Advert
Ersin Pehlivan’dan “3 Mayıs Türkçülük Günü” mesajı
Ersin Pehlivan’dan “3 Mayıs Türkçülük Günü” mesajı
Ersin Pehlivan’dan “3 Mayıs Türkçülük Günü” mesajı

MHP Gölbaşı İlçe Başkanı Ersin Pehlivan 3 Mayıs Türkçülük Günü dolayısıyla kutlama mesajı yayımladı.

 

Büyük Türk milleti, 1944 yılının 3 Mayıs’ında kutlu bir yürüyüşle başlayan ve değişik evreleriyle 1947 yılına kadar uzanan Tükçülük-Turancılık Dâvâsı içlerinde cennet mekân Başbuğumuz Alparslan TÜRKEŞ’in ve Hüseyin Nihal ATSIZ’ın bulunduğu yirmi altı Ülkücü-Türkçü neferin eziyetli yıllarıdır. Zamanın iktidarınca “Irkçılık-Turancılık Dâvâsı” diye adlandırılan o karanlık süreçtir.

Türkün Türklüğün payidar kalacağı gerçeğini görmezden gelenlere inat Ankara’da yapılan nümayişte Türk Milliyetçisi, ülkü sahibi, vatan, millet ve devletin karşı karşıya kaldığı yabancı kaynaklardan beslenen tehlikeler karşısında susmaz ve gösterdikleri duruş tarihe altın harflerle kazınır. Bu duruş dosta cesaret veren, düşmana haddini bildiren, günübirlik menfaatleri uğruna yanlışlara göz yuman cenaha sessiz kalınmayacağını gösteren bozkurdun duruşudur.

Bu nümayiş sonrasında “Öz yurdunda garip” ülkücü gençler bir bir tutuklanır. Vatan için bir tehlike gibi lanse edilen Türkçülük-Turancılık Dâvâsı başlar ve tabi onlarca Türkçünün çilesi… Tabutluklara atılırlar, terörist muamelesi görüp işkencelere tabi tutulurlar. Yine de vazgeçmezler dâvâlarından Atsız, Sançar, Serdengeçti, Togan,  Türkkan, Tevetoğlu, Tanyu, Okun ve birçokları. Halbuki Bilge Liderimiz Devlet BAHÇELİ beyefendinin de belirttiği gibi “Türk Milliyetçiliği milletimize yabancı ve aykırı dayatmaları boşa çıkarmanın, onurlu ve bağımsız yaşamanın, Türk kimliğine sahip çıkarak, kendi geleceğimize egemen olma düşüncesinin fonksiyonel hale gelmiş bir ifadesidir.”

O günlerde tehlike olarak görülen bu kutsal hareket günümüze gelindiğinde devletimizin karşı karşıya olduğu tehlikelerde milletine siper olmuştur. Milliyetçi Hareket Partisi’nin bu günkü duruşu tarihten aldığı bu milli şuurun devamıdır. Bugün bu duruşun önemini sadece ülkücü camiamız değil, tüm Türk milleti kavramıştır.

Milletin çıkarları ve devletin bekası davasında girdikleri sınavların hiçbirinden bütünlemeye kalmayan, fikirlerini esen rüzgâra göre değil derin tarihimizin ilhamına göre geliştiren Türk milliyetçileri, bugün büyük bir görevle karşı karşıyadır. Bu görev, toplumda yaşanan ayrışmaya karşı millî birliği güçlendirmektir. Bu ayrışma, sadece siyasi alanla ilgili değildir; tarih, kültür, kimlik, gelecek tasavvuru bakımından da ciddi bir ayrışmanın belirtileri görülmektedir ve partimiz gerekli önlemleri hiçbir menfaat gözetmeksizin almakta, elini taşın altına koymaktan bir an geri durmamaktadır.

Unutmamalıyız ki, bizim davamız ne kuru cihangirlik ne de kuru kuruya övünmeye dayalı, içi boş bir milliyetçilik davasıdır. Bizim davamız; bu asil milletin geçmişten geleceğe uzanan macerasında, adalet ve nizam kavramlarında simgeleşen “Kızıl Elma”nın peşinde koşma davasıdır; bin yılı aşkın bir süredir önder olduğumuz İslam dünyasına ve bütün insanlığa örnek olma davasıdır. Bu, bir kuru siyasi hâkimiyet meselesi de değildir; bir medeniyet davasıdır. Kızıl Elma bugün Afrinde, yarın başka yerde çatışan, şehadete eren Türk askerinin gönlünde, geleceğimizi şekillendirecek gençlerimizin zihninde, Türk milletinin geleceğine bakışımızdadır.

Türk milliyetçileri, 21. yüzyılın bütün insanlık için taşıdığı anlamı ve getirdiklerini anlamazlarsa ne Türk milletine ne de Türk dünyasına vaat edebilecekleri hiçbir şeyleri olmayacaktır. Onun içindir ki 3 Mayıs ruhunun harekete geçirdiği heyecan ve coşkuyu bilgi, bilim ve tefekkür ile birleştiremezsek sadece kendimizi kandırmış, avutmuş olmakla kalırız. Doğu Türkistan’dan Kırım’a, Türkmeneli’nden Balkanlara uzanan coğrafyamızda, kardeşlerimizin uğradığı zulüm ve baskılara karşı kısa, orta ve uzun vadede çözümler bulmamızın yolu, Türkiye’yi güçlendirmekten ve Türkiye’de millî şuuru sağlamlaştırmaktan geçiyor. Bunun için sadece siyasi alandakilere değil ve hatta daha çok bilim, kültür, sanat alanındaki Türk milliyetçilerine görev düşmektedir.

Bu duygu ve düşüncelerle 3 Mayıs 1944’ün kahramanlarını, Nihal Atsız’dan Alparslan Türkeş’e, Zeki Velidi Togan’dan Reha Oğuz Türkkan’a, Fethi Tevetoğlu’ndan Orhan Şaik Gökyay’a, Osman Yüksel Serdengeçti’den Nejdet Sançar’a hepsini ve diğerlerini, ahirete intikal etmiş bütün Türkçü büyüklerimizi rahmetle anıyoruz. Ruhları şad olsun.

Türkçülük Günümüz Kutlu olsun.

ETİKETLER
MHP ERSİN PEHLİVAN
Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500