Advert

Advert
Nisa Sayar ile Kahverengi Koltuk
Nisa Sayar ile Kahverengi Koltuk
Selim Akceylan'ı ağırladık.

Kahverengi Koltuk'ta bu hafta Ak Parti Gölbaşı İlçe Başkanı Selim Akceylan'ı ağırladık.

GENİŞ RÖPORTAJI AŞAĞIDAN İZLEYEBİLİRSİNİZ

Kendinizi tanıtır mısınız?

Selim Akceylan, 1985 Gölbaşı doğumluyum. Seğmenler Mahallesinde doğdum. Tabii ailem 1980’li yılların başında Bayburt’tan buraya geldi aslen Bayburtluyum. Eğitimimi birinci ve ikinci sınıfı Gündüz Alp İlköğretim Okulunda gerçekleştirdim. Tabii orada başarısız bir öğrenciydik, çevre genişti, sokaklardaydık daha çok. Sonrasında İzmir’e taşındık, bir İzmir maceramız oldu sonra tekrar Ankara’ya geldik ilköğretimi, liseyi ve üniversiteyi Ankara’da tamamladım. Üniversiteyi de Gazi Üniversitesi makine mühendisliği bölümünde tamamladım.

Ak Parti’de daha önce hangi görevlerde bulundunuz? Siyasi serüveninizi anlatır mısınız?

Şöyle söyleyeyim, tabii yaşımız gereği ben ilk oyumu 2004 yerel seçimlerinde kullandım. Çok şükür Ak Parti’den başka partiye oyumuz nasip olmamıştır. Ak Parti yeni kurulmuş bir partiydi. Geçmişte de bizim Recep Tayyip Erdoğan’a reisimize ayrı bir sevdamız, ayrı bir sevgimiz vardı. Ailemiz Refah Partisi’ni desteklerken ben de kendimi hatırlıyorum yani ilkokul 5. sınıf öğrencisiyken Refah Partisi döneminde rahmetli Sayın Erbakan döneminde ANFA vardı Altınpark’ta programlar olurdu, daha küçük çocuğuz giderdik biz de adil düzen için..

Aktif siyasete ise üniversite yıllarında, bizim mühendislik fakültesi  Çankaya’da Demirtepe’de, Çankaya ilçe başkanlığı da oraya yürüme mesafesinde her gün önünden geçerdik. Bölümden arkadaşım vardı Ahmet Bey, gidelim üye olalım, aktif olalım filan derken.. Bismillah dedik Çankaya ilçe başkanlığına girdik, gençlik kollarımızla o gün tanıştık. Üniversiteler komisyonu vardı o zamanlar, üniversiteler komisyonu üyeliğiyle başladık sonrasında gençlik kolları yedek yönetim kurulu üyeliği, asil yönetim kurulu üyeliği, sonrasında kongrelerimiz oldu gençlik kollarında, yürütmede görev aldık, ARGE başkanlığı, seçim işleri başkanlığı sonrasında siyasi işler başkanlığı, vekaleten ilçe başkanlığı derken gençlik kollarında bu görevlerde bulundum. 2010’da bir İstanbul maceram oldu, İstanbul’a da 2 yıl gittim geldim, sonrasında Gölbaşı’nda 2012 yılında gençlik kolları görevine atandık. Burası doğduğumuz yerdi, Gölbaşı’nın bizim için ayrı bir anlamı vardı. Tüm çevremiz, eşimiz, dostumuz, arkadaşlarımız buradaydı bu geliş beni çok mutlu etti. Çünkü Gölbaşı ile alakalı fikirlerimiz vardı, hedeflerimiz vardı. 2015 yılına kadar da gençlik kolları başkanlığını yürüttük, sonrasında 2 yıl ara verdik. Aslında bu aralar siyasete atılan birinin, aktif olan birinin uzak kalması mümkün değil. Özlüyorsunuz, tekrar gelmek istiyorsunuz, görev yapmak istiyorsunuz ama bu 2 yılda kendimizi düşünme, belli noktada kendimizi geliştirmenin yollarını bulduk öyle değerlendirdik. Allah nasip kısmet etti, bu kongre döneminde de Gölbaşı ilçe başkanı olarak görevlendirildik, kongremizi yaptık bu şekilde bir siyasi hayatımız var.

