alınamayan yerler olabilir mi, tabii ki. Şelale var. Şelale de devam eden süreçte Milliyetçi Hareket Partisi devam etseydi Odabaşı tekrardan kazansaydı, farklı bir plan program dahilinde olabilirdi. Ama gördüğümüz gibi orası şu anda pek kullanılabilen bir yer değil. Sadece bir şehitler anıtı yapıldı ama değerlendirilebilir.

Odabaşı neden kazanamadı?

Milliyetçi Hareket Partisi o dönemde ciddi rekor bir oy almıştır. Ama maalesef o dönemde yapılan yanlış uygulamalar hatalar oldu ki demek ki seçim kaybedildi. Ama şöyle bir algıyla halkımızın yönlendirildiğini düşünüyorum. Pişmanlıklarını şu anda görüyoruz. Üçlü olsun güçlü olsun diye bir sloganları vardı Adalet ve Kalkınma Partisi’nin. Yerel yönetim Ak Parti’de olsun, büyükşehir zaten Melih Gökçek’te, iktidar Ak Parti devamında Cumhurbaşkanı da oldu hatta 4’lü oldular ama ne yazık ki Milliyetçi Hareket Partisi’nin tek başına yereldeki iktidarında aldığı hizmetlerin alınamadığını gördük.

İnsanlar vaat bombardımanına tutuldu. Benim bildiğim kadarıyla 54 tane vaat vardı. İktidar gücü ve büyükşehirin gücü göze alınarak bu vaatler yapıldı. Neticede benim görüşüm ve düşüncem halkımızın da düşüncelerini sahada görüyoruz. 4 yılda bu kadar iktidar gücüne rağmen, bu kadar birlik beraberlik sürecinde yapacaklarını anlatmalarına rağmen gelinen nokta yine söylediğim gibi sınıfta kaldı.

Peki, 24 Haziran seçimlerinde Ak Parti’nin Gölbaşı’ndaki oyunun erimesi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Cumhur İttifakında Cumhurbaşkanımızın ve Adalet ve Kalkınma Partisi’nin almış olduğu oylarda bir fark var. Bu yerelde de görülüyor. Gölbaşı’nda Ak Partili bir kısmın bizim Recep Tayyip Erdoğan’ı güçlü kılmak için verdiğimiz oylar için bize oy verenlerin olduğunu da biliyoruz. MHP’nin mecliste güçlü olması için ciddi bir çalışma yürüttük. Burada yerel aday yani bu bölgenin insanı olan Genel Başkan Yardımcımız Mevlüt Karakaya’nın en ön sıradan aday gösterilmesi bizim için ciddi anlamda avantajdı. Bu da bize halkın teveccühü olarak döndü. Bu süreçte çok ciddi bir çalışma yürüttük ve ben şunu söyleyebilirim en aktif ve en güçlü çalışmayı yapan Milliyetçi Hareket Partisi’dir. Bunu bir kibir olarak algılamayın. Siz de sahadaydınız, vatandaşımız da gözlemledi. Bunların hepsini bir araya getirdiğimizde Adalet ve Kalkınma Partisi’nin oy düşüşü olmuştur. Bunları da zaten kendi aralarında bildiğim kadarıyla ilçe başkanı bir açıklama yaptı. Halkımız bize mesajı vermiştir diye onlarda kendi aralarında bunun değerlendirmesini yapıyorlardır.

Sizin geçmişte belediyenin spor kulübü başkanlığı yaptığınız dönemi ve şu anki dönemi karşılaştırsak. Onu nasıl değerlendirirsiniz?

