Advert

Advert Advert
Nisa Sayar ile Kahverengi Koltuk
Nisa Sayar ile Kahverengi Koltuk
İsa Albut'u ağırladık.

Kahverengi Koltuk'ta bu hafta Gölbaşı Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı İsa Albut'u ağırladık.

RÖPORTAJIN UZUN VERSİYONUNU AŞAĞIDAN İZLEYEBİLİRSİNİZ.

Kendinizi tanıtabilir misiniz?

Ben uzun yıllar önce Gölbaşı’na yerleşmiş daha Gölbaşı’nın kuruluş aşamasında burada esnaflıkla başlayan bir ailenin çocuğuyum. Gölbaşı’nda doğdum Gölbaşı’nda büyüdüm ve 1988 yılından itibaren kendi adıma olan işyerimi çalıştırarak bugüne kadar aynı işyerinde devam eden ve son 4 yıldır Esnaf Odası Başkanlığı görevini yapan fakat bundan önce de değişik sivil toplum kuruluşlarında görev alan biriyim. Geçen ay itibariyle Esnaf Odası Başkanlığı görevinde 2. dönemimize başladık ve yine Gölbaşı’nda devam ediyoruz.

Siyasi geçmişiniz?

Geçmişte siyasi olarak aktif bir siyasetimiz oldu fakat şu anda sivil toplum kuruluşu olarak görevimize devam ediyoruz.  Şu an siyasi bir kimliğimiz yok. Seçildiğimiz andan itibaren uzun yıllardır Gölbaşı’nda esnaflık yapan bir kişi olarak hem sorunların hem çözümlerin nereden kaynaklı, nasıl çözüleceği yönünde kafamızda bilgimiz, birikimimiz vardı. Bu bilgi birikimi dâhilinde yapılması gerekenler nelerse yapıyoruz. Esnaf Odasının da belli bir imkanı ve kapasitesi var. İkili ilişkilerle olsun genel yönetim, yerel siyaset bunları da kullanarak esnafla ilgili olan sorunların çözümü aşamasında faaliyetlerde bulunduk.

Esnaf ve Sanatkarlar Odası’nın faaliyetleri neler?

Faaliyetlerimiz içerisinde değişik eğitimler oldu. Girişimcilik eğitimleri mesela. Devletimizin sağladığı birçok imkan var bunlardan bir tanesi de KOSGEB aracılığıyla, yeni işyeri açacak kişilerin bu imkandan faydalanması. Biz yaklaşık 1,5-2 yıldır bu eğitimleri düzenli olarak devam ettiriyoruz. Bundaki amacımız Gölbaşı’nda yeni iş hayatında atılacak kişilerin ya da farklı bir işe girecek üyelerimizin bu imkandan faydalanmasını sağlamaktı. Amaç sadece devletin desteğini, hibesini almak değil, insanların bir işe girmeden önce bilinçli olarak o işle ilgili ticari bilgilerini öğrenmek; maliyet hesabı, pazarlaması buna benzer bilgilerin kazanımını sağlamak ve  o işle ilgili bir süreç başladıktan sonra ticari bilgilerini kullanarak kendilerini daha iyi yerlere taşımak. Dediğim gibi maksat sadece hibe almak değil, yeni projeler üretmek, yeni fikirleri hayata geçirmek adına kendi imkanlarının üzerine daha güçlü bir şekilde ayakta durmak. İlk başta Gölbaşı’nda çok sıcak bakılmadı ulaşılması zor gibi görünüyordu fakat zaman geçtikçe Gölbaşı’ndan katılım daha fazla oldu. Gün geçerek arttı ve Gölbaşı’nda şu anda bu desteklemeyle iş yerini açan ve faaliyetine devam eden birçok girişimcimiz oldu. Zaman değişiyor, Gölbaşı değişiyor, zaman değiştikçe esnafımız da üyelerimiz de kendini yenilemek zorunda. Yani Gölbaşı değişiyor derken sizin yaptığınız şu anki Kahverengi Koltuk da bir proje. İlgi gören, insanların kişileri ve Gölbaşı’ndaki olayları takip etmesi, tanıması anlamında sizin yaptığınız projeniz de sonuçta Gölbaşı için bir yenilik.

Girişimcilik eğitimlerinde öne çıkan farklı, ilginç ve hayata geçirilen projeler var mı?