Gölbaşı siyasetine bakışınız nedir?

Siyaset genel bir kavram, insanlara yapılıyor, insanlar yapıyor ve çözüm odaklı yani bizim siyasi anlayışımız budur, biz siyaseti çözüm üretme mekanizması olarak görüyoruz. Gölbaşı siyaseti dediğimiz zaman ben aslında bu söylemi kabul etmiyorum yani Gölbaşı’nın farklı bir siyasi atmosferi varmış gibi, tabii ki siyaset yapıyoruz, siyaset yaptığımız mecra Gölbaşı. Gölbaşı’nın kendine has özellikleri, nitelikleri muhakkak var ve biz bunu yakinen de biliyoruz ama maalesef siyasi atmosfer Gölbaşı’nda açıkçası benim gençlik kollarında da gördüm, birçok eksiklik vardı. Gölbaşı bugün 130 bin nüfusa ulaşmış ve insan kaynağı ve kalitesi açısından mükemmel bir alana sahip ama maalesef siyaset sahnesinde hep aynı kişiler, aynı düşünceler, hep aynı fikirler söz konusu. Ben kongre döneminde de şöyle bir şey yapmak istedim hatta beraber çalışacağımız arkadaşları biraz açalım dedim. Gölbaşı’nın yetiştirdiği değerlerden, arkadaşlardan katalım içimize dedim, yeni yüzler oluşturalım dedim, biraz siyaset açalım dedim sonrasında tabii gençlik kolları ve kadın kolları kongremizi de yaptık. Ve inanın şöyle kafanızı kaldırıp baktığınızda Gölbaşı’nda eğitimiyle, ticaretiyle, duruşuyla veya siyasi ahlakıyla çok kendisini geliştirmiş arkadaşlar var. Bugün 2004 seçimlerinde 26 bin seçmenimiz varken geçtiğimiz en son seçimlerde 85 bin seçmenimiz var ve inanıyorum ki ilerideki seçimlerde 90bin civarı seçmenimiz olacak. Bu tempoya bizim siyaset yapıcılarının da ayak uydurması lazım, bu gelişmeye bizlerin de düşünceleri ve fikirleriyle katkı sağlaması lazım diye düşünüyorum ve o şekilde hareket ediyoruz.

Kongreden yeni çıktınız. Nasıl gidiyor, alıştınız mı başkanlığına?

Yani şimdi Aralık’ta yaptık biz kongremizi, 23 Aralık’ta ana kademe kongremizi yaptık, sonrasında kadın kolları ve gençlik kolları kongremizi yaptık, sonra il kongremizi yaptık. Kongre süreçleri bizim biraz içe kapandığımız süreçlerdir, öyle dışsal faaliyetlerin azaldığı süreçlerdir. Elhamdülillah hem Gölbaşı olarak hem Ankara olarak güzel bir kongre dönemi gerçekleştirdik, daha birçok ilimizde kongre süreçleri devam ederken Ankara olarak tüm ilçeleriyle kongreleri bitirmiş durumdayız. Tabii alıştınız mı derken, zaten uzak olduğumuz konular değil, gençlik kollarında çeşitli görevlerde bulunduk, daha demin bahsettik ama tabii ana kademe siyasetçiliğinin gençlik kollarından farklı yanları da var; sorumlulukları daha farklı ve beklentiler çok daha farklı. Ama inşallah bizim bu gençlik kollarında kazandığımız tecrübeyi tamamen ekibimizle, tüm arkadaşlarımızla, tüm teşkilatımızla, hep birlikte bir kazanca çevirerek inşallah bu dönem de güzel bir çalışma temposuyla güzel işler yaparız diye düşünüyorum.

Göreve geldiğiniz günden itibaren Gölbaşı’nda kritik imzalar atıldı. Konya Yolu projesi, kent meydanı projesi, devlet hastanesi.. Bu süreci anlatabilir misiniz? Tesadüf mü tevafuk mu yoksa sizin de bir etkiniz var mı?

