Advert

Advert Advert
Nisa Sayar ile Kahverengi Koltuk
Nisa Sayar ile Kahverengi Koltuk
Fatih Duruay'ı ağırladık

RÖPORTAJIN UZUN VERSİYONUNU AŞAĞIDAN İZLEYEBİLİRSİNİZ.

Fatih Duruay’ın çocukluğunu anlatabilir misiniz? Hayalleri nelerdi, nasıl bir öğrenciydi? Belediye başkanı olmak var mıydı aklında mesela?

Oturduğumuz mekan, bizim korkarak geldiğimiz mekanlardan bir tanesi. 1963 yılında Gölbaşı’nda doğdum. Çocukluk dönemimizde Gölbaşı köy görünümünde şirin bir kasabaydı. Gölbaşı o zamanki haline bakıldığı zaman şu an çok farklı bir konuma geldi, büyüdü gelişti. Dün de Konya Yolu Projesi ile ilgili Başkent Doğalgaz’a gitmiştik. Oradaki genel müdürümüzle bizim çocukluklarımız hakkında konu açıldı. O zamanki şartlara baktığımız zaman, şimdiki çocuklarımız bilgisayar çocuğu. Benim 3 yaşını bitirmiş bir torunum var, o bile eve geldiği zaman hemen tableti soruyor. O zamanlar bizim için naylondan bir araba olması bile bizim için büyük bir nimetti, bisikletin olması çok büyük nimetti. Ama o günkü şartlarda arkadaşlığın, dostluğun, şu andaki çocukların özlemini çektiği güzel bir çocukluk dönemi geçirdik. Her bahçede meyvelerin, sebzelerin yetiştiği neslin çocuklarıyız. Öğrencilik yıllarımızda da ben sayısal olarak biraz daha iyiydim diğer arkadaşlardan. Mesela unutamadığım Mevlüt Güneri öğretmenimiz vardı ilkokulda. Bazen yazılı yaptığı zaman ben de onunla birlikte yazılı okurdum matematik dersinde. Tabii şimdi o yıllardan sonra dışarıda gezerken bir insanın “başkanım” demesinden çok “amca, abi” demesi benim hoşuma gidiyor. Demek ki hala biz Gölbaşı’nda şunu unutmamışız, bu dostluk, bu samimiyet hala devam ediyor. Yani bizim çocukluğumuz bütün ailelerde olduğu gibi tabiri caizse yokluk ama birlik beraberlik içerisinde geçti.

Siyasetle ilk nasıl tanıştınız? Hangi partilerin, hangi ideolojik akımların içerisinde bulundunuz? Yol arkadaşlarınız kimlerdi, nasıl bir süreç yaşadınız?

Siyasete birçok arkadaşımız gibi lise yıllarında girdik. Hep sağ kesim içerisinde bulunduk, çok gezmedik, değişik siyasi partilerin içerisinde bulunduk. Kapatılan partilerimiz haricinde en aktif Refah Partisi döneminde siyasetin içerisindeydik. Yönetim kurulu üyeliği, daha sonra il genel meclisi üyeliği, daha sonra da Ak Parti’de belediye meclis üyeliği görevlerinde bulunduk. Sonra da belediye başkanlığı nasip oldu. Bu şekilde çok fazla çizgimizden sapmadan bir siyasi gelişimimiz oldu.

Gölbaşı’nın kendine has özellikleri var mıdır? Siyasi yapısı nasıldır?

Ben bir belediye başkanıyım. Kıydığımız nikahlarda Sayın Cumhurbaşkanımızdan bütün bakanlarımıza kadar, nikah şahidi oldukları nikahları kıydık. Gölbaşı gerçekten hem siyasilerin hem bürokratların hem de geliri yüksek diyebileceğimiz insanların tercih ettiği bir ilçe. Birçok üst düzey yetkilimizin oturduğu bir ilçemiz. Ben şunu hep söylerim, Türkiye’nin başkenti Ankara, Ankara’yı idare eden de Gölbaşı. 15 Temmuz’da yaşananlar da bunu gösterdi.