Ben kısa bir dönem yaptım zaten ama biz bir hedef koyduk. Ben spor kulübü başkanlığı yaptığım süreçte de bunu söylemiştim. Bizim Gölbaşı’nın bu tesislerle, bu gençlik potansiyeliyle Gölbaşı Spor Kulübünün profesyonel ligde olması gerektiğine inanmıştım. Akhisar gerçeği varken bu ülkede Gölbaşı’nın bütün bu imkanlarıyla bütün bu tesisleriyle biz o dönem kapıdan döndük. Bölgesel lige çıktık ve Etimesgut Belediyesiyle aynı gruptaydık ve tek yenen takım bizdik. Devamında ise 4 yıllık süre içerisinde ben Gölbaşı Spor Kulübünün profesyonel lige yükseleceğine inanıyordum. Takdir belediye başkanı ve spor kulübü başkanınındı, onların başka bir tercihi oldu. Amatör sporda ciddi anlamda başarılar kazandılar, biz de takdir ediyoruz. Amatöre ciddi anlamda yatırım yaptılar. Bayan futbol kulübü kuruldu, diğer branşlar kuruldu. O noktada ben kendilerini tebrik ediyorum. Lakin Gölbaşı Belediye Spor Takımının da profesyonel lige çıkabileceğine inanıyordum. Bu koduna biraz eksik kaldılar.

Son olarak... Belediye başkan adayı olmayı düşünüyor musunuz?

Belediye Başkanı adayı olmayı düşünüyor muyum? Şöyle bir başlangıçla bunu anlatalım. Biz Ülkücü harekette yıllarca görev aldık. Bir Ülkücünün her zaman bir kızıl elması vardır. Ben cumhurbaşkanı adayı olmayı da kendime hedef koymuş olabilirim. Binlerce Ülkücü böyledir. Allah nasip ederse biz bu millete bu devlete hizmet etme noktasında bir şey olursa biz elimizden geleni yaparız. Ben ilçe başkanıyım şu anda benim ilk önceki amacım Milliyetçi Hareket Partisi’nin burada iktidar olması. Bunun için elimden geleni yaparım. Hiçbir zaman o olsun bu olsun tartışmasına girmem. Genel Başkanlığımızın, İl Başkanlığımızın ve halkımızın teveccühüyle burada biz kiminle iktidar olabileceksek onu tespit edip o aday üzerinden çalışmaya devam edeceğiz. Net bir şekilde söylüyorum kimse kendini ön plana çıkarıp kendi kendine bir şey de bulunmasın ben de dahil olmak üzere. Ben bu noktada belirleyici bir unsur olarak teşkilatımla, il başkanlığımla ve genel merkezimle koordineli bir çalışma yapacağız, ben onlara bir rapor sunacağım neticede kararı verecek olan onlar. Gölbaşı’na hizmeti getirecek olan kadroları Gölbaşı’nda Milliyetçi Hareket Partisi yetiştirmiştir, mevcuttur ve tekrardan iktidara taşıyacaktır. Halkımız teveccüh ederse o süreçten sonrada Gölbaşı hak ettiği gibi yönetilecektir. Hak ettiği değerlere sahip olacaktır.

Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Tekrardan teşekkür ediyorum. Biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak bu süreçte hem genel seçimde bizimle beraber olan bize her türlü desteği sağlayan hem yönetim kuruluma, hem Ülkü ocakları başkanıma ve teşkilatına, kadın kollarıma, belediye meclis üyelerimize, eski belediye meclis üyelerimize, eski belediye başkanımıza, Ülküdaşlarımıza bize oy veren veremeyen tüm Gölbaşılı vatandaşlarıma teşekkürlerimi sunuyorum. Her ne kadar %18-19 oy alsak da Gölbaşılı bizi çok güzel karşıladı, ciddi anlamda bize kapılarını, gönüllerini açtılar. Biz kendimizi anlatmaya çalıştık ve inşallah yerel yönetimlerde bizi daha iyi anlayacaklarına inanıyorum. Tekrardan böyle bir programa davet ettiğiniz için teşekkür ediyorum sağ olun, var olun.

ETİKETLER
Ankara Gölbaşı MHP Ersin Pehlivan Kahverengi Koltuk Nisa Sayar Seçim2018 24 Haziran Ak Parti Yakup Odabaşı Fatih Duruay HDP İyi Parti Mevlüt Karakaya Aktif Haber Gazetesi sınıfta kaldı Devlet Bahçeli Tayyip Erdoğan Cumhur İtt
Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Savaş MÜLAZIMOĞLU     2018-07-06 Yüreğine sağlık sayın Başkanım; Aktif Haber çalışanlarını kutluyorum.
• Yeni Sayımızı Okudunuz Mu?x
Advert