Şimdi hiçbir şey tesadüf değildir, bir tevafuk var; Allah bize nasip etti belki sonuçları açısından bizim dönemimizde birçoğu sonuç almış gibi gözüküyor ama çok arka planları var. Mesela devlet hastanesinden bahsettiniz, bir önceki dönemde hatta 2 dönemdir ilçe başkanı olan Osman Bey’in burada katkıları var, belediye başkanımız Fatih Duruay’ın hem meclis üyeliği döneminde hem belediye başkanlığı döneminde bununla alakalı ciddi çalışmaları oldu. Tabii o gün için ciddi mücadeleler verildi ve o noktada başarıya ulaşıldı. Bugün Allah’a şükür 200 yataklı devlet hastanemiz yapım aşamasında. O hastane bittiğinde Gölbaşı’na ciddi anlamda büyük bir kazanç sağlayacak. Sağlık açısından burada birçok insanın gerekli imkânı bulmuş olacak, çünkü tam teşkilatlı 200 yataklı hastaneye sahip olacak. Hem fiziksel anlamda, sağlık personeli anlamın da teçhizat anlamında donanımlı bir hastane olacak. Konya yolu her gelen belediye başkanının hayali Konya yolu olur, Mogan temizliği olur bunu tabi ikisini konuşmamız lazım. Nitekim 2004-2009 seçimlerinde bizim belediye başkalığı seçimini kazandığımızda ben o zaman gençlik kolları başkanıydım. 2014 seçimlerine biz bunu dahil ettik. Konya yolunu yapacağız, Mogan gölünü temizleyeceğiz. Bu dönem bize nasip oldu, belediye başkanımıza nasip oldu. Her iki çalışmada da belediyemizin çok ciddi girişimleri oldu.  Tabii o dönem ilçe başkanımız Osman Bey’in de çok büyük girişimleri oldu. Mogan Gölünün 30 senelik hikâyesi var, halkın da en büyük talebiydi. Bu konuda belediye başkanımızın çok büyük mücadelesi var.  Bugün gölümüz temizleniyor. Göl dediğimiz yer bugün Gölbaşı’nın simgesi haline gelmiş, ismini bile orada almış bir ilçemiz. İnşallah bu da sonuçlanmış olacak. Bununla yine birlikte konuşabiliriz kent meydanı projesi. Tabii bu proje aslında Gölbaşı’nın çehresini değiştirecek Konya yoluyla birlikte tamamen farklı bir noktaya getirecek projeyi oraya açıyoruz. Sonrasında kent meydanını bizim sahil parkla birleştiriyoruz. İnşallah güzel bir meydan ortaya çıkacak. Allah razı olsun bununla alakalı mücadeleyi veren ağabeylerimizden, önceki ilçe başkanlarımızdan özellikle belediye başkanımızdan diyorum.

Gölbaşı önceden siyasetçi yetiştirememekten yakınırdı. Bugün en alt tabakadan en üst tabakaya, siyasi arenada Gölbaşı’ndan birçok isim var. Üst düzey ve kritik görevlerde bulunan isimlerin artı ve eksileri nelerdir?