İlçemizde Sevgi Çiçeği, Andezit Taşı ve Göller Festivali yapılıyordu. Son birkaç yıldır yapılmıyor. Bu festivaller artık yapılmayacak mı yoksa önümüzdeki yıllar içerisinde devam ettirilecek mi?

Tabii festivaller insanlarımızın bir araya gelmesi, bütünleşmesi için güzel günlerden biri. Ama Türkiye’de son yıllarda yaşanan maalesef bazı kötü olaylardan dolayı bu festivalleri yapmak, şehitlerimizin geldiği bir dönemde bu etkinliklerin yapılmasını ben doğru bulmuyorum. Yapılması gerekir elbette. Ama normal şartlarda yapılması gerekir. Tabii ki yapılacak, eğer bu sene olağanüstü bir şey olmazsa yapmayı düşünüyoruz. Mogan Gölümüz temizleniyor, bununla ilgili Göller Festivali’ni yapacağız elbette. Sevgi Çiçeğimizin tescilini yapmaya çalışıyoruz ve Sevgi Çiçeği Festivali’ni de elbette yapacağız.

Gölbaşı’nın kronik sorunlarıyla ilgili çözüme ulaştınız. Konya Yolu projesi, Mogan Gölü temizliği, 74 parsel, hastane yapımı.. Bu aşamadan sonra Gölbaşı için ne yapılabilir, sizin gözünüzde hangi problemler var ve nasıl çözümler üretmeyi düşünüyorsunuz?

Gerçekten de Gölbaşı’nın kronikleşmiş ve her belediye başkanı adayının vaadi olan sorunlarını çözdük. Mogan Gölü’nün temizlenmesi, Konya Yolunun alta alınması, 74 parsel, Mobese ihtiyacımız, Hasvak’a ek poliklinik yapımı, yeni hastane yapımı.. Bunlarda çözüme ulaştık. Bundan sonra yapacağımız şey, mesela Konya Yolu ile ilgili proje bitti, ihalesi yapıldı. Biz onunla ilgili iki kez toplantı yaptık, bir an önce başlasın ve bitsin diye. Onunla ilgili sıkıntıları halletmeye çalışıyoruz. Aski’ye,Başkent Doğalgaz’a gittik, Türksat’ın kabloları geçiyor oradan, oradaki ağaçlarımızı taşıyoruz. Bunlarla uğraşıyoruz. Bu sene ilk hedefimiz Konya Yolunun trafiğe açılması ve bitirmiş olduğumuz diğer projeleri bir an önce faaliyete geçirmek.

Tabii bunların ardından 2019’dan sonra yapacağımız projeler için de şimdiden çalışmaya başladık. Şehirlere baktığımız zaman hep meydanlarıyla meşhurdur, Gölbaşımızda bir meydan yok. Önümüzdeki dönem yapacağımız en büyük proje Gölbaşımıza güzel bir meydan kazandırmak olacak. Dr. Şerafettin Tombuloğlu Lisesi’nin bulunduğu o alana güzel bir meydan yapacağız, okullarımızı da çağa en uygun şekilde yeni okullarla yenilemek istiyoruz.

2019 yaklaşırken çok büyük projelere imza attınız, en büyük üç problemi neredeyse aştınız. Yani Mogan Gölü 30 yıl sonra temizleniyor, bitmek üzere. Konya Yoluna birkaç aya kadar ilk kazma vurulacak. Bunun yanında Seğmenler Aile Yaşam Merkezi bitti, Eymir Aile Yaşam Merkezi bitmek üzere, Mevlana Spor Kompleksi bitmek üzere, Şehir Parkı bitmek üzere. Bunlar dev bütçeli, çok büyük projeler. Ancak gazeteci olduğumuz için az çok halkın nabzını tutabiliyoruz ve şahsen ben şu tepkiyle çok karşılaşıyorum: Fatih Duruay ne yaptı? Belediye ne yaptı şimdiye kadar? Ben bu projelerden bahsettiğim zaman gölün temizliği dışında diğer projelerin henüz bilinmediğine tanıklık ediyorum. Siz gazetecisiniz biliyorsunuz ama biz bilmiyoruz cümlesini çok duyuyorum. Bu kopukluk neden? Vatandaş neden yapılan hizmetlerin farkında değil? Ya da görülmek mi istenmiyor?