Değişik projeler geliyor. Mesela benim en çok aklımda kalan örnek; İstanbul Teknik Üniversitesi mezunu bir girişimcimiz vardı. Yurtdışı seyahatlerinde farklı bir sektör görmüş, önce pastacılık kursuna gitmiş arkasından heykeltıraş kursuna gitmiş, tasarım pasta yapıyor. İnsanların hem merakı olan hem de ilgisini çeken ve becerisine uygun olan meslekleri seçmesi anlamında söylüyorum yıllarca kendi mesleğini yapmasına rağmen böyle bir değişik projeyle geldi.  Proje bazında gelenlerden teknolojik ürünler çıkıyor karşımıza. Bunlarla karşılaşmak tabi bizim de motivasyonumuzu arttırıyor. Dolayısıyla güzel girişimciler, güzel işler ortaya koyuluyor.

Esnaf Odası’nın belediyeyle koordinasyonu nasıl?

Belediyeyle beraber, yerel yönetimle diyaloglarımızda güzel faaliyetler yaptık. Kültür gezisi olsun, fuar gezisi olsun esnafımıza hem KOSGEB üzerinden fuar gezisi yaptık hem yerel yönetim olarak belediyemizle yaptık. Aynı zamanda kültür gezisi olarak Çanakkale gezisi yapıldı. Onun haricinde belediyemiz sağ olsun Gölbaşı Esnaf ve Sanatkarlar Odası olarak Alparslan Türkeş Parkı içerisinde bir kafeterya kiraladık. Burada esnafla ilgili toplantılarımızı yapabiliyoruz. Bunun yanında üyelerimizin ihtiyaç duyduğu faaliyetlerde kullanabiliyoruz. Eğitimlerimizin bir kısmını orada yapacak imkan sunuyoruz. Belediyemizin bu tarz desteklerini gördük. Fakat yeterli mi, bana göre değil. 130 bin nüfuslu bir ilçeyiz sonuçta. Çok hızlı büyüyen, gelişen fakat bir taraftan da metropolle taşra arasına sıkışmış bir yapımız var. Her ne kadar adımız metropol ilçe olsa da bazı konularda taşra olarak gözlemleniyor. Sivil toplum kuruluşları olsun, yerel yönetim olsun bir araya gelerek bazı projeler üretip hem sosyal anlamda hem ticari anlamda Gölbaşı’nın gelişmesine katkı sağlamak zorundayız. Yoksa Gölbaşı hak ettiği yeri yakalayamayacak. Dolayısıyla belediyeyle yerel yönetimle beraber yapabileceğimiz çok şey var bunları da bir an önce hayata geçirmemiz gerekiyor.

Belediyeyle esnaf arasında köprü vazifesi görüyor musunuz?

Tabi esnafımızın sorunları ile alakalı belediyeyle irtibatımız her zaman var.  Hem Belediye Başkanımızla hem de birim müdürlerimizle irtibatımız var. Büyük oranda çözüm üretiliyor. Ama bizi de yerel yönetimi de aşan konular var. Özellikle sanayi esnafımızda çok büyük sıkıntılar var. Halen süreç devam ediyor. Yeni bir imar planıyla sanayi bölgesi farklı bir konuma getirildi. Bununla ilgili de sanayi esnafımızın itirazları söz konusu. Biz bunları ilgili ve yetkili yerlere taşıdık. Süreç devam ediyor ama bunun bir an önce netleşmesi gerekiyor. Çünkü esnafımız imar planındaki değişiklikten dolayı iş yerlerinde tadilat yapmak isteseler yapamıyorlar, dükkanlarını devretmek isteseler sıkıntı yaşayacaklar, son zamanda ortaya çıkan çok ciddi bir sorun olarak da karşımızda bekliyor.

Sanayi sitesinin son durumu bu şekilde. Peki üniversite öğrencileri.. Neden Gölbaşı’na kazandıramıyoruz öğrencileri, neden o adaptasyon sağlanamadı? Ne gibi çözümler üretiyorsunuz bu soruna yönelik?