Gölbaşı’nın insan kaynağına göre bu temsil yeterli seviyede değil. Ben yeterli olduğunu düşünmüyorum. Yani belki diğer partilerde de Gölbaşı’ndan yetişmiş siyasetçilerimiz vardır. Ama bir nebze olsun biz Ak Parti de, il yönetimimizde temsil noktasında bu dönem biraz daha iyiyiz geçmiş dönemlere göre. Bugün bir il başkan yardımcımız var Gölbaşılı, Hakanhan Özcan. Yıllarını Ak Parti’ye harcamış ve bugün il başkan yardımcısı. Yine Ahmet Özbek var. Dilaver Şaşmaz var. Aynı şekilde Mehmet Deveci var. Baktığımızda il yönetiminde temsil noktasında, Gölbaşı’nı sırtlayan arkadaşlarımız, ağabeylerimiz var. Ama gönül ister ki daha ileri noktalarda Gölbaşı’nda yetişmiş insanlar olsun. Tabii bu biraz da bizim burada ne yapacağımızla, nelerle meşgul olduğumuzla alakalı bir durum. Eğer biz geçmişte olduğu gibi sürekli küçük meselelerle kafayı yorar, büyük resmi görmezsek bu konudan şikayet etmeye devam ederiz. Çünkü biz kendi yetiştirdiğimiz insanı çok dövüyoruz, çok yıpratıyoruz. Belli başlı beklentilerimiz oluyor, karşılanmadığı zaman çok hırçın davranıyoruz. Gölbaşı’nda yetişmiş siyasetçilerimize sahip çıkmak lazım. Bugün ben Gölbaşı ilçe başkanıyım ve emin olun o siyasetçilerimizin birçok noktada faydasını görüyorum. Yani her an her yere ulaşacaksınız diye bir durum yok. Ama bu ağabeylerimiz vesilesiyle birçok yere ulaşıyoruz. Buradan pozitif yönden bakmak lazım.

Özellikle bu sıralar Hakanhan Özcan gündemde. Meclis meseleleri falan.. Neden yapılıyor bu?

Yine bahsettiğim şey, kendi insanımızı dövmeyi seviyoruz. Siz sordunuz ben o konuyu biraz daha açayım. Hakan Bey, ben Çankaya gençlik kollarına girdiğimde il teşkilat başkanımızdı. Bir örnek vereyim. Tabii gençlik siyaseti biraz farklı. O bölge biraz daha hareketli. Bazen dayak yerdik, bazen kaçardık. Dövdüğümüz çok nadir. Bir gün 2007 genel seçimlerinde Güvenpark’ta CHP İl Başkanlığının olduğu yerde bayraklama yapıyoruz. O bölge biraz daha karışık bölge. Bir şeyler oldu, en son benim şu görüntü aklımda. Üzerimizden herhalde bir 20-30 kişi geçti. Yerde yatıyoruz, artık kendimizden vazgeçmişiz. Polis siren seslerini duyduk, herhalde kurtulduk dedik. Oradan hastaneye gittiğimizde karşımızda gördüğümüz ilk kişi Hakanhan Özcan’dı. Bizi sardı sarmaladı, sahip çıktı. Bugün işte bazı konularda niye buraya gelmiyor şuraya gelmiyor deniliyor. Ya o gelmesin, burada biz varız. Onların eksikliğini hissettirmeyiz. Onlar da bizim olmadığımız yerde bizim eksikliğimizi hissettirmesin. Bizim ulaşamadığımız yerlere onların vesilesiyle ulaşalım, böyle bakmak gerek. İstifa etti diye başlıklar atıldı. Bu konuya da bir açıklık getirmek isterim. Bizim partimizin aldığı bir prensip kararı var. Ana kademe yönetimlerinde görev alacak kişilerin kamu işi yapmama, belediye meclis üyesi olmama gibi prensip kararları var. Kendisi de belediye meclis üyesi olduğu için ve son kongrede il yönetiminde yer aldığı için bu prensip kararına istinaden istifa etmiştir.

Osman Karaaslan dönemi hakkında bir değerlendirme yapar mısınız?

Bu değerlendirmeyi en iyi yapacak kişilerden biriyim. Çünkü gençlik kolları başkanı olduğumda kendileri ilçe başkanıydı ve üç yıl beraber omuz omuza çalıştık. Sonrasında da sık sık görüştük. O dönemi değerlendirecek olursak öncelikle bir teşekkür etmek lazım. Allah razı olsun. Bu işler öyle kolay değil. Ciddi anlamda fedakarlık gerektiriyor. Tüm hayatınızı bu görevlere göre dizayn etmeniz gerekiyor. Ailenizden, işinizden fedakarlık yapıyorsunuz. Güzel çalışmalar yaptı, büyük mücadeleler verdi. Ama bazen işte bir bayrak değişimi gerekiyor. Teşekkür ederiz, Allah razı olsun. Bundan sonra da yine görüşmeye devam edeceğiz, yine beraberiz.