Aslında herkes görüyor. Örnek veriyorum, gölümüz temizleniyor. Vatandaşımız bunu görmediğinden belki kafasında soru işareti var belki de inanamıyor. Yani 30 senedir hep aynı şeyler tekrarlanmış. Ama şu anda gölümüzün zaten yüzde 40’ı temizlenmiş durumda. Sahil Park’a geldiğiniz zaman temizlik yapan tekneyi görmeniz mümkün. Siyaset öyle bir şey ki, bazı insanlar görmek istemez, bazı insanlar duymak istemezler, bazı insanlar da söylemek istemezler. Aslında biz bunun reklamını çok da iyi yapıyoruz. Şimdi Seğmenler Aile Yaşam Merkezi’nin inşaatı bir senedir sürüyor. İnsanlar görmüyor mu? Aslında görmek istemiyorlar. Herkes için bunu söylemek istemiyorum ama bazıları görmek istemiyor. Şehir Parkımızın önünden günde binlerce araba geçiyor. Görülmüyor mu görülüyor. Bazı insanlar bunu görmek istemiyor. Ama ben şunu da çok duydum, birçok insanımızın o parkın açılmasını beklediğini biliyorum. Bize de bu yönde sorular soruluyor, ne zaman açılacak diye. Ama bazıları siyaseten bunu görmek istemiyorlar. Yani önümüzdeki dönemde seçimlerde aday olmak istiyor kendi partimizdeki insanlar. Veyahut da diğer siyasi partiler de bunun görülmemesi için uğraşıyor. Güneş balçıkla sıvanmıyor. İnşallah önümüzdeki çarşamba günü ilk pazarımızı kuracağız ve ilk defa insanlarımız orada pazarını yapacak.

Gölbaşımızı idare ettiğini sanan -abartarak söylüyorum- bu bin tane siyasetin içindeki insanların haricinde 130 bin nüfusumuz var. Seçmen sayımız 100 bin, bu bin tane insan görmüyorsa geri kalan 99 bin insan o yapılan hizmetleri görüyor. Bizim eksikliklerimiz, hatalarımız yok mu var. Ama hizmetimiz çok daha fazla.

Ankara ve Gazi Üniversitesi’nin kampüsleri var Gölbaşı’nda. Binlerce üniversite öğrencisi ilçemizde eğitim alıyor. Ancak öğrencilerin büyük çoğunluğu Gölbaşı’nı tanımıyor bile. Yani hep konuşulan ekonomik kaygılar bir tarafa, potansiyel kitleyi ilçenin esnafı ve ekonomisi için kullanamamak bir tarafa.. Öğrenciler burayı gerçek anlamda tanımıyorlar. Burada ilçenin merkeze olan uzaklığı da elbette önemli bir etken. Ama bu meselenin asıl sebebi ne sizce? Öğrenci şehri olmamıza rağmen neden öğrencilerimiz ilçemizde çok fazla vakit geçirmiyorlar? Ve bu konuyla ilgili olarak hangi çalışmaları yapıyorsunuz?