Bunun tek bir nedeni yok, birçok nedeni var. En başta öğrencilerin sosyal donatı olarak şehir merkezinde inip vakit geçireceği, onların taleplerini karşılayacak donatıda Gölbaşımızın eksiklikleri var. Sadece üniversite öğrencilerimiz değil, çevre sitede oturan tüketicilerden esnaftan alışveriş yapmayı onların hizmetlerinden yararlanmayı sağlamak gerekiyor. Bunlarla ilgili insanların eşya alımı vb. her türlü bilgiyi, hizmeti verebilecek elektronik bir ortam hazırlamak istiyoruz. Bazı görüşmelerimiz oldu, bunları sağlayabilirsek elektronik ortamda tüm tüketicilere Gölbaşı’ndaki esnafların bilgilerine ulaşabilmeleri için cep telefonlarına bir uygulama yapmak istiyoruz. Eğer yasal bir engele takılmazsak bununla ilgili görüşmeler yaptık, yakında hizmete sunarız inşallah.

Bunun dışında öğrencilerle ilgili olarak ilçemize insanların gelmesini sağlayacak bir proje yaptık. Burada hem el sanatları, hem yöresel ürünler içeren TANAP’ın destek olduğu hibe projesi var. Bununla ilgili yine belediyemiz bize destek oldu, yer tahsisi konusunda meclis kararı çıkarıldı. Eğer TANAP projesi açıklanır ve sonuçlanırsa 1,5 milyon hibe Gölbaşımıza değer katacak.

Tam olarak içeriği nedir?

Andezit taşından tutun burada el sanatlarıyla uğraşan, bakır işlemecimiz var, bıçakçımız var buna benzer değişik meslek grupları var. Yumurta kabuğu oyma, deri işleme, gümüş işleme.. Sadece dışarıda değil, evinde de üretim yapan bayanlarımız var, kendileri orada olmasa dahi ortak stantlarda satışlarını yapacaklar. Bizim ilçemizdeki Gazi Üniversitesi’nin içerisinde güzel sanatlar bölümü de var. Sonuçta hem akademik kısımdan hem de bugüne kadar bu işleri yapan kişilerden orada bir buluşma noktası oluşturulacak. Bunun yanı sıra yöresel ürünler kısmında da hem köylerimizde satışı yapılacak hem de bizim burada ihtiyacımız olan meslek gruplarının aşçı, komi, garson yetiştireceği, Halk Eğitim Merkezi aracılığıyla da bu eğitimler verilerek Milli Eğitim onaylı sertifikalarını verip, hem personel hem de yeni iş yeri açacak kişilerin sertifikalarını almasını sağlamak amacımız.

Biraz siyasete gireceğiz. Esnafla siyasetin ve siyasetçilerin ilişkisi.. Sizce bir esnafın herhangi bir siyasi görüşü benimsemesi onun için artı mıdır eksi midir? Kazanımları ve kaybettirdikleri nelerdir?

Öncelikle esnaf olarak birçok sorunumuz var. Bu sorunların çözümü de tabii ki siyasi yollardan geçiyor. Dolayısıyla biz Esnaf Odası olarak tüm siyasi partilerle görüşüyoruz. Sıkıntılarımızın çözümleriyle ilgili girişimler konusunda biraz evvel söylediğim gibi tüm siyasi partilerin yetkilileriyle zaman zaman fikir alışverişinde bulunuyoruz. Bunun yanı sıra belli meslek gruplarıyla olsun bölgesel meslek gruplarıyla olsun bunları da siyasetçilerle bir araya getirerek, yerel yönetimle bir araya getirerek zaman zaman programlar yapıyoruz. Fakat esnaf olarak bizim şahsi herhangi bir siyaseti iş yerimize yansıtmamız tabii ki doğru değil. Çünkü biz bir hizmet yeriyiz, her türlü müşteri kapımızdan içeri girebilir. Herkesin kendine göre dünya görüşü, siyasi görüşü, kendine has fikirleri mutlaka var fakat bunları iş yerimize müşterimize yansıtmamamız gerekiyor.

Konya Yolu projesi şu an esnafta nasıl yankı buldu? Yaşadıkları sorunlar neler şu an, neler istiyorlar? Bir toplantı yapılmıştı sanırım esnaf ve belediyeyle ortaklaşa. Proje bittikten sonra, Konya Yolu yapıldıktan sonra ne gibi artıları olacak oradaki esnafımıza?