İlçe başkanlığınızdan sonra çok uyumlu bir birliktelik kurduğunuz Gölbaşı Belediye Başkanı Fatih Duruay’ı anlatabilir misiniz?

Biz siyaseten dışarıda başkanım diyoruz ama ben kendisine “abi” derim, o da bana “gardaşım” der. Fatih Duruay denince sadece benim değil, tüm Gölbaşı’nın aklına birkaç şey gelir. Birincisi tevazudur. Belediye başkanı olmadan önce de olduktan sonra da aynı kalmıştır. Samimiyet gelir, samimidir. Ben ilçe başkanı olduktan sonra tabii tüm cenazelere beraber gidiyoruz. O insanlarla olan iletişimini görünce imrenmiyor değilim. Gidiyoruz bir yere 50 yıl öncesine dönüyorlar. Bizim tevellüdümüz yetmiyor, biz de dinliyoruz. Bu ikisini sağlayan da tevazusu ve samimiyeti. Güzel bir insan, gayretli. Birçok kuruma gidiyoruz. Mücadelesi, gayreti çok fazla. Oraya da gitmeyelim buraya da gitmeyelim demiyor, çok gayretli.

Ak Parti-MHP ittifakının yerele yansıması nasıl oldu? Bunun etkileri başladı mı?

Bu ittifakı konuşurken biraz daha geçmişe dönmek lazım. Devlet Bey sağ olsun, ne zaman devletin bekası milletin bekası söz konusu olsa hep cumhurbaşkanımızın yanında oldu. 15 Temmuz darbe girişiminin öncesinde ve sonrasında Devlet Bey’in katkılarıyla o darbe girişiminin etkileri minimize edildi. Bu ittifak bizim cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik. Biz yerel siyasetçiler olarak şunu yapacağız. Liderlerimiz böyle bir karar almış, biz de onların Gölbaşı temsilcileri olarak uyumlu bir biçimde bu ittifakı devam ettireceğiz. Nitekim en son MHP ilçe teşkilatının güzel bir organizasyonu vardı. Afrin şehitlerimiz için bir mevlit okutuldu. Biz de katılım sağladık. Bu gibi organizasyonlarımız artabilir.

Gelecek dönem için yapmayı planladığınız çalışmalar nelerdir?

Bizim en önemli önceliğimiz, bir seçim atmosferine gireceğiz. Yerel seçimlerimiz var, genel seçimlerimiz var. Biz teşkilat olarak şunu istiyoruz, her an seçim olacakmış gibi ekibimizi hazır tutmak istiyoruz. Kongrelerimizi bitirdik. Tabii burada belediye başkanımız ve ekibiyle uyumumuz da çok önemli. Bu kadar sıkıntılı bir dönemdeyken, bugün askerlerimiz bu milletin bekası için mücadele ederken bizler de burada üzerimize düşeni yapmamız gerekiyor. Önümüzdeki dönem için en büyük hedefimiz mevcut oy oranımızı koruyup üzerine çıkabilmek. Bir dahaki dönem özellikle belediyede tekrar göreve geldikten sonra tekrar cumhurbaşkanlığı seçimlerinde başarılı olduktan sonra Gölbaşı’nda ne yapabiliriz, ne üretebiliriz bunun arayışında olacağız. İstiyoruz ki bu yaptığımız projelerin açılışını bu yıl içerisinde yapalım. Zaman içerisinde bunları bir bir hayata geçirerek yolumuza devam etmek istiyoruz. Bu noktada sizlerin de basının da desteği bizim için çok önemli. Ya nasip diyoruz.

Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Maşallah hiçbir şeyi unutmamışsınız, sormuşsunuz bayağı güncel konulara da değindik. İnşallah daha çok konuşuruz daha çok bir araya geliriz. Ben böyle bir çalışma yaptığınız, bizleri de davet ettiğiniz için çok teşekkür ediyorum.

ETİKETLER
Ankara Gölbaşı Selim Akceylan Ak Parti Kahverengi Koltuk Aktif Haber Gazetesi Nisa Sayar
Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
• Yeni Sayımızı Okudunuz Mu?x
Advert