Burada KYK’nın açtığı yurdu ziyaret ettik, öğrencilerimizle beraber olduk. Şimdi hocamızın biri de Gölbaşı’nda öğrenci olmakla ilgili bir araştırma yapıyor. Bu da Ankara ve Gazi Üniversitelerinde okuyan öğrencilerimizle birlikte yapılıyor. Gölbaşı nedir ne değildir, öğrenciler ne istiyorlar? Biz bunu onların gözünden tespit ediyoruz. Şu anda çalışma devam ediliyor. Bir aya kadar onun sonuçları gelecek. Ama ben şunu da belirtmek isterim. Bizim Gölbaşı’nın en büyük sıkıntısı daha önce yapılan imar çalışması. Sosyal donatı alanlarımızın çok az bırakıldığı bir ilçe. Siyasi kaygılarla yapılmış imarların olduğu bir ilçe. Arkadaşlarla Gölbaşı’nı açtık baktık, nereye ne yapabiliriz diye. Mesela Karşıyaka’da bazı sokakların yolları açılmıyor. Bazı mahallelerimize bakıyoruz bitişik nizam konutların olduğu bir alan. Şu anda Gölbaşı’nda bizim öğrencilerimizi çekebileceğimiz bir yer, akşam kafeler haricinde yapabilecekleri bir etkinlik yok. Bazı öğrencilerimiz aşağıdaki spor kompleksine gelip sporlarını yapıyorlar, Sahil Park’a geliyorlar havalar iyi olduğunda. Ama bunlar haricinde mesela bir bowling salonumuz niye yok? Yani yapılan imar çalışmaları konusunda Gölbaşı’nın bu kadar hızlı gelişeceğini hiçbir belediye başkanımız öngöremedi. Onun için şehir merkezinde öğrencilerimizi tutabileceğimiz mekanları oluşturamamışız, bazı kafelere mahkum etmişiz bu çocuklarımızı. Şu anda mevcut imkanlarla çocuklarımızı şehir merkezinde doğru çekmeye çalışıyoruz. Biz o çocukları sadece burada öğrenci olarak görmüyoruz, onlar bizim misafirimiz. Benim çocuklarım da şehir dışında okudular, ben onlara nasıl davranırsam oradakiler de onlara öyle davranırlar. Kendimden örnek veriyorum, Gölbaşı’ndaki tüm insanlarımız için de bu geçerli. Ben böyle düşünüyorum.

Başkanlık döneminiz boyunca en başarılı adımınız ve en çok pişman olduğunuz kararınız nedir?

Çok keskin bir soru ama biz kendimizi zaten başarılı görüyoruz. Biraz önce siz de bahsettiniz, Gölbaşı için olmazsa olmaz birçok projenin hayata geçirildiği bir dönem oldu. Bir daha Mogan Gölü’nün temizliği, Konya Yolunun alta alınması gündeme gelmeyecek. Kültür merkezlerini, parkları herkes yapar. Ama bu büyük yatırımların yapımı bize nasip oldu. Bütçemizin çok daha üzerinde işler yaptık. Pişmanlık olarak büyük bir kararımız, büyük bir pişmanlığımız yok. Belki ufak tefek bazı şeyler vardır ama büyük işlerle ilgili bir pişmanlığımız yok. Zaten her işimizi istişare ile yaptığımız için büyük bir pişmanlığımız yok.

Seçim vaatleriniz içerisinde gerçekleştiremediğiniz bir proje oldu mu? Olduysa gerekçesi nedir veya bunu tolere edecek bir çalışmanız oldu mu?

Büyük projeler anlamında söz verdiğimiz her şeyi yaptık. Sadece köpek barınağı hakkında sıkıntımız var. Onu da aslında aşmıştık ama bazı sebeplerden dolayı onu yapamadık ama onu inşallah önümüzdeki sene çözeceğiz. Büyük olarak verdiğimiz sözlerin hepsini yerine getirdik.