Her ne kadar belediyemizle irtibata geçmiş olsak da, arasalar da o toplantıya aradaki kopukluktan, bize toplantının son günü ve saati net gelmediği için biz oraya katılamadık. Haberdar olmadığımız için.. Orada bir kopukluk oldu bizden kaynaklı olmayan. Fakat ben esnaf arkadaşlarımızla gezdiğimde şu anda ciddi anlamda sıkıntı yaşıyorlar. Yol kapandıktan sonra ilk gün itibariyle sıkıntılar yaşanıyor. Belki önceden haber verilseydi esnafımıza, yolun kapatılacağı bilgisi daha erken verilseydi tedbir alma konusunda daha iyi olabilirdi. Hepsi gayet mütevazı üzerimize düşeni yapalım, sonunda inşallah iyi olacak diye temennide bulunsa da birçok esnafımızda ilk gün itibariyle ciddi anlamda müşteri kaybı var. Önümüz ramazan oradaki esnafımızın özellikle lokantaların ramazan ayında en büyük müşteri kitlesi yol güzergâhından gelen müşteriydi. Yapılacak en iyi şey sürecin çok hızlı bir şekilde ilerlemesi.

Esnaf Odası başkanı kimliğiniz dışında bir de geçmişten gelen siyasi kimliğiniz var. Ak Parti Gölbaşı İlçe Teşkilatı’nda siyaset yaptınız. Ramazan Şimşek başkanlığı döneminde başkan yardımcılığı görevini yürüttünüz. En yakından tanıyanlardan biri olarak Ramazan Şimşek’i anlatabilir misiniz? Şu anda MHP’de.. Neydi, ne oldu?

Siyaset olarak bugünkü pozisyonumuzda bir siyasi faaliyet içinde olmamız zaten mümkün değil. Yakınlık anlamında esnaf odasına kim hizmet edecekse en yakın ona oluruz. Dolayısıyla şu anki pozisyonumuz nedeniyle herhangi bir siyasi yapının içerisinde olmamız mümkün değil ama biraz evvel söylediğim gibi Gölbaşı’na hizmet alabilecek, hizmet verebilecek ve esnafımıza fayda sağlayabilecek herkese yakınlık konusunda aynı yakınlıkta oluruz.

Geçmişte yaptığımız aktif siyasetin içerisinde benim siyasete girmeme vesile olan kişidir Ramazan Şimşek. Çünkü ne ben ne ailem bugüne kadar siyasetin içerisinde bulunmuş kişiler değildik. Bir hizmet yeri siyaset. Biz de Ramazan Şimşek vesilesiyle siyasetin içerisine girdik. O dönem de güzel faaliyetler yapıldı. Gölbaşı’na hizmet anlamında güzel katkılar sağlandı. Ramazan Şimşek özverili, çalışkan ve kişisel diyalogları daha sıcak olan bir ilçe başkanıydı devamında kendi bir karar alarak şu anki bulunduğu partiye geçti ve büyükşehir belediye meclis üyesi olarak Gölbaşı’na hizmet vermeye devam ediyor. Halen diyalogumuz var. Herhangi bir konuda yardım, destek gerekiyorsa arayabileceğimiz, yapabileceği konuda da elinden geldiğince çaba gösteren siyasetçi arkadaşımız. Bundan sonraki siyaset hayatında da başarılar diliyoruz.

Şimşek sonrasında Osman Karaaslan’la da çalıştınız. Karaaslan döneminde de yönetimde bulundunuz. Karaaslan’ı değerlendirebilir misiniz?

O da Gölbaşı’na hizmet etmiş, ilçe başkanlığı döneminde Gölbaşı’na yapılabilecek faaliyetler konusunda koşturmuş bir ilçe başkanı. Tabii başlangıçta bazı ufak tefek hataları olsa da sonrasında hizmet sağlama anlamında Gölbaşı’na katkı sağlamış bir ilçe başkanımız. O da yine şu anda aktif olmasa da gelecekte siyaset hayatını düşünen bir siyasetçi. Ona da başarılar diliyoruz.

Siyaseti pek sevmiyorsunuz galiba..