Başkanım bu konu Gölbaşı’nda çok fazla konuşuldu, hala da konuşuluyor. Açık söylemek gerekirse benim sormak istediğim bir soru da değildi bu. Çünkü magazinsel, popülist, dedikodu siyaseti diye adlandırabileceğimiz basit mevzular benim gazetecilik anlayışıma ters. Benim gözümde bu tür şeyler; basit, seviyesiz ve kimi medya organları tarafından tamamen okunma kaygısıyla yapılan manipülatif günü kurtarma operasyonları. Ancak başta da söylediğim gibi bu konu gerçekten çok konuşuldu, hala konuşuluyor ve bizlere de en çok sorulan sorulardan biri. Fatih Duruay ve bir önceki ilçe başkanı Osman Karaaslan arasında bir soğukluk var, bunun nedeni ne? Aslında bu bir aile içi meseledir, bu parti içi meseledir ve bunun dedikodusunu yapmak, bu mesele üzerinden farklı cepheler oluşturmak da kimsenin haddine değildir. Ama gerçekten bu konu bize çok fazla soruluyor. Ben de bu nedenle, soruyu size yöneltiyorum. Nedir bu meselenin aslı? Gerçekten bir önceki ilçe başkanı ile aranızda bir problem var mıydı?

Bu sizin de söylediğiniz gibi aile içi mesele. Her insan çocuğu ile de eşi ile de anlaşamıyor. İlçe başkanıyla da, belediye başkanıyla da anlaşamayabilir. Tabii ki herkesin bildiği bir soğukluk vardı ama bu kendi aramızda, aile içinde olan bir soğukluktu. Neticede 6 senedir Gölbaşı’nda ilçe başkanlığı yapmış bir insan, kendisine hizmetlerinden ötürü teşekkür ediyoruz. Başka söyleyecek bir şey yok. Biz zaten kendisine özelde söylememiz gerekenleri söyledik. Dediğim gibi aile içi bir mesele, aile içinde halledilmesi gerekiyordu ve halloldu.

Özellikle 15 Temmuz sonrası farkına vardığımız bir şey var. Biz burada yaşadığımız için değil, gerçekten stratejik olarak Gölbaşı, Ankara’nın en kritik ilçesi. Aselsan, ÖKK, TEİAŞ, Özel Harekat, Türksat.. Tüm bu kurum ve kuruluşlara ev sahipliği yapıyoruz. Belediye olarak bu kurumlarla olan iletişiminiz nasıl bir düzeyde? Bu kurumların Gölbaşı özelinde fayda sağlayabilmesi için ne tür girişimlerde bulunuyorsunuz?

Aselsan’ın açılışı biz geldikten sonra oldu. Türksat, Polis Akademisi, Kriminal Daire Başkanlığı ve Özel Harekat daha önceden beri vardı. Biz bu kurumlarla, sayın genel müdürleriyle, daire başkanlarıyla güzel bir diyaloğumuz var. Sonuçta biz hepimiz devleti temsil ediyoruz. Hepsi bizim için var orada. Belediyemiz de onlar için var, halk için var. 15 Temmuz’dan sonra da bizim diyaloğumuz daha farkı oldu. Belediye olarak 15 Temmuz’dan sonra Özel Harekat olsun, Türksat olsun çok büyük hizmetler yaptık. Birbirimize çok yardımcı olduk, hala da olmaya devam ediyoruz. Sonuçta devletin bütün kurumları birbirleriyle entegre şekilde çalışmak mecburiyetinde. Birimizin aksaması hepimizin aksaması demek. Bu kurumlar da Gölbaşımızda bulunan ve Türkiye’nin çok hassas kurumları. Mesela biz geçtiğimiz günlerde Polis Akademisinde öğrencilerimizle beraberdik. Orada bir tiyatro gösterimiz oldu. Polis akademisiyle ortaklaşa düzenlediğimiz bir tiyatro gösterimiz oldu. Biz tüm kurumlarımızla entegre bir şekilde çalışıyoruz ve çalışmak da zorundayız. Bizim bir sıkıntımız olursa onlar, onların bir sıkıntısı olursa da biz yardım ediyoruz.

Türksat ile ilgili bir projemiz var bunu en kısa zamanda çözeceğimize inanıyorum. Birkaç görüşmemiz de oldu bu konuda. Mesela akıllı şehir projesiyle ilgili Türksat’ın bir projesi var. Onlarla ilgili çalışmalarımız var. Türk Telekom ile ilgili çalışmamız oldu. Dediğim gibi onlar bizim için, biz de onlar için varız.

Yaptığınız projelerle ilgili “Zaten devlet desteğiyle yapıldı, herkes yapardı” eleştirilerine ne diyorsunuz?

Bazı insanlar görmez, duymaz, bilmez, lâl olur konuşmaz. Şimdi hiç kimse size burada bir Konya Yolu var, gelin bunu aşağı alalım demez veya burada bir Mogan Gölümüz var buranın temizliğini yapalım demez. Gölbaşı’nın hastaneye, okula ihtiyacı var bunları yapalım demez. Su kesen deresinin ıslahı kimseyi ilgilendirmez, yapılsa da olur yapılmasa da. Biz Allah’ta şahittir buna, derenin ıslahıyla ilgili DSİ’ye hiç gitmesek şu son bir yılda en az 10 kere gitmişizdir. Gölümüzle alakalı defalarca bakanlığımıza gitmişizdir. Mesela Konya Yoluyla ilgili projelendirmeyi Gölbaşı Belediyesi yaptı. Ortalama 700 bin TL’ye yakın Gölbaşı Belediyesi olarak para harcadık. Zemin etütlerini biz yaptırdık. Tabii ki devletin yapacağı işleri devlet yapacak ama biz de gayret göstereceğiz, çaba sarf edeceğiz. Hastanemizle ilgili biz meclis üyesiyken, hastanenin yapılacağı yerlere baktık. Karaoğlan’da baktık, Ballıpınar’da baktık. En sonunda şimdiki yerine karar verildi. Dere ıslahlarımız yapılıyor. Bunların da projelendirmelerini biz yaptık. Mobese sistemine aşağı yukarı 200 bin TL para harcadık. Bunların hepsinde bizim katkımız var, hepsinde bizim emeğimiz var. Ben Gölbaşı Belediye Başkanıyım, Gölbaşı’na hizmet etmekle mükellefim ve buraların bir an önce bitmesiyle mükellefim. Bunlar beni ilgilendirmiyor diyemezsiniz. Bu yatırımları Gölbaşı’na çekmek büyük bir marifet. Emek ister, zaman ister, elhamdülillah biz de bunu başardık. Gölbaşımızın en büyük kronikleşmiş sıkıntılarının bizim dönemimize gelmesi bir tesadüf değil, bir rastlantı değil. Çünkü biz emek verdik. Bununda karşılığını Gölbaşı olarak alacağız. 4 sene önce halkımız bize buraları yap diye vekalet verdi. Elhamdülillah bunları yapmanın sevincini yaşıyoruz.

Söylemek istediğin son bir şey var mı?

Allah razı olsun teşekkür ederim. Başarılarınızın devamını dilerim. Güzel bir program. Gölbaşımız çok hızlı büyüyen ve birçok tabakayı bir arada tutan bir yer. Gölbaşı’nda yaşayan insanlar olarak çok şanslı insanlarız. Gölbaşı gerçekten çok güzel bir ilçe, yaşanılması gereken, Anadolu insanının yaşadığı kültürü ile hoşgörüsü ile örfü ve adetiyle birlik beraberlik içerisinde yaşanılan bir ilçemiz. Elhamdülillah doğup büyüdüğüm ilçeye hizmet etmek bizim için de gurur verici bir şey. Hele ki 15 Temmuz’dan sonra bu devlete hizmet etmek bizim için bir namus meselesi. Çünkü bu halk canını malını ortaya koydu. Bizde onlara görevi bir borç biliyoruz.

ETİKETLER
gölbaşı ankara fatih duruay belediye başkanı kahverengi koltuk aktif haber gazetesi biriz medya nisa sayar konya yolu mogan gölü
Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500