Yani Esnaf Odası başkanı olarak siyaset hakkında bizim fazla bir yorum yapmamız doğru değil. Çünkü bizim her partiden üyelerimiz var. Bizim şahsi fikirlerimiz her ne olursa olsun buraya yansıtmamızın doğru olmadığını düşünüyorum. Gölbaşı’na hizmet eden herkese buradan teşekkür ediyorum ama sivil toplum kuruluşu olarak bunların içerisinde çok fazla olmanın da doğru olmadığını düşünüyorum.

Peki bir sivil toplum kuruluşunun başkanı olarak erken seçim kararını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Erken seçim ekonomik olarak zaten son zamanlarda ülkemizin içinde bulunduğu Afrin Operasyonu olsun ondan önceki süreçler olsun gerçekten bizi ülke olarak zor günler yaşadık maddi manevi biz Türk milleti olarak her zaman bu zorluklara göğüs gerebilecek güçte bir toplumuz. Fakat dünyadaki gelişmeler de bu sürecin içerisine eklendiğinde biz bu zor günleri biraz daha hissetmeye başladık. Alınan erken seçim kararının da ülkemiz için iyi olacağını düşünüyorum. Bu zor günlerin, sürecin atlatılmasında da bir kilometre taşı olur. Bundan sonra ülke olarak hem bu zorlukları üstümüzden atarız hem de ekonomik olarak çok daha iyi bir kapıyı açar diye temenni ediyorum.

24 Haziran’da seçim.. Gölbaşı’ndan aday adayları var. Siz Esnaf Odası Başkanı olarak nasıl değerlendiriyorsunuz adayların çıkmasını? İlerleyen süreçte aday değil milletvekillerimizin olması nasıl etkiler Gölbaşı’nı?

Gölbaşı artık bazı illerden daha fazla bir nüfusa sahip Ankara’nın en popüler ilçelerinde bir tanesi. 130 bin civarında nüfusumuz var. Bu nüfusa göre de buradan adaylarımızın çıkması bize gurur verir. Aday değil sonucunda milletvekili olması bizim için çok büyük artılar kazandırır. A partisi B partisi önemli değil. Her partiden Gölbaşımızdan vekil çıkmasını isteriz. Sadece Gölbaşı olarak değil, çevredeki diğer ilçeler, bölge olarak da fayda sağlayacağını düşünüyorum. Liyakat sahibi, ehliyet sahibi insanları orada görmek bizim için bir onur olur. İnşallah bir ilk olur bu seçim ve Gölbaşı’nda aday adaylığını açıklayan siyasetçilerimizden de mecliste görürüz. Hizmet anlamında da en azından yakalarından tutabileceğimiz, derdimizi daha yakından anlatabileceğimiz vekillerimizi orada görmek isteriz.

Başkanım yerli yabancı mevzusuna nasıl bakıyorsunuz?

Öyle bir kavram bizim toplumumuz arasında kabul gören bir kavram değil. Siyaset arenasında maalesef seçim zamanlarında daha çok ortaya koyulan ama günden güne de artık yok olmaya yaklaşmış bir söylem. Burada doğdum burada büyüdüm ben. Her kesimden her memleketten arkadaşlarımız oldu. İlkokul sıralarında da ortaokul sıralarında da ticarette de hiçbir zaman bu şuralı bu buralı diye bir ayrım ne ben yaptım ne de çevremdeki insanlardan bunu gördüm. Dolayısıyla artık kaynaşmış bir toplumuz. Bir arada olup, kenetlenip daha güçlü bir hale gelmemiz gerekiyor. Elhamdülillah Müslümanız zaten yerli yabancı diye bir kavram dinimize de uymuyor bize de uymuyor. Dolayısıyla siyaset zamanında kullanılan bu kavramı da inşallah bundan sonraki siyasetçilerimiz gündeme getirmezse herhangi bir sıkıntının olacağını ben düşünmüyorum.

Son olarak ne söylemek istersiniz?

Aktif Haber Gazetesi’ne, sahibine, çalışanlarına, Soner Aksakal’a ve tüm ekibe teşekkür ederiz. Gölbaşı’nda böyle bir farklılık yarattıkları için.

ETİKETLER
İsa Albut Kahverengi Koltuk Gölbaşı Ankara Nisa Sayar Esnaf Odası Başkanı Ak Parti Ramazan Şimşek Osman Karaaslan
Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Mustafa Topsakal     2018-05-03 İsa beye hizmetlerinden dolayı gölbaşında bir esnaf olarak bende çok teşekkür ederim